Doktorsitesi.com

Aşk Oyunları

Aile Danışmanı Yonca Sargın
Aile Danışmanı Yonca Sargın
22 Eylül 2022227 görüntülenme
Randevu Al
İyi bir aile içi iletişim, aile bireylerinin ruh sağlığını olumlu yönde etkiler. Motivasyonu arttırır, aile bireylerinin günlük yaşantılarında daha uyum içinde olmalarını sağlar. Hızlı yaşam koşulları, uzun çalışma saatleri, büyük şehir stresi, trafik ve buna benzer günlük yaşam koşuşturmacaları, ister istemez aile içi ilişkilerimizi olumsuz yönde etkilemektedir.
Aşk Oyunları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aile İçi İletişimin Ruh Sağlığı Üzerindeki Kritik Rolü

Sağlıklı bir aile içi iletişim, bireylerin ruh sağlığını doğrudan ve olumlu bir şekilde etkileyen en temel unsurdur. Güçlü bağlar kurmak, aile üyelerinin motivasyonunu artırırken günlük yaşamda daha uyumlu bir birliktelik sergilemelerine olanak tanır. Ancak günümüzün hızlı yaşam koşulları, uzun çalışma saatleri, büyük şehir stresi ve trafik gibi faktörler, aile içi ilişkileri yıpratabilmektedir. Özellikle her iki eşin de çalıştığı durumlarda eve yorgun gelinmesi, bireylerin kendi dünyalarına çekilmesine ve zamanla iletişimsizlik sorununun baş göstermesine neden olur.

İlişkilerde Rutin ve Duygusal Uzaklaşma

Zamanla eşlerin birbirine olan ilgisini kaybettiği yönündeki algı yanılgıları, huzur bulmamız gereken evimizi sadece temel ihtiyaçların karşılandığı bir durak haline getirebilir. Bu süreçte eşler adeta birer ev arkadaşına dönüşür ve başlangıçtaki heyecan yerini sıradanlığa bırakır. Sevgi varlığını sürdürse de; hayata bağlılık veren dopamin ve pozitif hissettiren endorfin hormonlarının eksikliği, eşlerde stres, gerginlik ve keyifsizlik yaratır.

İlişkinizi bu monotonluktan kurtarmak ve eski heyecanlı günlere dönmek için uygulayabileceğiniz stratejik adımlar şunlardır:

1. Tüm İlginizi Eşinize Yöneltin

Birlikte vakit geçirirken dijital dünyadan uzaklaşın. Cep telefonlarını bir kenara bırakarak zihninizi yapılacaklar listesinden arındırın. Göz teması kurmak ve eşinizi gerçekten dinlemek, ona verdiğiniz değeri göstermenin en etkili yoludur. Sadece sizi ilgilendiren kısımları değil, anlatılan tüm detayları odaklanarak dinleyin.

2. Rutinin Dışına Çıkarak Şaşırtın

Sıradan bir akşamı özel bir ana dönüştürmek sizin elinizde. Eşinizi ev kıyafetleri yerine en sevdiği kıyafetlerle, güzel bir müzik ve şık bir sofra ile karşılayın. Sohbetlerinizde iş stresinden ziyade;

  • Neden birbirinize aşık olduğunuzu,
  • Birlikte olmaktan duyduğunuz mutluluğu,
  • Ortak komik anılarınızı konuşarak endorfin seviyenizi yükseltin.

3. Düzenli Olarak Randevulaşın

Tıpkı ilişkinizin ilk günlerindeki gibi özel buluşmalar organize edin. İş ve ev rutininden uzaklaşmak için şu aktiviteleri değerlendirebilirsiniz:

  • Sinema veya konser etkinlikleri,
  • Daha önce keyif aldığınız hobiler,
  • Şehir içinde yeni mekan keşifleri.

4. Sevgi Dillerini Keşfedin ve Uygulayın

Her bireyin sevgi alma ve gösterme biçimi farklıdır. Eşinizin sevgi dilini öğrenerek ona uygun şekilde yaklaşın:

Sevgi DiliUygulama Yöntemi
Onay SözleriBaşarılarını takdir edin, övün ve cesaret verici konuşun.
Nitelikli ZamanOrtak hobiler edinin ve sadece birbirinize odaklanın.
Hediye AlmaMaddi değerinden bağımsız, onu düşündüğünüzü simgeleyen küçük sürprizler yapın.
Fiziksel TemasSarılmak ve el ele tutuşmak, sevgiyi hissettirmenin en kısa yoludur.

5. Cinsel Yaşamı ve Yakınlığı Önemseyin

Evliliğin temel taşlarından biri olan cinsel yaşam, aile mutluluğunun vazgeçilmez bir öğesidir. Zamanla azalan cinsel ivmeyi artırmak için fizyolojik bir engel yoksa şu yöntemler denenebilir:

  • Küçük aşk oyunları ve fantezi modellemeleri,
  • Nefes egzersizleri ile gevşeme teknikleri,
  • Güzel sevişme sanatı üzerine farkındalık geliştirmek.

Unutmayın ki asıl önemli olan cinselliğin sayısı değil, paylaşılan anların kalitesi ve alınan karşılıklı keyiftir. Monoton yaşamın aşkınızı ve birlikteliğinizi yutmasına izin vermeyin!

Etiketler

Düzenli cinsel ilişkiCinsellikÇift terapisiİletişim sorunuİlgi ve istek kaybıÖfkeEvlilik içi çatışmaAile ve iletişimİnsan ilişkileriAile danışmanlığıÖfke kontrol yöntemleriMotivasyon içinTerapi ruh sağlığıEvlilik terapistiAile danışmanıÖfke kontrolü sorunuEvlilik terapisi ve aile sorunlariÖfke kontrol tedavisi nasıldırSağlıklı ilişkilerSağlıklı ilişki nasıl kurulurAile terapiEvliliklerde monotonlukSağlıklı ilişkiler ve evlilik içinbeş sevgi dili

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Yonca Sargın

Aile Danışmanı Yonca Sargın

1973 doğumlu olan Yonca Sargın 1995 yılında İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünden mezun olmuştur. 2010 yılında Akdeniz Üniversitesi’nde MBA yüksek lisansını yapmış, 2016 yılında Marmara Üniversitesi'nde, Aile Danışmanlığı eğitimini tamamlayarak, uluslararası geçerliliği olan Aile Danışmanı sertifikasını almış ve bu danışmanlığı yapmaya hak kazanmıştır. Destekleyici olarak; Virginia International University onaylı Bilgelik Enstitüsü'nden Aile ve Çift terapisi, Pİ İstanbul’dan Gottman Çift Terapisi, Brainspotting Trainings INC.’den Brainspotting 1, İstanbul Kent Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nden BDT, Psikonet’ten
ve İstanbul Gedik Üniversitesi’nden Şema Terapi, Çevrimiçi Terapi Merkezi’nden EMDR, Başkent Psikoloji Nevin Dölek’ten Yas ve Travma eğitimleri almıştır. Ayrıca, ergen ve yetişkin testleri, bireysel ve çift vaka analizleri, çözüm odaklı danışmanlık, transaksiyonel analiz, kuantum, mindfulness alanlarında da eğitim ve seminerlere katılmıştır. 25 yıl Tekfen Holding tarımsal sanayi grubunda satış pazarlama departmanında yöneticilik yapmış, departman içi iletişim, zaman yönetimi, stres yönetimi, motivasyon, müşteri memnuniyeti, kurumsal iletişim konulu seminerler vermiştir. Azize Bek danışmanlık merkezinde kişisel gelişim seminerleri vermiş ve aile
danışmanlığı yapmıştır. Sosyal sorumluluk projesi kapsamında ODTÜ Gençlik merkezinde öğrenci ve ailelerine seminerler vermiştir.
Asıl çalışma alanı yetişkin ve çift olan Yonca Sargın, Antalya’da yüz yüze, Türkiye ve yurt dışında da online olarak danışmanlık vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.