Doktorsitesi.com

Bel fıtıgı kabusunuz olmasın

Op. Dr. Erhan Arslan
Op. Dr. Erhan Arslan
27 Kasım 2017211 görüntülenme
Randevu Al
Bel fıtıgı kabusunuz olmasın
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bel Fıtığı Nedir? Bel ve Bacak Ağrılarının Temel Sebepleri

Erişkin nüfusun yaklaşık %80’i, yaşamlarının en az bir döneminde ciddi bir bel ağrısı atağı ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu tür sağlık sorunları genellikle yatak istirahati veya ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilse de, bel ve bacaklara vuran şiddetli ağrıların en temel nedenlerinden biri bel fıtığıdır.

Bel Omurgasının Yapısı ve Disklerin Görevi

İnsan belinde toplam 5 adet omur ve bu omurların arasında yastıkçık görevi gören diskler yer alır. Sağlıklı bir disk, omurgada tıpkı bir araba amortisörü gibi çalışarak şok emici işlev görür. Disklerin temel görevleri şunlardır:

  • Omurgayı yer çekimine karşı korumak.
  • Atlama, çekme ve itme gibi güçlü hareketlerin etkisini minimize etmek.
  • Hareket kabiliyetini desteklemek.

Yatma dışındaki tüm aktivitelerde, özellikle ayakta durma ve uzun süreli oturma eylemlerinde omurgamıza ve disklerimize yoğun yük biner.

Bel Fıtığı Nasıl Oluşur?

Fıtıklaşma, diskin merkezinde bulunan çekirdeğin dışarıya doğru basınç yapmaya başlamasıyla meydana gelir. Bu durum iki temel sonuca yol açabilir:

  1. Bölgesel bel ağrısı oluşumu.
  2. Omurilikten çıkan sinir köklerine baskı yaparak şiddetli bacak ağrısı (siyatik).

Tanı ve Ameliyatsız Tedavi Yöntemleri

Bel ve bacak ağrısı şikayetiyle başvuran hastalar için süreç, detaylı bir fiziksel muayene ile başlar. Bel MR'ı gibi radyolojik incelemeler ve laboratuvar testleri sonucunda kesin tanı konularak tedavi planı oluşturulur.

Kuvvet kaybı olmayan ve MR sonuçlarında belirgin fıtığı bulunmayan hastalar için şu tedavi yöntemleri uygulanır:

  • İstirahat ve ilaç tedavisi,
  • Fizik tedavi uygulamaları,
  • Ağrı tedavisine yönelik girişimsel uygulamalar.

Bel Fıtığında Cerrahi Tedavi Ne Zaman Gereklidir?

Cerrahi müdahale kararı verilirken belirli kriterler göz önünde bulundurulur. Aşağıdaki durumlarda ameliyat seçeneği değerlendirilir:

  • İstirahat, ilaç ve fizik tedaviye rağmen geçmeyen ağrılar,
  • Sosyal ve iş yaşantısının ciddi şekilde kısıtlanması,
  • Bacak veya ayakta ciddi kuvvet kayıplarının (felç riski) ortaya çıkması.

Önemli Not: Tedavisinde geç kalınan vakalarda ağrılar ve felç durumları kalıcı hale gelebilmektedir. Günümüzde gelişen cerrahi teknikler sayesinde hastalar kısa sürede eski yaşamlarına dönebilmektedir.

Mikrocerrahi (Mikrodiskektomi) ile Hızlı İyileşme

Cerrahi tedavinin temel amacı, sinir üzerindeki baskıyı kaldırarak ağrıyı ve güçsüzlüğü gidermektir. Günümüzde en çok önerilen yöntem, halk arasında kapalı ameliyat olarak da bilinen mikrodiskektomi tekniğidir.

Bel ve bacak ağrılarınızdan yaklaşık yarım saat süren bir işlemle kurtulmanız mümkündür.

Mikrocerrahi Yönteminin Avantajları ve Ameliyat Sonrası Süreç

Mikrodiskektomi yönteminde kullanılan gelişmiş mikroskoplar, hastaların sosyal hayata dönüşünü hızlandırır. Sürecin özellikleri şu şekildedir:

ÖzellikAçıklama
Kesi BoyutuSadece 1-2 cm civarındadır.
Ayağa KalkmaAmeliyattan 5 saat sonra hasta ayağa kalkabilir.
Taburcu SüresiGenellikle ameliyattan 1 gün sonra taburcu işlemi yapılır.
Günlük AktiviteHasta, tuvalet gibi ihtiyaçlarını yardımsız görebilir.

Taburcu olan hastalara özel bir egzersiz programı verilir ve günde en az 1 saat tempolu yürüyüş yapmaları önerilir. Bu yöntem, minimal hasar ile maksimum iyileşme konforu sağlar.

Etiketler

Bel ağrılarıBel ameliyatıBel ameliyatlarıBel kireçlenme tedavisiBel ağrısı tedavisiBel fıtığı ameliyatıBel agrısı

Yazar Hakkında

Op. Dr. Erhan Arslan

Op. Dr. Erhan Arslan

Op. Dr. Erhan ARSLAN, 10 Temmuz 1972 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1998 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, aynı üniversitede yaparak 2006 yılında Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.