Uzun kemiklerin büyümesinde rol oynayan ve epifiz yakınındaki kıkırdaktan oluşan disk biçimindeki bölge epifiz plağı olarak isimlendirilir. Bu bölge boy uzamasında etkin rol alır ve yoğun olarak kemikte uzamayı sağlayan hücreleri içerir. Boy uzaması genellikle 18 yaşında epifiz plağının kapanmasıyla durur. Ancak kemiklerde büyümeyi sağlayan epifiz plağı kapanmamışsa boy uzaması 25 yaşına kadar devam edebilir. Bunun tersine epifiz plağı 14 yaşında kapanan insanın boy uzaması durur ve bir daha boyu uzamaz.

Yapısal faktörler boy kısalığının önemli nedenlerinden biridir. Yapısal faktörleri etkileyen ise anne ve babadan aktarılan kalıtımdır. Bir insanın boyu ile ilgili değerlendirmede beklenen ideal boy hedefi dikkate alınır. Eğer ebeveynlerinizden en uzun olanın boy seviyesine ulaşmışsanız beklenen boy hedefinizi yakalamışsınız demektir.

Boy gelişimini etkileyen diğer önemli faktörde hormonal yeterliliğin olup olmadığıdır. Boy gelişiminde büyüme hormonu, tiroid hormonları ve seks hormonları etkin rol alır. Bu hormonların yetersizliği ya da fazlalığı durumlarında boy gelişiminde kısalıktan anormal uzamaya kadar varan bir dizi düzensizlik oluşur. Büyüme hormonu ve tiroid hormonları yetersizliğinde boy kısa kalabilir. Seks hormonlarının erken devreye girdiği durumlarda epifiz kıkırdağı beklenen yaştan önce kapanarak boy uzamasının durmasına neden olur.

Günümüzde boy gelişiminde rol oynayan en önemli faktörlerden birinin beslenme olduğu kabul edilmektedir. Dengeli ve yeterli bir beslenme rejiminin büyüme ve gelişme için en uygun yaklaşım olduğuna bilim çevrelerince ağırlıklı olarak vurgu yapılmaktadır.

İlave olarak kronik hastalıkların, psikolojik rahatsızlıkların ve sedanter yaşam tarzının boy uzaması üzerinde negatif yönde etkileri mevcuttur.

Boy uzaması üzerinde etkili olan söz konusu faktörler dikkate alınmadan boy kısalığı olgularına çözüm üretmeye kalmak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Özellikle büyüme hormonunu arttırdığı iddiası ile bazı gıda takviyelerinin gelişme çağındaki adelosanlara genel bir kabulmüş gibi önerilmesi çok sakıncalıdır. Çünkü günümüzde gıda takviyesi amacıyla önerilen ilaç benzeri maddelerin büyüme ve gelişme üzerindeki etkileri hakkında çelişkili görüşler mevcuttur. Bu gıda takviyelerinden biride büyüme hormonu salınımını arttırdığı iddia edilen ve bir aminoasit olan L arginindir. Tek bir aminoasitin büyüme hormonu sentezini arttırmada yeterli olmayacağı gerçeğinden hareketle gelişme çağında yeterli protein içeren dengeli beslenme kaidelerine uyan birinin aminoasit takviyesi kullanmasına ihtiyacı olmadığını söyleyebiliriz. Ayrıca gıda takviyesi amacı ile kullanıma sunulan bu tür ilaçların ilaç dairesi tarafından verilmiş uygunluk belgesinin olup olmadığı dikkat edilmesi gereken diğer bir husustur. Gıda takviyesi maksadıyla kullanmakta olduğunuz ürünün ilaç dairesi onayı yerine tarım bakanlığı onayı varsa eğer sizin için zararlı etkileri olması ihtimal dâhilindedir. İlaçta olsa kullanılan her ürünün böbrek ve karaciğer gibi organlara zararlı etkileri söz konusudur. İlave olarak söz konusu aminoasit sadece büyüme hormonunu uyarmakla kalmaz başka hormonal dengesizliklere de neden olabilir.

Büyüme hormonu uyarılması ve dolayısıyla sağlıklı bir boy gelişiminin sağlanması için en uygun yaklaşım; dengeli beslenme ile hormonun en fazla salındığı akşam 22.00-24.00 saatlerini içeren yeterli uyku düzenidir.

Son olarak, hormonal salgılama mekanizmalarında bir sorun oluşmadığı sürece müdahale gerektirecek bir durumda söz konusu değildir.


İstanbul Aile Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!