Bizi Rahatsız Eden Aslında Düşüncelerimizdir

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Olayların Ötesinde: Bizi Rahatsız Eden Gerçekten Nedir?
Hayatımızda karşılaştığımız durumlar karşısında verdiğimiz tepkiler, genellikle olayın kendisinden ziyade o olayı nasıl yorumladığımızla ilgilidir. Birçok kişi, yaşadığı mutsuzluğun kaynağını dışsal faktörlere bağlasa da, asıl belirleyici olan bilişsel süreçlerimiz ve sahip olduğumuz düşünce kalıplarıdır. Bu yazıda, bir danışan seansından yola çıkarak olaylara yüklediğimiz anlamların duygularımızı nasıl şekillendirdiğini inceleyeceğiz.
Bir Seans Notu: Mesajlaşma ve Değersizlik Algısı
Bir seans sırasında danışanım, erkek arkadaşıyla yaşadığı bir tartışmayı şu sözlerle dile getirdi: "Erkek arkadaşımla bugün tartıştık; artık bana değer vermediğini ve beni sevmediğini anladım." Bu düşünceye nasıl kapıldığını sorduğumda ise şu yanıtı aldım: "WhatsApp’tan mesaj yazdım, mesajı gördü ama bana saatler sonra cevap verdi."
Bu örnekte görüldüğü üzere, bir çift için hiçbir sorun teşkil etmeyecek bir durum, bir başkası için derin bir değersizlik hissi yaratabilmektedir. Burada asıl mesele mesajın geç gelmesi değil, kişinin bu durumu "değer görmüyorum" şeklinde etiketlemesidir.
Çocukluk Deneyimleri ve Bilinçaltı Kodlamaları
Bilişlerimiz ve düşüncelerimiz, özellikle çocukluk döneminde yaşadığımız tecrübelerle şekillenir. Örneğin, annesinin kediden korktuğunu gören bir çocuk, yetişkinliğinde bu korkunun nedenini bilmese de kedilerden uzak durur. Burada korkulan nesne kedi değil, zihne yerleşen "kediden korkulur" algısıdır.
Aynı durum ikili ilişkiler için de geçerlidir. Eğer bir birey, çocukluk döneminde ihtiyaç duyduğu ilgiye anında ulaşamadıysa, yetişkinlikte mesajına geç cevap verilmesini bir terk edilme veya değersizlik belirtisi olarak algılayabilir.
Bilişsel Çarpıtmaları Sorgulamak: Beyin Fırtınası
Danışanımla yaptığımız çalışmada, bu olumsuz düşünceyi rasyonel bir süzgeçten geçirdik. Süreç şu şekilde ilerledi:
- Duygu Analizi: Mesajın geç gelmesi danışana 10 üzerinden 9 şiddetinde bir değersizlik hissi veriyordu.
- Kanıt Sorgulama: İlişkide bu düşünceyi onaylamayan durumlar (ilgi, neşe, destek) gözden geçirildi.
- Alternatif Açıklamalar: Kişinin o an toplantıda olması veya iş yoğunluğu gibi ihtimaller değerlendirildi.
- Dış Bakış Açısı: Aynı durumu bir arkadaşı yaşasa ona ne tavsiye vereceği soruldu.
Bu sorgulama sonucunda, danışanımın hissettiği değersizlik puanı 9'dan 3'e geriledi. Bu, olay değişmese bile düşünce değiştiğinde duygunun da değişebileceğinin en somut kanıtıdır.
Neden Herkes Farklı Tepki Verir?
Bir olaya on farklı kişiden on farklı tepki geliyorsa, rahatsızlığın kaynağı olay değil, düşüncelerdir. Düşüncelerimizi ise şu faktörler oluşturur:
| Faktör | Etkisi |
|---|---|
| Erken Çocukluk | Yaşamın ilk yıllarındaki tecrübeler bilinçaltına kodlanır. |
| Ara İnançlar | Duygular nedeniyle olaylar karşısında otomatik kalıplar oluşur. |
| Bilinçaltı Kayıtları | Çocukken bastırılan duygular, yetişkinlikte benzer ortamlarda su yüzüne çıkar. |
Sonuç: Ayşe ve Fatma Örneği
Sonuç olarak; aynı WhatsApp mesajı geç geldiğinde Ayşe, "İşi vardır, müsait olunca yazar" diyerek hayatına devam ederken; Fatma, kendi içsel yaraları nedeniyle "Beni sevmiyor" diyerek derin bir üzüntü yaşayabilir. Bizi yöneten olaylar değil, o olaylara dair zihnimizde taşıdığımız otomatik tepkilerdir.
Sevgiler.





