BİR OLGU BAĞLAMINDA MAJÖR DEPRESYON VE YAYGIN KAYGI BOZUKLUĞU TANILI HASTALARDA YETİŞKİN AYRILMA ANKSİYETESİ EK TANISININ İNCELENMESİ

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Yetişkin Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu (YAAB) Nedir?
Ayrılma anksiyetesi, bireyin anne-baba gibi temel bağlanma figürlerinden ölüm, boşanma veya hastalık gibi nedenlerle ayrılması durumunda ya da bu ayrılığa yönelik beklenti düşüncesiyle ortaya çıkan aşırı korku ve endişe halidir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verileri, 18 ülkede yürütülen geniş kapsamlı bir araştırmada yaşam boyu Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu (AAB) yaygınlığının %4,8 olduğunu göstermektedir. Bu vakaların %43,1’inde hastalığın 18 yaşından sonra başladığı tespit edilmiş, bu durum Yetişkin Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu (YAAB) kavramının önemini ortaya koymuştur.
Tanısal Gelişim ve DSM-5 Değişiklikleri
Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu, DSM-III ve DSM-IV kılavuzlarında yalnızca bir çocukluk çağı bozukluğu olarak tanımlanmıştır. Ancak yapılan araştırmalar, belirtilerin çocuklukta başlayıp yetişkinlikte devam edebildiğini veya ilk kez yetişkinlik döneminde ortaya çıkabildiğini kanıtlamıştır. Bu bilimsel gelişmeler ışığında, DSM-5 (2013) ile birlikte yaş ölçütü kaldırılmış; bozukluk çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemlerini kapsayacak şekilde yeniden sınıflandırılmıştır.
YAAB Belirtileri ve Klinik Görünüm
Yetişkinlerde ayrılma anksiyetesi tanısı konulabilmesi için belirtilerin en az 6 ay sürmesi ve kişinin mesleki veya sosyal hayatını olumsuz etkilemesi gerekmektedir. YAAB tablosunda öne çıkan temel belirtiler şunlardır:
- İşe Gitmeyi Reddetme: Çocukluktaki okul reddi davranışının yerini yetişkinlikte işe gitmeyi reddetme alabilir.
- Evden Uzaklaşma Kaygısı: Kişi vaktinin çoğunu evde geçirmek ister, farklı şehirdeki eğitim veya iş fırsatlarını reddedebilir.
- Somatik Belirtiler: Evden uzaklaşıldığında mide bulantısı ve baş ağrısı gibi fiziksel şikayetler görülebilir.
- Kabuslar: Sevilen kişiye zarar geleceğine dair tekrarlayan kabuslar ve aşırı kaygı düşünceleri yaygındır.
- Güvenli Alan Tercihi: Sosyal aktivitelerde bile eve yakın yerlerde bulunma isteği baskındır.
Komorbidite: Diğer Ruhsal Bozukluklarla İlişkisi
YAAB, sıklıkla Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB) ve Majör Depresyon ile birlikte görülmektedir. Ülkemizde yapılan çalışmalar, bu ek tanıların (komorbidite) hastalığın seyrini güçleştirdiğini göstermektedir. İstatistiksel veriler şu tabloyu ortaya koymaktadır:
| Bozukluk Türü | YAAB Ek Tanı Oranı |
|---|---|
| Yaygın Anksiyete Bozukluğu | %23 - %46 |
| Majör Depresyon | %41 |
| Psikiyatri Kliniği Başvuruları (Kadın) | %30 |
| Psikiyatri Kliniği Başvuruları (Erkek) | %24 |
Olgu Sunumu: 26 Yaşında Kadın Hasta Analizi
Kliniğimize başvuran 26 yaşındaki kadın danışan (A.), okula devam edememe, eve kapanma ve yoğun kaygı şikayetleri bildirilmiştir. Danışanın geçmişinde İstanbul ve Eskişehir gibi şehirlerde üniversite kazanmasına rağmen, ailesinden uzak kalamadığı için bu şehirlerden geri döndüğü ve bu süreçlerde intihar girişimlerinde bulunduğu saptanmıştır.
Danışanın klinik tablosunda şu bulgular dikkat çekicidir:
- Anneye Aşırı Bağlılık: Annesini bir ateş çukurunda kaybettiğine dair çocukluğundan beri süregelen kabuslar.
- Kaçınma Davranışları: Evden uzaklaştığında yoğun mide bulantısı ve baş ağrısı yaşaması.
- Sosyal İzolasyon: Haftalarca evden çıkmama, öz bakımın azalması ve aşırı yemek yeme (duygusal yeme).
- Güvenlik Arayışı: Televizyon açık olmadan uyuyamama veya ders çalışamama.
Tanı ve Uygulanan Psikolojik Testler
Danışana uygulanan testler sonucunda elde edilen veriler, klinik gözlemlerle paralellik göstermektedir:
- Beck Kaygı ve Depresyon Envanterleri: Şiddetli düzeyde anksiyete ve depresyon belirtileri.
- Yetişkin Ayrılma Anksiyetesi Belirti Envanteri: Şiddetli düzeyde ayrılma anksiyetesi bulguları.
Bu sonuçlar ışığında danışana Çocukluk Başlangıçlı Yetişkin Ayrılma Anksiyetesi, Majör Depresyon ve Yaygın Anksiyete Bozukluğu tanıları konulmuştur. Özellikle evden uzaklaştığında yaşadığı intihar girişimleri, YAAB'nin ne kadar ciddi boyutlara ulaşabileceğini göstermektedir.
Tedavi Yöntemleri: Farmakoterapi ve Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
YAAB tedavisinde hem psikofarmakolojik hem de psikoterapötik yaklaşımlar kritik öneme sahiptir. Tedavi süreci şu bileşenleri içerir:
- İlaç Tedavisi: Kaygı ve depresyon düzeyini kontrol altına almak amacıyla antidepresanlar, serotonin geri alım inhibitörleri ve benzodiazepinler kullanılabilir.
- Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Sistematik duyarsızlaştırma, model alma, işlevsel davranış değerlendirmesi ve yüzleştirme teknikleri ile belirtilerin şiddeti azaltılmaktadır.
Sonuç olarak; YAAB ek tanısının göz ardı edildiği vakalarda tedavi süreci zorlaşmakta ve uzamaktadır. Klinisyenlerin, özellikle dirençli anksiyete ve depresyon vakalarında yetişkin ayrılma anksiyetesi ihtimalini titizlikle değerlendirmeleri önerilmektedir.




