Doktorsitesi.com

Böbrek kanseri ve tedavisi

Prof. Dr. Tahir Karadeniz
Prof. Dr. Tahir Karadeniz
21 Ocak 2015487 görüntülenme
Randevu Al
  • Böbrek kanseri (RCC), böbreğin korteks tabakasından kaynaklanan ve erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülen kötü huylu bir tümör türüdür.
  • Hastalık genellikle başka şikayetlerle yapılan tetkikler sırasında tesadüfen teşhis edilmekte olup sigara, obezite ve hipertansiyon en temel risk faktörleri arasında yer almaktadır.
  • Birincil tedavi yöntemi cerrahi müdahaledir; tümörün boyutuna göre böbreğin bir kısmının veya tamamının çıkarılması tercih edilirken, yayılmış vakalarda cerrahi ve immünoterapi kombinasyonu uygulanmaktadır.
Böbrek kanseri ve tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Böbrek Kanseri (Renal Cell Carcinom) Nedir?

Böbrek kanseri, böbreğin idrar üreten ve süzen dokularından ziyade, dış kısmındaki kabuk (korteks) tabakasından kaynaklanan kötü huylu tümörlerdir. Tıp literatüründe bu hastalık, Renal Cell Carcinom (RCC) olarak adlandırılır. Böbreğin farklı bölümlerinden kaynaklanan tümörlerin tedavi süreçleri ve nedenleri değişkenlik gösterdiği için, RCC tanısı spesifik bir uzmanlık gerektirir.

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 300.000 yeni böbrek kanseri vakası teşhis edilmektedir. İstatistikler, bu hastalığın gelişmiş ve endüstrileşmiş ülkelerde daha sık görüldüğünü kanıtlamaktadır. Cinsiyet dağılımına bakıldığında, erkeklerin yaşam boyu bu hastalığa yakalanma riski 1/69 iken, kadınlarda bu oran 1/116 seviyesindedir. Bu veriler, hastalığın erkeklerde çok daha yaygın olduğunu göstermektedir.

Böbrek Kanseri Nedenleri ve Risk Faktörleri

Geçmişte bir yaşlılık hastalığı olarak kabul edilen ve genellikle 65 yaş üzerinde görülen böbrek tümörleri, günümüzde gelişen radyolojik tanı yöntemleri ve check-up bilincinin artmasıyla daha genç yaşlarda da tespit edilmektedir. Hastalığın gelişiminde rol oynayan en temel risk faktörleri şunlardır:

  • Sigara kullanımı
  • Obezite (Aşırı kilo)
  • Hipertansiyon (Yüksek tansiyon hastası olmak)

Böbrek Kanseri Belirtileri ve Paraneoplastik Sendrom

Günümüzde hastaların %50'den fazlası, başka şikayetlerle doktora başvurduklarında yapılan tetkikler sonucunda tesadüfen tanı almaktadır. Klasik belirtiler olan karında kitle, idrardan kan gelmesi ve ağrı, hastaların sadece %7'sinde görülür. Ancak tümörün salgıladığı hormonların kana karışmasıyla oluşan ve Paraneoplastik Sendrom olarak adlandırılan şu belirtilere dikkat edilmelidir:

  • Nedeni açıklanamayan yüksek tansiyon
  • Sebepsiz ateş ve ani kilo kaybı
  • İzah edilemeyen kansızlık (anemi)
  • Kanda sedimentasyon değerinin yükselmesi
  • Karaciğer fonksiyon testlerinde bozulma

Böbrek Kanseri Teşhis Yöntemleri

Böbrek tümörlerinin teşhisinde modern görüntüleme teknikleri hayati önem taşır. Tanı genellikle şu yöntemlerle konulur:

  1. Tüm Batın Ultrasonografisi
  2. Bilgisayarlı Tomografi (BT)
  3. Manyetik Rezonans (MR)

Önemli bir not olarak; böbrek kanseri tanısında PET ve PET-CT yöntemlerinin, yukarıda belirtilen radyolojik tetkiklere karşı herhangi bir üstünlüğü bulunmamaktadır.

Böbrek Kanseri Tedavi Seçenekleri

Böbrek kanserinin birincil ve en etkili tedavisi cerrahi müdahaledir. Tanı konulduktan sonra mümkün olan en kısa sürede ameliyat planlanmalıdır. Eğer tümör uzak organlara yayılmamışsa, başarılı bir cerrahi operasyon genellikle tedavi için yeterli olmaktadır.

Ameliyat TürüUygulama YöntemiTercih Edilen Durumlar
Radikal NefrektomiLaparoskopik veya AçıkBüyük boyutlu tümörler veya ana damara uzanan pıhtı varlığı
Parsiyel NefrektomiNefron Koruyucu Cerrahi6 cm'den küçük, uygun yerleşimli tümörler

Radikal Nefrektomi ve Laparoskopik Cerrahi

Radikal Nefrektomi, kanserli böbreğin çevresindeki dokularla birlikte tamamen çıkarılması işlemidir. Bu operasyon genel anestezi altında yapılır. Günümüzde uygun boyutlu tümörlerde Laparoskopik Cerrahi (kapalı yöntem) tercih edilirken; tümörün çok büyük olması veya kalbe uzanan tümör pıhtısı varlığında klasik açık cerrahi uygulanmaktadır.

Parsiyel Nefrektomi (Böbrek Koruyucu Cerrahi)

Küçük boyutlu tümörlerde (genellikle 6 cm altı), böbreğin tamamını almak yerine sadece tümörlü kısmın çıkarıldığı Parsiyel Nefrektomi yöntemi uygulanır. Bu yöntem özellikle:

  • Tek böbrekli hastalar,
  • Her iki böbreğinde tümör olanlar,
  • Böbrek fonksiyonları sınırda olan hastalar için kritiktir.

Önemli: 7 cm ve üzerindeki tümörlerde, nüks riskini önlemek amacıyla böbreğin tamamının çıkarılması önerilir.

Metastatik (Yayılmış) Böbrek Kanserinde Modern Yaklaşımlar

Böbrek kanseri tanısı alan hastaların yaklaşık %30'u, tanı anında hastalığın başka organlara yayıldığı (metastatik) evrededir. Eskiden bu hastalar için tedavi imkanları kısıtlıyken, günümüzde Sitoredüktif Nefrektomi (tümörlü böbreğin çıkarılması) ve ardından uygulanan İmmunoterapi ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Cerrahi ve İmmunoterapi Kombinasyonunun Avantajları:

  • Ameliyat edilen hastaların yaşam süresi, edilmeyenlere oranla 2.5 kat daha uzundur.
  • Tümörlü kitlenin vücuttan uzaklaştırılması, baskılanmış olan bağışıklık sistemini yeniden canlandırır.
  • İmmunoterapi ilaçlarının etkinliği artar ve hastanın yaşam kalitesi yükselir.

Metastatik Cerrahide Uygunluk Kriterleri

Bu riskli ve teknik beceri gerektiren ameliyatların yapılabilmesi için şu şartlar aranır:

  • Hastanın genel vücut performansının yeterli olması,
  • Beyin ve karaciğerde yayılım bulunmaması,
  • Tümörde sarkomatoid elemanların yer almaması,
  • Operasyonun tecrübeli ekiplerce, donanımlı merkezlerde yapılması.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Tahir Karadeniz

Prof. Dr. Tahir Karadeniz

Prof. Dr. Tahir KARADENİZ 1957 yılında Ankara'da dünyaya gelmiştir.Orta ve lise öğrenimini TED Ankara Maarif Koleji'nde tamamlamıştır.1975-1982 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimi aldıktan sonra 1984- 1989 yılları arasında  ihtisasını  İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı'nda tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.