Doktorsitesi.com

Bilişsel davranışcı grup terapileri ve yeme bozuklukları

Uzm. Psk. Aybike Hazal Ünal
Uzm. Psk. Aybike Hazal Ünal
14 Eylül 2018164 görüntülenme
Randevu Al
  • İnsanların duygu ve davranışlarını belirleyen temel unsur dışsal olayların kendisi değil, bireyin bu olaylara yüklediği anlamlar ve düşünce süreçleridir.
  • Psikolojik sorunların temelinde yatan işlevsel olmayan hatalı yorumlar ve düşünce kalıpları, terapi sürecinde yeniden düzenlenerek iyileşme hedeflenir.
  • Aaron Beck ve Albert Ellis'in çalışmalarıyla şekillenen Bilişsel Davranışçı Terapi, hem zihinsel hem de eylemsel teknikler kullanarak bilimsel geçerliliği kanıtlanmış çözümler sunar.
Bilişsel davranışcı grup terapileri ve yeme bozuklukları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İnsan Düşüncesinin Duygu ve Davranış Üzerindeki Belirleyici Rolü

İnsanlar, doğası gereği düşünen varlıklardır ve diğer canlılardan ayrılan en temel özellikleri, düşünceleri üzerine tekrar düşünebilme ve yorum yapabilme yetenekleridir. Tarih boyunca düşüncenin önemi geniş kitlelerce kabul görmüş, geçmiş dönem filozoflarının ortaya koyduğu yorumlar günümüzdeki pek çok kavramın temel taşını oluşturmuştur. Bireylerin duygulanım ve davranış stilleri, doğrudan bu düşünce süreçlerinin bir sonucu olarak şekillenmektedir.

Bu temel anlayıştan yola çıkarak, düşüncelerin insan psikolojisi üzerindeki etkisini merkezine alan Bilişsel Davranışçı Kuram geliştirilmiştir. Kuramın özünde, insanların duygusal tepkilerini ve hareketlerini belirleyen ana faktörün dışsal olaylardan ziyade, bu olaylara yüklenen anlamlar olduğu gerçeği yatar.

Psikolojik Sorunların Kaynağı: İşlevsel Olmayan Yorumlar

Bilişsel davranışçı yaklaşıma göre, bireylerin günlük işlevselliğinde bozulmalara yol açan psikolojik sorunların temelinde yaşanan olayların kendisi bulunmamaktadır. Asıl sorun, kişilerin bu olaylarla ilgili geliştirdiği işlevsel olmayan yorumlamalardır. Olaylar, rahatsızlıkların tetiklenmesinde bir etken olsa da, asıl belirleyici unsur bireyin bu duruma yönelik hatalı çıkarımlarıdır.

Kişilerin olaylar karşısında geliştirdiği yanlış yorumlar ve işlevsel olmayan düşünce kalıpları, psikolojik rahatsızlıkların ortaya çıkmasındaki temel mekanizmayı oluşturur. Bu bağlamda terapi süreci, bu düşünce yapılarının yeniden düzenlenmesini hedefler.

Bilişsel Davranışçı Terapinin Tarihçesi ve Gelişimi

Bilişsel terapiler, 1960 yılında Aaron Beck tarafından geliştirilen profesyonel bir psikoterapi türüdür. İlk aşamada yalnızca depresyon tedavisi için tasarlanan bu yöntem, zamanla pek çok farklı patolojinin tedavisinde uygulanabilir hale getirilmiştir. Kuramın evrimindeki kritik aşamalar şu şekilde özetlenebilir:

  • Aaron Beck (1960): Bilişsel terapinin temellerini depresyon odaklı olarak attı.
  • Albert Ellis: Geliştirdiği Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi ile sürece katkı sağladı.
  • Entegrasyon: Beck ve Ellis’in yaklaşımlarının birleşmesiyle modern Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) formu oluştu.
  • Davranışçı Destek: Mevcut davranışçı terapistlerin bu kuramı benimsemesi, yaklaşımın bilimsel gücünü artırdı.

BDT'de Kullanılan Teknikler ve Bilimsel Geçerlilik

Bilişsel davranışçı terapi çatısı altında, soruna yönelik hem zihinsel hem de eylemsel müdahaleler uygulanmaktadır. Bu süreçte kullanılan temel teknikler şunlardır:

Teknik TürüAmacı
Bilişsel TekniklerSoruna neden olan işlevsiz bilişlerin ve düşüncelerin değiştirilmesi.
Davranışçı Tekniklerİşlevsel olmayan davranışların değiştirilmesi ve yeni becerilerin kazandırılması.

Bu iki yaklaşım tek bir çatı altında birleşmiş olsa da, literatürde hala ayrı ayrı bilişsel terapi ve davranışçı terapi olarak da uygulanabilmektedir. Ancak her iki disiplin de genel olarak bilişsel davranışçı terapiler başlığı altında değerlendirilir. Son otuz yıl içerisinde sistematik bir yapıya kavuşan bu yaklaşımın etkililiği, literatürdeki çok sayıda bilimsel araştırma ile kanıtlanmıştır.

Etiketler

Grup terapisiBilişsel davranışçı terapiYeme bozuklukları

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Aybike Hazal Ünal

Uzm. Psk. Aybike Hazal Ünal

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.