Bunca yıllık gurmeyim, böyle diyet “gurme”dim
- Obezite ile mücadelede diyetisyenin empati kurması ve hastanın yaşadığı kısıt döngüsünü sabırla kırması başarının temel anahtarıdır.
- Beslenme programlarında katı yasaklar yerine kişiye özel esneklikler tanımak, gıdaya olan aşırı düşkünlüğü azaltarak irade kontrolünü kolaylaştırır.
- Ev ve iş yeri gibi kişisel alanlarda sağlıklı gıda kontrolünü sağlamak, sosyal ortamlardaki kaçamakları dengelemek için kritik öneme sahiptir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Diyetisyen Deneyimleri: Empati ve Obezite ile Mücadele
Bir cankurtaranın boğulma tehlikesi atlatması veya bir doktorun ameliyat masasına yatması, müdahale ettikleri kişilerin psikolojisini anlamalarını sağlayan en güçlü unsurdur. Hayatının bir döneminde şişmanlık problemi yaşamış bir diyetisyen olarak, mesleki kariyerimde özellikle obezite alanını seçmemin temel nedeni bu empati yeteneğidir.
Toplumda yaygın olan "obez insanlar mutludur" algısı gerçeği yansıtmamaktadır. Kendi deneyimlerimden yola çıkarak; bedenini beğenmemek, kıyafet seçiminde zorlanmak, hareket kısıtlılığı ve çabuk yorulma gibi faktörler kişiyi ciddi bir kısır döngüye sokmaktadır. Şişmanlık yorgunluğa, yorgunluk hareketsizliğe, hareketsizlik ise daha fazla kilo alımına neden olur. Başarının anahtarı, sabır göstererek bu döngüyü kırmak ve hareket yeteneğiyle birlikte artan özgüveni geri kazanmaktır.
Kişiye Özel Diyet Programlarında Psikolojik Yaklaşımlar
Beslenme programları hazırlanırken danışanın yaşam tarzı ve alışkanlıkları göz önünde bulundurulmalıdır. 2009 yılında İstanbul'daki muayenehanemde yaşadığım bir vaka, diyetin sadece kalori hesaplaması olmadığını kanıtlar niteliktedir. Şarap konusunda gurme olan ve her akşam iki kadeh tüketmek isteyen bir danışanımla yaşadığım diyalog, yasakçı zihniyetin ötesine geçmenin önemini göstermiştir.
Danışanımın geçmişte Prof. Dr. Üstün Korugan ile yaşadığı "2 şişe şarap" anısı, beslenme psikolojisinde doyum noktası ve rutinlerin etkisini açıkça ortaya koymaktadır. Bir gıdaya veya içeceğe erişim sınırsız olduğunda, o madde cazibesini yitirmekte ve kişi kendi iradesiyle tüketimini dengelemektedir.
Yasakların Psikolojik Etkisi ve "Sınırsızlık" Paradoksu
Danışanım Bayan E. için hazırladığım programa "Sınırsız Şarap" ibaresini eklememdeki amaç, kişiyi sıkboğaz etmemekti. Avucunuzdaki kumu ne kadar sıkarsanız, parmaklarınızın arasından o kadar hızlı kayıp gider. Beslenmede de durum aynıdır; katı yasaklar genellikle daha fazla tüketime yol açar.
Rutin ve Kaçamak İlişkisi:
- Her gün yapılan bir eylem (örneğin her gün çiçek almak veya her gün tatlı yemek) sıradanlaşır ve değerini yitirir.
- Sürekli tekrarlanan "beslenme yaramazlıkları" alışkanlık haline gelerek gerçek keyiften uzaklaşmanıza neden olur.
- Önemli olan, bu tür gıdaları rutin dışına çıkarıp özel anlara saklamaktır.
Beslenmede "Kale" Stratejisi: Ev ve İş Yeri Kontrolü
Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için kontrol edebildiğiniz alanları birer kale gibi korumalısınız. Dışarıda, hazır ve paketli gıdalarla beslenmek bir süre sonra fiziksel ve ruhsal doygunluktan uzaklaşmanıza neden olur. İyi bir diyetin temelleri henüz alışveriş aşamasında atılmaktadır.
| Alan | Strateji | Hedef |
|---|---|---|
| Ev/Mutfak | Zararlı besin bulundurmamak | Kaleyi düşmana (zararlı gıdalara) teslim etmemek |
| İş Yeri | Sağlıklı alternatifler oluşturmak | Günlük rutini korumak |
| Sosyal Ortam | Kontrollü kaçamaklar | Sosyal hayattan kopmadan dengeyi sağlamak |
Kendi sahasında mağlup olan bir spor kulübünün deplasmanda galip gelmesi ne kadar zorsa, evinde ve iş yerinde beslenme kontrolünü sağlayamayan bir bireyin dış ortamlarda başarılı olması da o kadar güçtür. Kaçamak hakkınızı sosyal ortamlara saklayarak, miktar ve sıklık kontrolüyle sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturabilirsiniz.



