Doktorsitesi.com

Boyun kitlesi (bezesi)

Prof. Dr. Serdar Akyıldız
Prof. Dr. Serdar Akyıldız
26 Aralık 2018437 görüntülenme
Randevu Al
Boyun kitlesi (bezesi)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Boyunda Kitle (Beze) Nedir?

Boyunda kitle veya halk arasındaki tabiriyle beze, bir hekimin meslek hayatı boyunca en sık karşılaştığı belirtilerden biridir. Bu durum tüm yaş gruplarında görülebilmekle birlikte, çok sayıda farklı hastalığın habercisi olabilir. Doğru tanıya ulaşabilmek için sistematik bir yaklaşım ve detaylı bir klinik değerlendirme şarttır.

Boyun Anatomisi ve Önemli Yapılar

Boyun kitlelerinin nedenlerini anlamak için bölgenin anatomik yapısını bilmek gerekir. Boyun anatomisi başlıca üç ana başlıkta incelenir:

1. Çıkıntılı Yapılar

Boyunda dışarıdan gözle görülebilen veya elle muayenede (palpasyon) ayırt edilebilen yapılar, kitlelerin lokalizasyonu hakkında ipuçları verir:

  • Adem Elması (Tiroid Kartilaj): Boyun ön ortasında yer alan en belirgin çıkıntıdır.
  • Krikoid Kartilaj ve Krikotiroid Membran: Acil hava yolu müdahalelerinde kritik öneme sahiptir.
  • Tiroid Glandı: Krikoid kartilajın hemen altında yer alır.
  • Sternokleidomastoid Kas (SKM): Boynu çaprazlayan en belirgin kas yapısıdır.
  • Ana Karotid Arter: Nabız hissiyle ayırt edilen hayati damar yapısıdır.

2. Boyun Üçgenleri

Boyun bölgesi, kaslar aracılığıyla stratejik bölgelere ayrılmıştır. SKM kası boynu anterior (ön) ve posterior (arka) üçgen olarak ikiye böler. Anterior üçgen ise kendi içinde submandibuler, submental, karotid ve muskuler üçgen olmak üzere dört alt bölgeye ayrılır.

3. Lenfatik Seviyeler ve Boyun Diseksiyonu

Boyun, lenf ağı bakımından oldukça zengindir. Baş-boyun bölgesi kanserleri sıklıkla bu lenf nodlarına metastaz yapar. Lenf nodlarının cerrahi olarak temizlenmesi işlemine boyun diseksiyonu denir. Lenf nodları I'den VI'ya kadar numaralandırılmış bölgelere ayrılır:

BölgeLenf Nodları Grubuİlişkili Kanser Türleri
ISuprahyoidOral kavite, orofarinks
II-III-IVJugulerLarinks, hipofarinks
VPosterior ServikalNazofarinks
VIAnterior ServikalTiroid

Boyun Kitlelerinde Yaş Faktörü ve "80'ler Kuralı"

Boyun kitlelerinde hastanın yaşı, tanıda en belirleyici kriterdir. Çocukluk çağı kitlelerinin %90'ı benign (iyi huylu) karakterdedir. Ancak 40 yaş üzerindeki hastalarda malignite (kötü huylu tümör) riski ciddi şekilde artar.

40 yaş üzeri erişkinlerde "80'ler Kuralı":

  • Bu kitlelerin %80'i neoplastiktir (yeni oluşum).
  • Bu neoplastik oluşumların %80'i malign özellik taşır.
  • Bu malign kitlelerin %80'i metastatiktir.
  • Bu metastazların %80'i klavikula (köprücük kemiği) üzerindeki primer tümörlerden kaynaklanır.

Tanı Yöntemleri

Tanı süreci kapsamlı bir anamnez (hasta öyküsü) ve fizik muayene ile başlar.

  1. Klinik Değerlendirme: Kitlenin büyüme hızı, ağrı durumu, sigara/alkol kullanımı ve eşlik eden belirtiler (ses kısıklığı, yutma güçlüğü) incelenir.
  2. Antibiyotik Tedavisi: Enfektif orijin düşünülen durumlarda 2 haftalık ampirik antibiyotik tedavisi uygulanır. İyileşme olmazsa ileri incelemeye geçilir.
  3. İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB): En önemli tanı aracıdır. Kolay uygulanır, düşük maliyetlidir ve kitlenin içeriği hakkında hızlı bilgi verir.
  4. Görüntüleme Yöntemleri: Bilgisayarlı Tomografi (BT), MR ve çocuklarda öncelikle Ultrasonografi (USG) kullanılır.

Skuamöz Hücreli Karsinom (SHK) ve Diğer Tümörler

Baş-boyun malignitelerinin %80'i Skuamöz Hücreli Karsinomdur. Bu kanserler mukoza kaynaklıdır ve bazen kulak ağrısı veya tek taraflı işitme kaybı gibi indirekt belirtilerle kendini gösterebilir. Eğer primer odak bulunamazsa, PET incelemesi ve gizli odak olabilecek bölgelerden (tonsil, dil kökü vb.) biyopsi yapılması gerekebilir.

Diğer Önemli Tümör Tipleri:

  • Tiroid Kitleleri: Çocuklarda en sık neoplastik nedendir; erişkinde genellikle benigndir.
  • Lenfoma: Genç erişkinlerde lastik kıvamlı, hareketli kitlelerle görülür.
  • Tükrük Bezi Tümörleri: En sık parotiste görülür; hızlı büyüme ve yüz felci malignite belirtisidir.
  • Karotis Cisim Tümörü (Paraganglioma): Damar çatalında yerleşen, pulsatil (nabızlı) kitlelerdir.
  • Lipom: Yavaş büyüyen, yumuşak ve iyi huylu yağ dokusu kitleleridir.

Konjenital ve İnflamatuar Kitleler

Doğuştan gelen veya enfeksiyona bağlı kitleler özellikle genç yaş grubunda ön plandadır:

  • Tiroglossal Duktus Kisti: En sık görülen konjenital kitledir; yutkunurken hareket eder.
  • Brankiyal Yarık Kistleri: Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası belirginleşir.
  • Granülomatöz Lenfadenit: Tüberküloz (Tbc), kedi tırmığı hastalığı veya sarkoidoz gibi nedenlerle oluşur.
  • Basit Enfeksiyöz Lenfadenit: Çocuklarda çok sık görülen, ağrılı ve antibiyotiğe yanıt veren bezelerdir.

Sonuç olarak; boyun kitlesi olan bir hastada ayırıcı tanı çok geniştir. Tanıda en kritik araç İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi iken, en belirleyici faktör hastanın yaşıdır. Her yaş grubunda malignite riski olduğu unutulmamalı, eksiksiz muayene ve yakın takip ile süreç yönetilmelidir.

Etiketler

BezeBoyun kitlesiboyun kitlesi bezesiboyun kitle bezesilipomvasküler tümörlerboyun üçgenleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Serdar Akyıldız

Prof. Dr. Serdar Akyıldız

Prof. Dr. Serdar AKYILDIZ, İzmir'de doğmuştur. Bornova Anadolu Lisesinde öğrenimine devam ederek 1984 yılında mezun olarak Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini birincilikle kazanmıştır.1990 yılında Tıp Doktoru ünvanını alarak ihtisasını aynı fakültenin Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalında yapmaya başlamış ve 1995 yılında Uzman Doktor unvanının sahibi olmuş aynı zaman da İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde göreve başlamıştır. 

1996-1997 yıllarında askerlik görevini Erzincan Asker Hastanesinde tamamlamış olan Prof. Dr. Serdar AKYILDIZ, 2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalında uzman olarak göreve başlamış, 2006 yılında Yardımcı Doçent, 2010 yılında Doçent ve 2015 yılında Profesör ünvanını almıştır. 

2011-2013 yılları arasında MedicalPark İzmir Hastanesinde İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı'nın kuruluş çalışmalarına bizzat katkıda bulunmuş, halen tam zamanlı görevine Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde devam etmekte olup mesai sonrasında özel muayenehanesinde hastalarına hizmet vermeye devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.