Burun estetiği veya Rinoplasti burnu fonksiyonunu bozmadan daha doğal ve güzel görünümlü hale getirmek için yapılan bir ameliyattır. Estetik ameliyatlar içinde en fazla yapılan burun estetiğidir. Bunun birincil nedeni burnun yüzün tam ortasında olması ve kişinin her aynaya bakışta burun estetiğini ve doğallığı bozan patolojilerle göz göze gelmesidir. İşte bu durum kişileri rahatsız edebilir ve bu da onları burun estetik ameliyatlarına yöneltir.

İnsanlar eski çağlardan beri güzelliği, hoş görünmeyi arzulamışlar ve bunu elde etmek için pek çok çaba göstermişlerdir. Bu amaca yönelik alternatif tıp uygulamaları yanında, değişik medikal – cerrahi teknikler bir biri ardına devreye sokulmuş ve zamanla yarışır bir şekilde yeni yeni estetik teknikler devreye sokulmaya devam edilmektedir. Burun estetiğinin tarihçesine bakıldığında ilk dönemlerde basit müdahalelerin olduğunu görüyoruz. Yeni tekniklerin, aletlerin ve anestezinin gelişmesi ile bugün artık burnun doğal ve güzel görünümünü bozan hemen her patoloji düzeltilebilmektedir. Burun kemeri alınabildiği gibi çökmüş burun sırtı kaldırılabilir, düşük burun ucu yükseltilebildiği gibi yüksek burun ucu düşürülebilir, geniş burunlar daraltılabildiği gibi dar burunlar genişletilebilir, uzun burunlar kısaltılabildiği gibi kısa burunlar uzatılabilir ve kısaca akla gelebilecek her türlü müdahale rahatlıkla yapılabilir.

Siz Rinoplasti için uygun bir aday mısınız?

Burun estetik ameliyatı olmayı isteyen kişiler öncelikle bu soruyu kendilerine sormalı ve evet ben uygun bir adayım cevabını bulmaları gerekir. O zaman uygun adaylar kimlerdir? Burun estetiği için en uygun adaylar doğumsal ya da daha sonradan çeşitli nedenlerden dolayı oluşan ve burnun doğal görünümünü bozan estetik veya fonksiyonel sorunları olan kişilerdir.
Burun deformiteleri olan kişilerin iyice düşünmeleri, herhangi birilerinin etkisi altında kalmadan burun estetiği yaptırmayı gerçekten istediklerinden emin olmaları, eğer ebeveyinleri ile birlikte yaşıyorlarsa onların olurlarını almaları ve en sonunda doktoruna giderek muayene olmaları gerekir.
Muayene ve gerekli görüşmeler sonunda kişilerin ameliyat sonu beklentileri ile doktorunun onlara verebileceği sonuç birbiri ile uyuşuyor ya da birbirine yakın ise bu adaylar gönül rahatlığı ile ameliyat olabilirler. Yani en uygun adaylar bunlardır.

Burun estetik ameliyatlarında yaş sınırı nedir?
Burun estetik ameliyatlarında üst yaş sınırı yoktur. Aynen yüz germe ya da diğer ileri yaş estetik ameliyatlarda olduğu gibi kişinin genel durumu müsaade ettiği takdirde her yaşta rinoplasti de yapılabilir. Ancak alt yaş sınırına gelince burada hekimler arasında görüş ayrılıkları vardır. Eski geleneksel görüşe uyan hekimler 18-19 yaşlarından sonra ameliyat yapılaması taraftarıdırlar. Çünkü kişinin kemik gelişiminin tamamlanmasını beklemek gerektiğine inanırlar.
Bugün artık bu görüş doğru kabul edilmemektedir. Özellikle burun tıkanıklığına neden olan ve estetik yaklaşım yapılmadığı takdirde düzelemeyecek olgularda 8-9 yaşlarında olsa bile burundaki büyüme bölgelerine dikkat etmek şartı ile septoplasti ya da septorinoplasti yapılabilmektedır. Pediatrik (Çocuk) yaş gurubunda bu müdahaleler yapılmadığı zaman çene- yüz gelişimi neğatif etkilenmekte ve daha sıkıntılı deformiteler ortaya çıkmaktadır.

Ameliyat öncesi doktorunuzla neleri konuşmanız gerekir?
Doktorunuzla öncelikle konuşmanız ve sormanız gereken sorulardan bazıları da burun estetik ameliyatlarının komplikasyonları ve bunların nasıl çözümleneceği konusudur. Hatta siz sormasanız bile doktorunuzun yasa gereği bu konuda size bilgi vermesi ve bilgilendirilmiş imzalı onayınızı alması gerekir. Bu hem doktor ve hem de sizin için son derece önem arz eder.
Her ameliyatta olduğu gibi burun estetik ameliyatlarında da komplikasyonlar olabilir. Eğer deneyimli bir cerraha ameliyat olursanız bu komplikasyonlar oldukça azaltılır. Ancak hiç komplikasyon olmaz demek doğru değildir. Aneztezi’ye bağlı sorunlar, kanama, nadiren de olsa ameliyat sahasında enfeksiyonlar, burun sırtı ya da yan duvarlarda ufak tefek düzensizlikler ve burun cildinden kaynaklanan problemler gibi bir takım komplikasyonlar her zaman olabilir.
Burada önemli olan hastanın hekimin tavsiyelerine harfiyen uyması ve hekiminizin de oluşabilecek komplikasyonları düzeltebilecek beceriye sahip olmasıdır. Eğer doktorunuz size ameliyattan önce oluşabilecek komplikasyonları ve bunları düzeltebileceğini söylüyorsa bu hekime gönül rahatlığı ile ameliyat olabilirsiniz.

Ameliyatın başarısı için doktorunuza karşı açık sözlü olmalısınız.
Burun estetik ameliyatları diğer ameliyatlara benzemez. Çünkü ortada fonksiyonun yanında estetik kaygı da vardır. İyi bir estetik sonuç alınmalıdır ki hem kişi ve hem de doktor mutlu olsun. Bunun için ameliyat öncesi açık gönüllülükle doktorunuzla her şeyinizi paylaşmalısınız. Daha önce burundan ameliyat ya da travma geçirmiş iseniz ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, bunu doktorunuza söylemelisiniz.
Ayrıca yaşam alışkanlıklarınızdan doktorunuzun bilgi sahibi olması gerekir. Özellikle sigara ve keyif verici maddeler kullanıyorsanız ve bunlar ne ise doktorunuza söylemelisiniz. Sigara içiyorsanız ameliyattan bir hafta önce bırakmanız ve bir hafta sonrasına kadar içmemenizde komplikasyonların azaltılması açısından son derece fayda vardır.
Eğer astım, alerji ya da kalp hastalığı vs. gibi kronik bir hastalığınız varsa ve ilaç kullanıyorsanız bunları doktorunuzdan saklamamalısınız. Hatta aspirin gibi kanamayı arttıracak ilaçlar kullanıyorsanız bunları ameliyattan 8-10 gün önce kesmelisiniz. Yerlerine başka bir preparat için doktorunuz ile konuşmalısınız. Hanım bir aday iseniz adet durumunuzu dikkate almalısınız ve eğer mümkünse adet tarihiniz geçtikten sonra ameliyat olmalısınız.

Ameliyatın maliyeti ve ödeme alternatifleriniz
Ameliyatın maliyetini ve ödeme şeklinizi önceden konuşunuz. Bir sosyal güvenceniz varsa onu doktorunuza gösteriniz. Gerçi estetik amaçlı müdahaleleri hiçbir sigorta şirketi ödemez, ancak fonksiyonel septorinoplasti ameliyatlarını daha önceden olur almak kaydı ile kamu ya da özel sigorta şirketleri ödeyebilmektedirler. Böyle bir imkan varsa bundan yararlanabilirsiniz. Çünkü bu en doğal hakkınızdır. Bu bölümde doktorunuzla küçük de olsa oluşabilecek bir komplikasyonda revizyon rinoplasti yapılmak gerekirse bunun maliyetinin ne olabileceği ve ne zaman yapılabileceğini de sormanızda yarar vardır.
Ameliyat öncesi hazırlık
Ameliyattan bir gün önce çok ağır yemekler yenmemeli ve gece saat 23’ten itibaren gıda alımı bırakılmalıdır. Ameliyat öncesi akşam bir duş alınmalı ve özellikle yağlı saçlar iyice yıkanmalıdır. Çünkü ameliyattan sonra bir hafta süre ile burunu uygulanan bandaj ve ateller nedeniyle zorunlu kalınmadıkça duş verilmemektedir. Ameliyat sabahı kişiler asla sıvı ya da katı gıdalar almamalıdırlar. En az 6 saat aç olmaları gerekir. Çünkü dolu mide ile ameliyata giren hastalar ameliyat bittikten sonra uyanma esnasında oluşabilecek kusmalar hayatı tehdit edebilecek komplikasyonlara yol açabilir. Ayrıca ameliyat öncesi iyi bir uyku, ameliyata sakin girmek ve rahat uyanmak ameliyat sonrası istenmeyen durumların oluşmasını engeller.

Ameliyat nerede ve nasıl bir anestezi ile yapılacak?
Rinoplasti ya da Septorinoplasti hastanelerde genellikle genel anestezi altında yapılan ameliyatlardır. Bununla birlikte Sınırlı vakalarda yada küçük komplikasyonlu olgularda lokal anestezi kullanılabilir.
Genel anestezi altında ameliyata alınan hastalar yani uyutularak ameliyat edilen hastalar ameliyat süresince herhangi bir ağrı duymazlar. Ancak lokal anestezi altında ameliyata alınan hastalar ameliyatın başında çok hafif ağrı acı duyabilirler. Yalnız bu ciddi bir ağrı değildir. Lokal anestezide önce hastalara rahatlatıcı preparatlar yapılır ve onlar sakinleştirilir. Daha sonra burun içine ve etrafına ağrı hissini kaldıracak ve kanamayı azaltacak preparatlar yapılır. İşte bu esnada hafif ağrı olabilir. Eğer iyi bir anestezi yapılırsa anestezi yerleştikten sonra bir ağrı olmaz.
Bu nedenle küçük problemli burunlara lokal anestezi uygulanabilir. Ancak bu tamamen hasta isteği ile ilgilidir. Hasta lokal istemiyorsa ve genel anestezi almasında yaşamsal açıdan bir risk yoksa genel anestezi uygulamak hem cerrah ve hem de hasta için daha konforludur.

Hastalara ameliyatla ilgili bilgi verilmelidir.
Yukarıdaki fasıllar geçtikten sonra hastamıza ameliyat hakkında bir takım bilgiler vermeliyiz. Öncelikle hastaların merak ettiği konu ameliyatın ne kadar süreceğidir. Ciddi bir Septorinoplasti ameliyatı ortalama 3 saat sürer. Ancak oldukça komplike ya da ağır rezizyon olguları 5-6 saat kadar sürebilir. Ancak hafif vakalar ise 1. 5 – 2 saatte bitirilir. Burada önemli olan olgunun ne kadar sürdüğü değil usulüne uygun yapılıp yapılmadığıdır. Çünkü Rinoplasti ve tüm estetik yaklaşımlar acele yapılacak ameliyatlar değildir. Sakince ve kuralına uygun çalışılmalıdır.
Bir diğer konu ameliyatın açık ya da kapalı teknik ile yapılacağı konusudur. İnternet çağı olması nedeniyle artık rinoplasti ya da başka bir ameliyat olacak hastalar ameliyatla ilgili bilgilere çok kolay ulaşabiliyorlar. Ameliyat teknikleri ile ilgili bilgileri öğrenip hekimle tartışabiliyorlar. Bu nedenlerle hastalarımıza karşı hoşgörülü olup onlarla bilgilerimizi paylaşmalıyız.
Hastaların değerlendirilmesi sonucu çok problemli olmayan ve özellikle tip dediğimiz burun ucu bölgesinde ciddi çalışma yapılmayacak olgularda kapalı teknik kullanabiliriz. Ancak ciddi patoloji olan burunlar, greft kullanılacak olgular ve özellikle önemli tip patolojileri olan olgularda açık teknik rinoplasti yaklaşımı tercih edilmelidir. Bunun yanında hemen her hekimin daha fazla tercih ettiği bir yol vardır. Onun için hangi tekniği kullanacağı konusunu hekime bırakmak gerekir.
Açık teknik uygulanacak olgularda kişilerle burun giriş delikleri arasından küçük bir kesi yapılarak girileceğini ve bu kesi yerinde belli belirsiz bir iz kalabileceğini, bu izin ortalama birinci yılın sonunda kaybolabileceğini hastalarla konuşmak gerekir. Bu kesi izi konusunda isteksiz olan kişilerde eğer mümkünse kapalı tekniklerden birini tercih etmek gerekir.
Oldukça komplike ve gerft kullanılacak olgularda greft materyalinin nereden alınacağı konusunda hastaları bilgilendirmek ve olurlarını almak gerekir. Greft materyali olarak birinci sırada burun bölme kıkırdağı kullanılır. En uygun olanı da zaten budur. Ancak özellikle revizyon olgularında burun bölme kıkırdağı yeterli olmadığı için ya kulak veya kaburgalardan alınan kıkırdak kullanılacaktır. Burada da öncelikle kulak kıkırdağını tercih etmek gerekir. Eğer o yetersiz olursa bu sefer kaburga kıkırdağı kullanılır. Bu konularda hastaları bilgilendirmemiz gerekir ki sonra ters bir durum oluşmasın.
Ameliyat bitiminden sonra her iki burun kavitesine yeni oluşturulan burun bölmesinin tespiti ve kanamanın kontrolü için silikon borulu stent konulacağını ve hastanın kısmen de olsa burundan nefes alabileceği, ancak daha çok ağız yolunu kullanacağını kendine söylemeliyiz. Bununla birlikte burun dış kısmına yeni oluşturulan şeklin muhafazası için alçı ya da thermel splint gibi özel ateller konulacağını da hasta ile paylaşmalıyız. Yani ameliyatta neler yapacağımızı ve ameliyat sonrasında nelerle karşılaşabileceğini hastaya etraflıca anlatmalıyız. Böylece hasta tesadüflerle karşılaşmayacak ve daha rahat olacaktır.

Ameliyat sonrası nasıl geçecek. Ağrı ve şişlik olacak mı?
Rinoplasti hastalarının en çok merak ettiği konulardan biri de ameliyat sonrasının nasıl olacağı konusudur. Göz etrafında ve yüzünde çok şiş olacak mi? ağrı olacak mı, burundan nefes alabilecek mi gibi sorular hekimlere sık sorulan sorulardır.
Ameliyattan sonra burun bölmesini tespit etmek ve kanamayı engellemek için her iki nazal kaviteye silikon borulu stent konacaktır. Hastalar stentlerin içinden nefes alabilecektir. Bu stentler ameliyattan 48 saat sonra çıkartılacaklardır. Stentler çıkartılırken herhangi bir ağrı hissetmezsiniz. Çünkü stentleri önden buruna bağlayan ipi kesilerek çıkartılır. Ayrıca ameliyat sonrası ilk 24 saat içinde burun içinde ve etrafında hafif ağrı hissedebilirsiniz. Bu ağrılarda analjezik preparatlar ile rahatlıkla giderilebilir.
Bununla birlikte ameliyat sonrası her iki burun deliğinden ilk 5-6 saat sızıntı şeklinde kanama, ondan sonra ki 2-3 gün de kanlı seröz sıvı gelebilir. Bu sizi korkutmasın. Gelen akıntıyı gazlı bez ile siliniz. Ancak burun ucuna bir şey kapatmayınız. Çünkü burun deliklerini kapatmazsanız kısmen de olsa nefes alabilirsiniz. Sızıntı şeklinde değil de biraz fazla kanama olursa buna doktorunuz zaten müdahale edecektirler. Buruna aralıklı buz uygulamasının kanama kesici etkisi de olacaktır.
Hemen her rinoplasti’den sonra göz etrafında ve yüzün buruna yakın bölgelerinde şişlik ve morluklar olabilecektir. Bu şişlikler özellikle ilk gün oluşmaya başlar ve ikinci günde biraz daha artar. Ancak üçüncü günden itibaren azalmaya başlarlar ve birinci haftanın sonunda kısmen, ikinci haftanın sonunda ise tama yakın kaybolurlar. Bu şişlikleri azaltmak için ameliyattan hemen sonra aralıklı buz uygulaması ve ilaçlar verilmektedir.
Burun derisinde oluşan ödemler ise birinci ayın sonunda kabaca kaybolurlar. Ancak hasta ve hekim birinci aydan sonra bile burun derisinde biraz ödem ya da şişlik olduğunun farkına varır. Bu şişlikler etraftaki kişiler tarafından algılanmazlar. Burnun ameliyat öncesi konumuna gelmesi kişiden kişiye fark etse de 5-6 ay ve hatta bazen bir yıl alabilir. Ancak Tip dediğimiz burun ucundaki şişlikler hem daha fazla olur ve hem de gerilemeleri daha uzun sürer. Bu nedenle burun ucu ameliyattan hemen sonra size çok yüksek gelebilir. Bunun için endişelenmeyin. Şişlikler yavaş yavaş geçecektir. Özellikle tip ödemlerinin tamamen kaybolması 9 ay ile 1 yıl alabilir.

Burun sırtına konulan ateller ne zaman alınacak?
Burun sırtına konulan tespit materyalleri ya da alçılar ameliyattan 7 gün sonra çıkartılır. Bunlar çıkartılırken de herhangi bir acı ağrı duymazsınız. Atelden sonra genellikle burun sırtına 2-3 gün daha flaster bandaj konulabilir. Eğer açık teknik bir rinoplasti olmuşsanız alçılarınız alınırken burun ucundaki sütürler de alınır. Bu sütürler alınırken de ciddi bir acı duyulmaz. Burun içine atılan sütürler ise eriyen sütürlerdir. Onlar alınmayacak ve zaman içinde eriyip kaybolacaklardır. Bu dönemde burun içi görülerek eğer varsa kabuklar temizlenir ve rahat nefes almanız sağlanır.
Ateller ve dikişler alındıktan sonra artık normal yaşam tarzınıza dönebilirsiniz. Ancak ameliyat sonrası 1. ay, 3.ay ve 6ay ve 1.yılın sonunda kontrol randevuları alarak doktorunuza muayene olmanız gerekmektedir. Bu bir yıllık iyileşme süreci sonunda herhangi bir sorun yoksa ve burun şeklinizden memnun iseniz fotoğraflarınız çekildikten sonra artık doktorunuzla vedalaşarak gidebilirsiniz. Ancak herhangi bir sorun varsa, ve bu da konuşularak mutabık kalındığı taktirde revizyon cerrahisi ile düzeltilir. Eğer ciddi bir revizyon cerrahisi yapmak gerekiyorsa bunu bir yıldan önce yapmamak gerekir. Ancak hafif patolojilere bağlı revizyonlar 9 aydan sonra yapılabilir.

Ameliyattan ne kadar sonra gözlük kullanabileceksiniz?
Bir diğer sorun ise ameliyat sonrası hastaların dereceli ya da güneş gözlüğü kullanmaları konusudur. Ameliyat 3 ay sonrasına kadar gözlük kullanmamak gerekir. Bu süre zarfında mutlak gerekli ise lens kullanılması önerilir. Üçüncü aydan itibaren kontrollü olmak kaydı ile gözlük kullanılabilir. Altıncı aydan sonra ise her türlü gözlük kullanabilirsiniz.

Denize ya da havuza ne zaman gireceksiniz?
Bir önemli konu da hastaların denize ya da havuza girmeleri ve güneşe çıkmaları konusudur. Ameliyattan 2 ay sonra kapalı havuza girilebilir. Dalış ve atlama hareketleri yapmadan sakin yüzme yapılabilir. Ancak deniz ya da açık havuza 3-4 aydan önce girmemek gerekir. Girerken de daha çok sabah ya da akşam saatlerini yani güneşin etkin olmadığı saatler tercih edilmelidir. Çünkü güneş burun cildindeki ödem ve şişlikleri artıracaktır. Yine dalış ve yüksekten atlama gibi hareketleri yapmadan sakin yüzmeyi tercih etmeniz gerekir. Güneşe çıkarken ise 5-6 ay boyunca buruna gölge yapacak şapka kullanmada yarar vardır. Şapka sizi güneşin zararlı etkilerinden koruyacaktır.

Yeni burnunuzla ilk karşılaşmanız ve onu kabullenmek
Ameliyattan sonraki bir hafta içinde burnunuzun yeni şekli ile ilgili aynanın karşısına geçmeyiniz ve burnunuzu çok incelemeyiniz. Bu dönemde devamlı burnunuza bakarsanız morluklar, şişlikler ve kan sızıntıları moralinizi bozar. Ben hastalarıma ameliyattan bir gün sonra kendilerine tamamen geldiklerinde ameliyatın seyri hakkında bilgiler veriyorum ve meraklarını biraz da olsun gidermek için ameliyatın sonunda burnunun aldığı şeklin resmini gösteriyorum. Bu sonuç genelde hasta ile ameliyat öncesi konuştuğun ve mutabık kaldığımız sonuca genellikle uygun bir burun görünümü oluyor. Böylece hasta rahatlamış oluyor.
Ancak burun sırtı atelleri alındığı gün hastaya öncelikle ameliyat öncesi çektiğimiz resimlerini tekrar gösteriyor ve onunla birlikte eline bir ayna vererek yeni burnunu gösteriyorum. Bilgisayar ekranında eski burun görünümleri üzerinde burnunda yaptığımız değişiklikleri ve son görünümü birlikte değerlendiriyoruz. Bu fasılda bununuzda yoğun ödem olduğu için size büyük gelebilir. Bu şişler zamanla inecek ve burun normal görünümüne gelecektir. Böylece hastalarımız eski burunlarından daha doğal görünümlü burunlarına yavaş yavaş alışmaya ve onu sevmeye başlıyorlar.


İstanbul Kulak Burun Boğaz uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!