Doktorsitesi.com

Çağımızın Hastalığı: Bencillik Sahi, bize ne oldu?

Aile Danışmanı Büşra Başaran Aktaş
Aile Danışmanı Büşra Başaran Aktaş
15 Ocak 202689 görüntülenme
Randevu Al
Bir zamanlar “komşu” kelimesi güven demekti. Kapımız çalındığında tedirgin olmaz, soframızda bir tabak fazlasını düşünürdük. Şimdi ise kapılar kilitli, kalpler daha da kilitli. Aynı apartmanda yaşayıp birbirinin adını bilmeyen insanlar hâline geldik. Sahi, bize ne oldu?
Çağımızın Hastalığı: Bencillik Sahi, bize ne oldu?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Geçmişten Günümüze Toplumsal Değişim: Komşuluktan Yabancılaşmaya

Bir zamanlar komşu kelimesi, toplum için mutlak bir güven ve samimiyet ifade ediyordu. Kapıların tedirginlik duyulmadan açıldığı, sofralarda her zaman bir tabak fazlasının düşünüldüğü o günler, yerini kilitli kapılara ve mesafeli ilişkilere bıraktı. Günümüzde aynı apartmanı paylaşan ancak birbirinin ismini dahi bilmeyen bireyler haline gelmemiz, toplumsal yapımızdaki derin dönüşümü gözler önüne sermektedir.

Hız Çağının Getirdiği Bireyselleşme ve "Ben" Kültürü

İçinde bulunduğumuz hız çağı, her şeyin hızla tüketildiği bir düzeni beraberinde getirmiştir. Daha fazla kazanma, daha çok görünme ve sürekli beğenilme arzusu, "ben" kavramını "biz" duygusunun önüne geçirmiştir. Bu süreçte empati yerini hesapçı yaklaşımlara, toplumsal dayanışma ise yerini sert bir rekabete bırakmıştır. Artık acı çeken birini gördüğümüzde yardım etmek yerine, sorunun bize dokunmamasını dilemekle yetiniyoruz.

Bir Yaşam Biçimi Olarak Normalleşen Bencillik

Günümüzde bencillik, yalnızca bir karakter özelliği değil, adeta normalleştirilmiş bir yaşam biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Sosyal medya mecralarında yüksek perdeden duyarlılık paylaşımları yapılırken, gerçek hayatta en basit bir selam dahi esirgenebilmektedir. Toplumda herkes kendi haklarından bahsetmekte ancak bireysel sorumluluklar giderek daha az dile getirilmektedir. Oysa birlikte yaşamanın temel bedeli, birbirimize karşı duyarlı olmaktan geçmektedir.

Aile Yapısında Bencilliğin Yansımaları

Bireysel bencillik, en küçük toplumsal birim olan aile içerisinde de kendini göstermeye başlamıştır. Aile içi iletişimde yaşanan temel aksaklıkları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Dinlenmeyen ve anlaşılmayan eşler,
  • İhtiyaçları fark edilmeyen çocuklar,
  • Yalnızlığa terk edilen yaşlılar.

Herkesin sadece anlatmak istediği ancak kimsenin dinlemeye tahammül etmediği bu düzende, sevgi dahi koşullu bir hale gelmiştir. Gerçek sevgi zor zamanlarda destek olmayı gerektirirken, günümüzde "mutlu ettiğin sürece yanındayım" anlayışı hakim olmaktadır.

Yalnızlaşma ve Kalplerin Etrafındaki Duvarlar

Yaşanan bu sürecin temelinde, bireylerin sadece başkalarına değil, kendilerine de yabancılaşması yatmaktadır. Yorulan, kırılan ve güvensizleşen insanlar, korunma içgüdüsüyle kalplerinin etrafına kalın duvarlar örmüştür. Ancak unutulmamalıdır ki; bu duvarlar kişiyi dış dünyadan korurken aynı zamanda derin bir yalnızlığa mahkûm etmektedir.

Yeniden "Biz" Diyebilmek Mümkün Mü?

Toplum olarak yeniden "biz" diyebilmek hala mümkündür. Küçük bir selam, samimi bir hal hatır sorma ve içten bir anlayış, bu dönüşümün anahtarıdır. Eğer bencillik öğrenilmiş bir davranışsa, merhamet de yeniden öğrenilebilir. Asıl mesele, bu değişim için gerçekten istekli olup olmadığımız ve çabalamaya cesaretimizin bulunup bulunmadığıdır.

Mevcut DurumHedeflenen Toplumsal Yapı
Bireysel RekabetToplumsal Dayanışma
Koşullu SevgiKoşulsuz Destek
Kilitli KapılarGüvene Dayalı Komşuluk
Sosyal Medya DuyarlılığıGerçek Hayatta Samimiyet

Bundan sonra nasıl bir toplumda yaşamak istediğimize karar vermek, geleceğimizi şekillendirecek en temel sorudur.

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Büşra Başaran Aktaş

Aile Danışmanı Büşra Başaran Aktaş

Aile Danışmanı | Sosyolog | Öğrenci ve Eğitim Koçu | Köşe Yazarı

Sakarya Üniversitesi Sosyoloji mezunu olan Büşra Başaran Aktaş, Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmet önlisans mezunu olup, İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi lisans programına devam etmektedir. Sakarya Üniversitesi’nden pedagojik formasyon eğitimi almıştır.

Millî Eğitim Bakanlığı onaylı Aile Danışmanlığı sertifikasına sahip olan Aktaş; çocuk testleri uygulayıcılığı, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğuna (DEHB) yönelik BBMP eğitimi ve Okula Uyum Programı–101 uygulayıcılığı gibi alanlarda uzmanlaşmıştır.

Serdar Vatansever (oyun terapisi ve ebeveyn eğitimi), Gökhan Çınar (aile danışmanlığı), Başak Altın (evlilik ve ilişki koçluğu), Özge Selçuk Bozkurt (çocuk gelişimi) ve Erdoğan Arıkan (diksiyon ve etkili konuşma) gibi uzmanlardan çeşitli eğitimlere devam etmektedir.
Ayrıca, Eğiticinin Eğitimi ve Öğrenci-Eğitim Koçluğu sertifikalarıyla mesleki donanımını pekiştirmektedir.

Birey, aile, çift, ergen ve eğitim alanlarında çevrim içi profesyonel danışmanlık hizmeti sunan Aktaş, aynı zamanda Gözlem Sakarya medya şirketinde köşe yazarlığı yapmaktadır.
Çalışmalarında bütüncül, bilimsel ve gizlilik temelli bir yaklaşımı benimseyen Aktaş, mesleki gelişimini sürdürecek yeni eğitim programlarına düzenli olarak katılmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.