Doktorsitesi.com

MİYELOMENİNGOSEL ( SPİNA BİFİDA APERTA), Doğumsal Malformasyon

Prof. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz
Prof. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz
29 Aralık 2015538 görüntülenme
Randevu Al
  • Spinal disrafizm, omurga ve omuriliğin oluşum evresinde meydana gelen nöral tüp kapanma defektlerini ifade eden ve genetik ile çevresel faktörlere bağlı gelişen doğumsal bir malformasyondur.
  • En yaygın açık form olan miyelomeningosel, genellikle bel bölgesinde sinir yapılarını içeren bir kese ile karakterizedir ve sıklıkla hidrosefali gibi ek anomalilerle birlikte görülür.
  • Tedavi süreci, doğumdan sonraki ilk 24-48 saat içinde yapılan mikrocerrahi müdahaleyi ve sonrasında yaşam kalitesini artırmak için uygulanan multidisipliner fizik tedavi süreçlerini kapsar.
MİYELOMENİNGOSEL ( SPİNA BİFİDA APERTA), Doğumsal Malformasyon
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Spinal Disrafizm Nedir?

Spinal disrafizm, omurilik ve omurganın oluşum evresinde meydana gelen nöral tüp kapanma defektlerini ifade eden genel bir tıbbi terimdir. Normal gelişim sürecinde birleşmesi gereken dokuların tam olarak birleşememesi sonucunda ortaya çıkan bu durum, doğumsal spinal malformasyonlar kategorisinde yer alır. Bu yapısal bozukluklar, sinir sisteminin gelişimini doğrudan etkileyerek çeşitli klinik tablolara yol açabilmektedir.

Spinal Disrafizm Türleri

Spinal disrafizm, klinik özelliklerine ve doku tutulumuna göre temel olarak iki ana gruba ayrılmaktadır:

  1. Spina Bifida Okülta (Kapalı): Omurganın arka elemanlarında defekt bulunmasına rağmen meningeal veya nöral yapılarda bir fıtıklaşma (herniasyon) görülmez. Fizik muayenede belirgin bir kese izlenmez; ancak bu yapılar omurga kanalına doğru uzanım gösterebilir.
  2. Spina Bifida Aperta (Açık/Kistik): Omurilik ve zarlarının dışarıya doğru fıtıklaştığı, genellikle bir kese ile karakterize olan formdur.

Miyelomeningosel (Açık Spina Bifida) Nedir?

Miyelomeningosel, omurga ve omuriliğin doğumsal gelişim yetersizliği olarak tanımlanan en yaygın açık spina bifida formudur. Bu malformasyonda, özellikle lomber ve sakral bölgelerde gelişim yetersizliğine bağlı olarak meningeal ve nöral yapılar dışarıya doğru herniye olur. Bu yapılar, bazen tamamen açık bazen de ince bir zarla çevrili, içinde beyin omurilik sıvısı (BOS) bulunan bir kese şeklinde kendini gösterir.

Miyelomeningosel kesesi, doğrudan omurilik kanalı ile bağlantılıdır ve içerisinde hayati öneme sahip nöral yapılar barındırır. Bu durum, sadece omurga ile sınırlı kalmayıp diğer organ ve sistemleri etkileyen anomalilerle de birlikte seyredebilir.

Miyelomeningosel Nedenleri ve Risk Faktörleri

Spina bifida, gebeliğin henüz ilk 28. gününde, anne adayı hamileliğinin farkında bile değilken gelişmektedir. Etyolojide genetik faktörler önemli bir yer tutsa da kesin neden tam olarak bilinmemektedir. Ancak araştırmalar sonucunda suçlanan temel risk faktörleri şunlardır:

  • Folik asit eksikliği ve beslenme bozuklukları
  • Valproik asit başta olmak üzere bazı anti-epileptik ve analjezik ilaçların kullanımı
  • Alkol ve sigara tüketimi
  • İçme sularındaki ağır metaller
  • Hipertermi (yüksek vücut ısısı)

Özellikle gebelik öncesi ve sırasında folik asit takviyesi alan annelerin bebeklerinde, miyelomeningosel görülme oranının anlamlı derecede azaldığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Görülme Sıklığı ve Tanı Yöntemleri

Dünya genelinde ve ülkemizde açık spinal malformasyonların görülme sıklığı 1000 canlı doğumda 1-3 arasındadır. Ailesinde disrafik birey bulunan kişilerde risk, normal popülasyona göre daha yüksektir. Günümüzde modern tıp teknikleri sayesinde tanı süreci şu şekilde ilerlemektedir:

Tanı YöntemiUygulama Dönemi ve Detaylar
Amniyon Sıvısı AnaliziAlfa-fetoprotein ve asetil kolin esteraz düzeyleri incelenir.
Ultrasonografi (USG)Gebeliğin 16-18. haftalarında deneyimli hekimlerce tespit edilebilir.
Magnetik Rezonans (MRG)Anne karnındaki bebekte malformasyonun detaylı incelenmesini sağlar.
Fizik MuayeneDoğum anında gözle görülen kese formasyonu ile kesin tanı konur.

Belirtiler ve Eşlik Eden Anomaliler

Miyelomeningosel hastası bebeklerde, sırt veya bel bölgesindeki kesenin yanı sıra farklı klinik tablolar da görülebilir. Chiari malformasyonu (beyinciğin aşağı sarkması) ve buna bağlı gelişen hidrosefali (beyinde sıvı birikmesi) en sık görülen eşlikçi durumlardır. Ayrıca şu semptomlar gözlemlenebilir:

  • Skolyoz (omurga eğriliği) ve el/ayak deformiteleri
  • Bebeklerin baş çevresinde aşırı büyüme ve bilinç düzeyinde bozulma
  • Solunum bozuklukları ve his kusurları
  • Bacaklarda felçlik ve sfinkter (idrar/gaita kontrolü) kusurları

Tedavi ve Cerrahi Müdahale Süreci

Miyelomeningosel tedavisi, tanı konulduğu andan itibaren başlayan çok disiplinli bir süreçtir. Bu süreçte beyin ve sinir cerrahisi, ortopedi, fizik tedavi, psikiyatri ve yenidoğan birimleri koordineli çalışmalıdır.

Cerrahi müdahale, doğumdan sonraki ilk 24-48 saat içerisinde gerçekleştirilmelidir. Ameliyat öncesinde hem spinal hem de kraniyal radyolojik görüntülemeler tamamlanarak eşlik eden diğer anomaliler belirlenmelidir. Mikrocerrahi tekniklerin kullanıldığı bu operasyonlarda temel amaçlar şunlardır:

  • Omurilik ve sinirlerin serbestleştirilmesi
  • Beyin omurilik sıvısının dış ortamla temasının kesilmesi
  • Normal anatomik bütünlüğün ve fonksiyonel yapının korunması

Cerrahi sonrası dönemde, hastaların yaşam kalitesini ve şansını artırmak için etkin bir fizik tedavi ve rehabilitasyon süreci hayati önem taşımaktadır.

Etiketler

MeningomyeloselDoğumsal bozuklukBelinde keseDoğumsal malformasyon nedirDoğumsal malformasyon neden olurDoğumsal malformasyon hakkındaMiyelomeningosel kesesine yönelik cerrahi müdahale

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz

Prof. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz

Doç. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz, ilkokul, ortaokul ve lise eğitimini Adana’da tamamlamasının ardından tıp eğitimine Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladı ve eğitimini 1999 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak tıp doktoru unvanını aldı. Mezuniyetinin ardından tıpta uzmanlık sınavını kazandı ve Ç.Ü.T.F. Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı'nda ihtisasına başladı ve 2005 yılında tamamlayarak uzman doktor unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.