Doktorsitesi.com

Boğaz Reflüsü (Laringofaringeal Reflü – Reflü Larenjit)

Prof. Dr. Haldun Oğuz
Prof. Dr. Haldun Oğuz
20 Haziran 20161749 görüntülenme
Randevu Al
Boğaz Reflüsü (Laringofaringeal Reflü – Reflü Larenjit)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Boğaz Reflüsü (Laringofaringeal Reflü) Nedir?

Boğaz reflüsü, tıbbi adıyla laringofaringeal reflü veya reflü larenjit, mide asidinin yemek borusunu aşarak boğaz ve gırtlak bölgesine geri kaçması durumudur. Normal şartlarda mide ve yemek borusu birleşimindeki kas grubu bir kapakçık görevi görerek asidin yukarı çıkmasını engeller. Ancak bu sistemin işlevini yitirmesi sonucu oluşan asit kaçışı, boğaz çevresindeki dokularda tahrişe ve çeşitli klinik şikayetlere yol açar.

Boğaz Reflüsü Belirtileri Nelerdir?

Laringofaringeal reflü yaşayan hastalar, asidin doğrudan etkisine veya dokuların bu aside verdiği tepkiye bağlı olarak farklı semptomlar gösterebilirler. En sık karşılaşılan reflü belirtileri şunlardır:

  • Boğazda takılma hissi (globus farengeus) ve yutamama duygusu
  • Ses kısıklığı ve ses kalitesinde belirgin bozulmalar
  • Yutma sırasında ağrı ve boğazda yanma hissi
  • Ağıza acı veya ekşi su gelmesi
  • Göğüs ortasında yanma ve ağrı
  • Yemek sonrası gelişen öksürük veya uykudan öksürerek uyanma
  • Sık boğaz temizleme ihtiyacı ve yoğun boğaz salgısı
  • Boğulacakmış gibi olma hissi ve kronik öksürük
  • Tekrarlayan boğaz enfeksiyonları

Laringofaringeal Reflü Tanısı ve Tedavi Süreci

Reflü şikayetleri, farklı hastalıklarla benzerlik gösterebildiği için ayırıcı tanı büyük önem taşır. Bu nedenle, belirtileri gösteren hastaların mutlaka bir Kulak Burun Boğaz (KBB) hekimi tarafından muayene edilmesi gerekmektedir. Uzman hekim tarafından konulan tanı sonrası genellikle ilaç tedavisi planlanır.

Tedavi sürecinde kullanılan ilaçların, hekimin önerdiği doğru dozda ve genellikle 2 ile 6 ay arasında değişen uygun sürelerde kullanılması kritiktir. İlaç tedavisine direnç gösteren nadir vakalarda, mide fıtığı varlığında veya reflüye bağlı gelişen subglottik stenoz (gırtlak darlığı) ve kötü huylu hastalık risklerinde cerrahi müdahale seçenekleri değerlendirilebilir.

Reflüden Korunmak İçin Yaşam Tarzı Önerileri

Boğaz reflüsünün kontrol altına alınması ve önlenmesi için hastaların yaşam tarzında yapacağı değişiklikler tedavinin başarısını doğrudan etkiler. Bu kapsamda dikkat edilmesi gereken temel unsurlar şunlardır:

  • Kilo Kontrolü: Optimum vücut ağırlığının korunması mide üzerindeki baskıyı azaltır.
  • Kıyafet Seçimi: Karın bölgesini aşırı sıkan dar giysilerden kaçınılmalıdır.
  • Yatış Düzeni: Yemekten hemen sonra yatılmamalı, gece uyumadan en az 3 saat önce gıda tüketimi kesilmelidir. Ayrıca yatak başının 10-15 cm yükseltilmesi faydalıdır.
  • Fiziksel Aktivite: Yemek sonrası ağır egzersizden ve sürekli eğilip kalkmaktan kaçınılmalıdır.
  • Diyafram Nefesi: Karın solunumunu öğrenmek ve gün içinde uygulamak reflü yönetiminde etkilidir.

Tüketimi Sınırlandırılması Gereken Gıdalar

Reflü tetikleyici gıdaların beslenme düzeninden çıkarılması veya sınırlandırılması semptomların hafiflemesine yardımcı olur. Aşağıdaki tabloda dikkat edilmesi gereken gıdalar yer almaktadır:

Gıda KategorisiKaçınılması Gerekenler
İçeceklerAlkol, asitli içecekler, kafeinli içecekler (kahve, çay, kola), limon suyu, süt ürünleri
GıdalarYağlı ve baharatlı yiyecekler, domates ve salçalı soslar, çikolata, kuruyemiş
MeyvelerTurunçgiller (portakal, mandalina), ananas
DiğerSigara ve tütün mamülleri, mentollü gıdalar, sakız, mideyi irrite eden ağrı kesiciler

Önemli Not: Aspirin gibi mideyi irrite edebilecek ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde ve doğru dozda kullanılmalıdır. Stres yönetimi de reflü şikayetlerinin azaltılmasında önemli bir faktördür.

Bu içerik Prof. Dr. Haldun OĞUZ'un bilgilendirme metinlerinden derlenmiştir.

Etiketler

Boğaz reflüsü ilaçlarıBoğaz reflüsü ne demektirBoğaz reflüsü kimlerde görülürBoğaz reflüsü tedavi yöntemleriBoğaz reflüsü nasıl tedavi edilir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Haldun Oğuz

Prof. Dr. Haldun Oğuz

Prof. Dr. Haldun OĞUZ, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapmış ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı olmuştur. Tıp ve uzmanlık eğitimi yanı sıra yurtiçi ve yurtdışı içerisinde çok sayıda kurs ve toplantıya katılmış, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Laringoloji ve Ses Restorasyonu Enstitüsü’nde gözlemci olarak çalışmalarda bulunmuştur. 2007 yılında Doçentlik, 2013 yılında ise Profesörlük derecesine yükselmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.