Doktorsitesi.com

BEYİN KAVERNOMLARI ( KAVERNÖZ ANJİOMLAR)

Prof. Dr. Hidayet Akdemir
Prof. Dr. Hidayet Akdemir
15 Aralık 20201349 görüntülenme
Randevu Al
BEYİN KAVERNOMLARI ( KAVERNÖZ ANJİOMLAR)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kavernom Nedir? Temel Özellikleri ve Görülme Sıklığı

Kavernom, beyin, beyincik, beyin sapı, omurilik ve göz küresi gibi farklı bölgelerde konumlanabilen, doğuştan gelen iyi huylu ve düşük basınçlı beyin damar yumaklarıdır. Bu yapılar genellikle tekil olarak görülmekle birlikte, kalıtsal geçiş gösteren bireylerde birden fazla sayıda saptanabilirler.

Kavernomlar, yüksek basınçlı damar yumakları olan arterio-venöz malformasyonlardan (AVM) sonra en sık karşılaşılan ikinci damar anomalisi türüdür. Toplumda görülme sıklığı %0.02 ile %0.6 arasında değişen bu nadir durum, kadın ve erkeklerde eşit oranda izlenir. Boyutları ise milimetrik seviyelerden 1.5-3 cm büyüklüğe kadar ulaşabilmektedir.

Kavernom Belirtileri ve Şikayetleri Nelerdir?

Kavernomun klinik belirtileri, lezyonun merkezi sinir sistemindeki yerleşim yerine göre değişkenlik gösterir. Hastalarda en sık karşılaşılan şikayetler şunlardır:

  • Baş ağrısı
  • Epilepsi (sara) nöbetleri
  • Tekrarlayan kanamalara bağlı felçler
  • Denge bozuklukları
  • Göz kası felçleri

Özellikle beyin yerleşimli kavernomlarda baş ağrısı ve sara nöbetleri ön plandayken; beyin sapı gibi kritik bölgelerdeki yerleşimlerde tekrarlı beyin kanamaları sonucu denge kaybı ve felç gibi daha ağır tablolar gelişebilmektedir.

Kavernomda Kanama Riski ve Nedenleri

Kavernomlar, yüksek akımlı damar yumaklarının aksine genellikle büyük ve ani inmelere yol açan kanamalardan ziyade; mikro kanamalar veya hastanın fark edemeyeceği kadar küçük, sessiz kanamalar şeklinde seyreder. Ancak bazı faktörler bu damar yumaklarını tetikleyerek kanama riskini artırabilir.

Kavernom Kanamasını Tetikleyen Faktörler
Yüksek kan basıncı (Tansiyon)
Gebelik süreci
Efor gerektiren ağır sporlar
Yoğun stres

Kavernom Tanısı Nasıl Konur?

Günümüzde kavernomların teşhisi, gelişmiş görüntüleme teknolojileri sayesinde oldukça kolaydır. İlaçlı Beyin MR (Manyetik Rezonans) test yöntemi, kavernomların net bir şekilde görüntülenmesini ve kesin teşhisin konulmasını sağlayan en etkili yöntemdir.

Kanama Sıklığı ve Risk Analizi

Kavernomlarda ilk kanama oranı %0,2 ile %1,2 gibi düşük bir seviyededir. Ancak bir kez kanama gerçekleştikten sonra, ikinci veya tekrarlayıcı kanama riski %5 ile %60 gibi yüksek oranlara çıkmaktadır. Özellikle beyin sapı yerleşimli lezyonlarda tekrarlı kanama oranları çok daha yüksektir. Her kanama atağı, beyinde yeni bir sara riski oluşturabilir veya kalıcı sakatlıklara yol açabilecek yeni klinik bulguları tetikleyebilir.

Kavernom Tedavi Yöntemleri

Kavernom tedavisinde yaklaşım, hastanın şikayetlerine ve lezyonun konumuna göre belirlenir. Hiçbir şikayeti olmayan veya tesadüfen saptanan vakalar sadece düzenli takip edilir. Ancak aşağıdaki durumlarda cerrahi müdahale gereklidir:

  1. Tekrarlı beyin kanaması geçiren hastalar,
  2. İlaç tedavisine rağmen devam eden sara nöbetleri,
  3. Beyin sapı ve diğer kritik bölgelerdeki yerleşimler.

Mikro Cerrahi: Altın Standart Tedavi

Kavernom tedavisinde mikro cerrahi yöntemi altın standart olarak kabul edilir. Bu cerrahi işlemde sadece kavernomun çıkarılması hedeflenmez; aynı zamanda kavernomun etrafında tahrip olmuş ve nöbeti tetikleyen dokular da temizlenir. Bu sayede, ilaçların yetersiz kaldığı sara nöbetlerinde tam iyileşme sağlanabilmektedir.

Işın Tedavisinin Yeri

Kavernomlarda ışın tedavisi (Gama veya Cyberknife) oldukça tartışmalı bir konudur. Ameliyat edilemeyen kritik bölge kavernomlarında ışın tedavisi uygulanan hastaların, sonraki takiplerinde kanama riskiyle tekrar karşılaştıkları ve cerrahiye ihtiyaç duydukları gözlemlenmiştir. Bu nedenle cerrahi öncelikli tercihtir.

Ameliyat Riskleri ve Teknolojik Gelişmeler

Her beyin ameliyatında olduğu gibi kavernom cerrahisinde de belirli riskler mevcuttur. Ancak günümüzün yüksek teknolojili cerrahi donanımları ve tecrübeli uzman ellerde bu riskler minimum seviyeye indirilmiştir. Ameliyatın temel amacı; hastayı tekrarlayan kanamalardan korumak, kalıcı hasarları önlemek ve dirençli sara nöbetlerini ortadan kaldırmaktır.

Etiketler

Kavernom hastalığıKavernom ameliyatıYüksek kan basıncıKavernom tedavisiEpilepsiBaş ağrısıBayılmakavernom nedir?kavernom hakkında her şeysara nöbetleriani bayılmasara hastalığıbeyinde kavernomkavernom neden kanarbeyin damar yumağıbeyinde damar yumakları

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hidayet Akdemir

Prof. Dr. Hidayet Akdemir

Prof. Dr. Hidayet AKDEMİR, 2 Mart 1954 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini 1972 yılında Nevşehir Lisesi'nde bitirmiştir. 1973 yılında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1979 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1983- 1988 yılları arasında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı'nda yaparak Nöroşirürji uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.