Doktorsitesi.com

Bel Fıtığı Ameliyat Edilmediğinde...

Op. Dr. Gökalp Karaarslan
Op. Dr. Gökalp Karaarslan
11 Aralık 2017226 görüntülenme
Randevu Al
  • Bel fıtığı ameliyatının ertelenmesi; düşük ayak, idrar kaçırma ve cinsel fonksiyon kaybı gibi geri dönüşü olmayan ciddi nörolojik hasarlara yol açabilir.
  • Tanı ile cerrahi müdahale arasındaki süre uzadıkça sinirler üzerindeki baskı kalıcı hale gelmekte ve ameliyattan elde edilecek başarı oranı önemli ölçüde düşmektedir.
  • Bel fıtığı cerrahisinde başarı oranı %86-91 arasındayken, düşük ayak gibi ileri derece hasarlar oluştuktan sonra yapılan müdahalelerde iyileşme şansı %30 civarına gerilemektedir.
Bel Fıtığı Ameliyat Edilmediğinde...
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bel Fıtığı Ameliyatının Ertelenmesi ve Karşılaşılabilecek Riskler

Bel fıtığı tanısı konulmuş hastaların cerrahi müdahaleden korkmaları veya çevre yönlendirmeleriyle ameliyatı ertelemeleri, geri dönüşü olmayan nörolojik hasarlara yol açabilmektedir. Ameliyat kararı verilmiş bir hastanın bu süreci aksatması, fıtığın sinir sistemi üzerindeki baskısını artırarak yaşam kalitesini ciddi oranda düşürür. Klinik gözlemlere göre, hastaların başvuru şekilleri ve erteleme sonuçları üç ana grupta incelenmektedir.

1. Akut ve Şiddetli Bel Fıtığı Vakaları

Bu gruptaki hastalar genellikle şiddetli ızdırap içindedir; hareket etmekte, basmakta ve yürümekte zorluk çekerler. Bacakta cansızlık hissi ve sık idrara çıkma gibi belirtiler, omurilik ve sinir kökü basısının kritik düzeyde olduğunu gösterir. Bu tür vakalarda cerrahi müdahale mutlak bir zorunluluktur. Müdahalenin gecikmesi durumunda; düşük ayak gelişme riski, cinsel fonksiyon kayıpları ve idrar tutamama gibi kalıcı hasarlar meydana gelebilir.

2. Kronikleşen ve İlerleyici Kuvvet Kaybı Yaşayan Hastalar

Yıllardır bel rahatsızlığı çeken ve ameliyat önerildiği halde süreci erteleyen hastalarda, şikayetlerin şiddeti zamanla artış gösterir. Bu vakalarda en belirgin risk, iyileşme dönemlerinin kısalması ve hastalık süresinin uzamasıdır. Kuvvet kaybı, yürüme esnasında ayakların boşluğa düşme hissi ve yürüme mesafesinin daralması en sık görülen semptomlardır.

Bu hasta grubunda cerrahi başarının önündeki en büyük engel zamandır. Tanı ile cerrahi arasındaki süre uzadıkça, operasyondan alınan verim azalmaktadır. Bunun temel nedeni, fıtığın sinir ve omurilik üzerinde kalıcı zedelenmeler oluşturmasıdır. Ameliyat sonrası geçmeyen uyuşukluk veya hareket kısıtlılığı, genellikle ameliyatın başarısızlığından değil, hastanın cerrahiyi çok geç kabul etmesinden kaynaklanmaktadır.

3. İleri Derece Hasar ve Düşük Ayak Gelişmiş Vakalar

Kısa süre önce düşük ayak gelişmiş veya idrar kontrolünü kaybetmiş hastalarda cerrahi başarısı yaklaşık %30 civarındadır. Belirtilerin başlaması ile doktora başvuru arasındaki süre ne kadar uzunsa, iyileşme şansı o kadar düşer. Bu aşamada ameliyatın temel amacı, hastaya son bir iyileşme şansı vermektir. Belirtiler 3 gün ve altında olsa dahi başarı oranının %30 seviyelerinde kaldığı unutulmamalıdır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Hakkında Yanlış Bilinenler

Halk arasında bel fıtığı ameliyatı olanların bir daha düzelmeyeceği veya felç kalacağı yönündeki kanılar gerçeği yansıtmamaktadır. Bel fıtığı cerrahisi, yalnızca hastaların %1-5'lik bir kısmında, cerrahiyle düzeltilebilecek somut bir sorun varlığında uygulanır. Tedavinin temel amacı, siniri baskıdan kurtararak hücre ölümünü engellemek ve hastanın sosyal hayatına dönmesini sağlamaktır.

Operasyon sonrası başarı oranı %86-91 arasındadır. Ancak her hastalıkta olduğu gibi bel fıtığında da %8-10 oranında tekrarlama riski mevcuttur. Bu riskin minimize edilmesi için hastanın yaşam şeklini değiştirmesi ve bel sağlığına özen göstermesi esastır.

Bel Fıtığı Ameliyatında Olası Riskler ve Oranları

Her cerrahi müdahalede olduğu gibi bel fıtığı ameliyatlarının da belirli riskleri bulunmaktadır. Bu riskler ve görülme sıklıkları aşağıda tabloda belirtilmiştir:

Risk FaktörüGörülme Oranı
Fıtığın yetersiz alınması veya alınamaması%3 - %5
Fıtık bölgesinde iltihap (Diskitis)%1
Omurilik zarının zedelenmesi%1 - %3
Bacağa giden sinirin zedelenmesi%1
Omurga çevresinde apse gelişimi%1
Yara yeri enfeksiyonu veya akıntı%1
Ameliyat alanı çevresinde yapışıklık gelişmesi%5 - %10
Kanamaya veya anesteziye bağlı ölüm riski10.000'de 1 - 5

Sonuç olarak, bel fıtığı cerrahisinde zamanlama hayati önem taşır. Sinir hasarı kalıcı hale gelmeden yapılan müdahaleler, hastanın tam sağlığına kavuşma ihtimalini en üst düzeye çıkarır.

Etiketler

Bel fıtığı ameliyatıBel fıtığıBel fıtığı ameliyatı önemi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Gökalp Karaarslan

Op. Dr. Gökalp Karaarslan

Op, Dr. Gökalp KARAARSLAN, 1971 yılında doğmuştur. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladıktan sonra Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.