Çalışma Alanlarım

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Genetik Danışmanlık Nedir ve Kimler İçin Uygundur?
Genetik danışmanlık, ebeveynlerin gebelik planlama aşamasından başlayarak, gebelik süreci ve doğum sonrasını da kapsayan, bireyin tüm yaşamı boyunca devam eden kapsamlı bir sağlık yaklaşımıdır. Bu süreçte, bireyin sağlık durumu ve hastalıklara olan yatkınlığı, genetik ve çevresel faktörler ışığında titizlikle değerlendirilir.
Tıbbi Genetik uzmanından genetik danışmanlık alabilecek kişiler şunlardır:
- Çocuk sahibi olmayı planlayan veya gebelik sağlama konusunda problem yaşayan çiftler,
- Tekrarlayan gebelik kayıpları veya gebelik sırasında sorun yaşayanlar,
- Ailesinde kalıtsal (kromozomal, tek gen veya multifaktöryel) hastalık öyküsü bulunanlar,
- Kalıtsal bir hastalık tanısı alan veya taşıyıcı olduğu belirlenen bireyler,
- Genetik, kalıtım ve genel sağlık durumu hakkında soruları olan tüm bireyler.
Kalıtsal ve Nadir Hastalıkların Sınıflandırılması
Ebeveynlerden aktarılan bozuk gen veya kromozomlar nedeniyle ortaya çıkan durumlara kalıtsal hastalık denir. Bu hastalıklar üç ana grupta incelenir:
| Hastalık Türü | Açıklama |
|---|---|
| Kromozomal Hastalıklar | Kromozomlardaki sayısal veya yapısal sorunlardan kaynaklanır. |
| Tek Gen Hastalıkları | Tek bir gende meydana gelen patojenik varyantlar (mutasyonlar) sonucu oluşur. |
| Multifaktöryel Hastalıklar | Genetik faktörlerin yanı sıra çevresel etkenlerin de rol oynadığı (Diyabet, Kanser vb.) hastalıklardır. |
Nadir Hastalıklar ve Türkiye'deki Durum
Avrupa ve Türkiye'de 2000 kişide bir veya daha az görülen hastalıklar "nadir" kabul edilir. Nadir hastalıkların %80'i genetik kökenlidir. Özellikle Doğu Akdeniz havzasında yer alan Türkiye'de; Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF), Akdeniz Anemisi (Beta Talasemi) ve Behçet Hastalığı gibi nadir hastalıklar, dünyanın geri kalanına oranla daha sık görülmektedir.
Kromozomal Hastalıklar ve Tanı Yöntemleri
İnsan vücudunda 23'ü anneden, 23'ü babadan gelen toplam 46 kromozom bulunur. Hücre bölünmesi sırasında bu kromozomlarda meydana gelen sayısal veya yapısal bozukluklar hastalıklara yol açar. En yaygın görülen sayısal bozukluk, 21. kromozomun üç adet olmasıyla ortaya çıkan Down Sendromu (Trizomi 21)'dur. Ayrıca Turner Sendromu (45,X) ve Klinefelter Sendromu (47,XXY) gibi cinsiyet kromozomu kaynaklı durumlar da mevcuttur.
Prenatal Tanı ve NIPT Testi
Gebelik sırasında fetüse ait örnekler üzerinden yapılan testlere prenatal tanı denir. Tarama testlerinde yüksek risk saptandığında veya ebeveynlerde taşıyıcılık bilindiğinde şu yöntemlere başvurulabilir:
- Amniyon sıvısı, koryon villüs veya kordon kanı örneklemesi,
- Non-İnvaziv Prenatal Test (NIPT): Gebeden alınan kandan fetüse ait DNA'nın incelenmesiyle, hayati risk oluşturmadan yapılan modern bir yöntemdir.
Kanser Genetiği ve Erken Teşhisin Önemi
Kanserlerin yaklaşık %10'u doğrudan kalıtsal olsa da, tüm kanser türleri genlerdeki bozukluklar sonucu gelişen genetik hastalıklardır. Genetik testler sayesinde:
- Risk altındaki bireyler kanser oluşmadan tespit edilebilir.
- Kanser önleyici tıbbi müdahaleler planlanabilir.
- Tanı, tiplendirme ve doğru tedavi seçimi (kişiselleştirilmiş tıp) yapılabilir.
Nutrigenetik, Epigenetik ve Farmakogenetik
Genetik yapımız; beslenmeden ilaç kullanımına kadar pek çok alanda vücudumuzun vereceği tepkiyi belirler.
- Nutrigenetik: Genetik farklılıkların besinlere verdiği cevabı inceler (Örn: Laktaz enzimi ve laktoz intoleransı).
- Nutrigenomik: Besinlerin genler üzerindeki etkilerini araştırır.
- Epigenetik: DNA dizisini değiştirmeden genlerin çalışma şeklini etkileyen mekanizmalardır. Çevresel faktörler (özellikle beslenme) ile genetik arasında bir köprü kurar.
- Farmakogenetik: İlaçların karaciğer enzimlerince nasıl metabolize edildiğini inceler. Kişiye özel doz ve süre belirlenerek tedavi başarısı artırılır, yan etkiler minimize edilir.
Sporcu Genetiği: Genetik Yapıya Göre Branş Seçimi
Spor performansı, genetik varyantlar tarafından önemli ölçüde etkilenir. Bireyin genetik altyapısını bilmesi, doğru branş seçimi ve sakatlık riskini azaltmak için kritiktir:
- Güç Sporları: Halter, 100m yüzme, tenis gibi patlayıcı güç gerektiren branşlar.
- Dayanıklılık Sporları: Uzun mesafe koşusu, bisiklet, kayak gibi aerobik kapasite odaklı branşlar.
- Risk Analizi: Kas hasarı, yumuşak doku yaralanması ve tendinopati riski genetik olarak belirlenebilir. Genetik yatkınlığa uygun egzersiz planı, daha başarılı ve uzun süreli bir spor hayatı sağlar.


