Doktorsitesi.com

Burun Gerisine Akıntı - Post Nazal Akıntı

Prof. Dr. Selçuk Onart
Prof. Dr. Selçuk Onart
30 Eylül 201110568 görüntülenme
Randevu Al
Burun Gerisine Akıntı - Post Nazal Akıntı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Geniz Akıntısı Nedir?

Geniz akıntısı, burnun gerisinde sümük toplandığını hissetmek veya burun salgısının boğaza doğru damladığının farkına varmaktır. Bu durum, sadece salgı miktarındaki artışla değil; egzersiz, boğaz kaslarındaki değişimler veya yutma bozuklukları gibi fonksiyonel sorunlarla da ilişkili olabilir.

Normal fizyolojik süreçte, burun ve sinüsleri kaplayan salgı bezleri günde yaklaşık 500-1000 ml salgı üretir. Burun mukozasındaki mikroskobik hareketli kıllar, bu salgıyı genize doğru yönlendirir ve sıvı fark edilmeden yutulur. Bu salgı; havayı nemlendirmek, yabancı maddeleri temizlemek ve enfeksiyonlara karşı savaşmak gibi hayati görevler üstlenir.

Geniz Akıntısının Nedenleri Nelerdir?

Geniz akıntısı, salgının kıvamına ve miktarına göre farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Bu nedenler genel olarak üç ana kategoride incelenmektedir:

1. Artmış İnce ve Temiz Salgı

İnce ve akışkan salgı artışı genellikle aşağıdaki durumlarda gözlemlenir:

  • Soğuk algınlığı ve grip (üst solunum yolu viral enfeksiyonları).
  • Allerjik reaksiyonlar ve soğuk hava.
  • Parlak ışık, belirli baharatlar veya besinler.
  • Gebelik ve diğer hormonal değişiklikler.
  • Doğum kontrol hapları ve bazı tansiyon ilaçları.
  • Burun içi kemik eğriliği (septum deviasyonu) ve vazomotor rinit.

2. Artmış Kalın ve Koyu Salgı

Salgının kalınlaşması, genellikle nem oranının düştüğü ortamlarda veya enfeksiyon durumlarında tetiklenir:

  • Kış aylarında yetersiz nemlendirilen binalar.
  • Sinüs ve burun enfeksiyonları.
  • Kümes hayvanı ürünlerine karşı gelişen alerjiler.
  • Bakteriyel enfeksiyonlar: Salgı sarı veya yeşil renge dönüyorsa bakteriyel bir durum söz konusu olabilir.
  • Yabancı cisimler: Çocuklarda buruna kaçan bezelye, kağıt veya oyuncak parçaları tek taraflı ve koyu akıntıya neden olabilir.

3. Azalmış Burun Salgısı

Salgının azalması, mukozanın kurumasına ve mevcut salgının daha yoğun hissedilmesine yol açar:

  • Çevresel irritanlar: Sigara dumanı, endüstriyel dumanlar ve hava kirliliği.
  • Yapısal bozukluklar: Hava akımını değiştiren septum eğrilikleri.
  • Yaşlanma: Mukozanın zamanla büzüşmesi ve kuruması.
  • Reflü: Mide asidinin yemek borusundan yutağa kaçması.

Geniz Akıntısı Teşhis ve Tedavi Yöntemleri

Tedavi süreci, uzman bir hekim tarafından yapılacak detaylı kulak burun boğaz muayenesi, endoskopik incelemeler ve gerekli durumlarda radyolojik görüntülemeler ile başlar. Teşhise göre uygulanan tedavi yöntemleri şunlardır:

DurumTedavi Yöntemi
Bakteriyel EnfeksiyonlarAntibiyotik tedavisi
Kronik SinüzitSinüs kanallarını açmaya yönelik cerrahi müdahale
AlerjilerAntihistaminikler, dekonjestanlar, steroid spreyler ve aşı tedavisi
Gastroözofageal ReflüAntiasit ilaçlar, yatak başının yükseltilmesi, diyet değişiklikleri
Yapısal BozukluklarSeptum deviasyonu veya polip cerrahisi

Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve Destekleyici Tedaviler

Belirgin bir hastalık saptanamayan durumlarda, tedavinin amacı salgıyı incelterek akışkanlığı sağlamaktır. Özellikle yaşlı hastalarda sıvı alımının artırılması (günde en az 8 bardak su) ve kafein tüketiminin kısıtlanması önerilir.

Burun yıkama (nasal duş) işlemleri, kalınlaşmış salgının temizlenmesinde oldukça etkilidir. Günde 2 ila 6 kez, özel aparatlarla veya evde hazırlanan karbonatlı/tuzlu su karışımlarıyla uygulama yapılabilir. Ayrıca, reçetesiz satılan tuzlu su çözeltileri (izotonik) burnun nemli tutulmasına yardımcı olur.

Etiketler

SinüsBurunBurun mukozasıPost nazal akıntıBurun gerisine akıntıPostnazal akıntı nedir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Selçuk Onart

Prof. Dr. Selçuk Onart

Prof. Dr. Selçuk Onart, 12 Temmuz 1945'de İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Lise öğrenimini Kabataş Erkek Lisesi'nde tamamlamasının ardından 1972 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuştur. Uzmanlık eğitimini ise 1975 ile 1978 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Bursa Tıp Fakültesi KBB anabilim dalında tamamlamıştır.1982 yılında üniversite Doçenti, 1988 yılında Profesör unvanlarını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.