Doktorsitesi.com

BAĞLANMA STİLLERİ VE EVLİLİK ÇATIŞMA ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ

Psk. Dilara Yetimoğlu
Psk. Dilara Yetimoğlu
18 Mart 2023237 görüntülenme
Randevu Al
  • Bebeklik döneminde bakım verenle kurulan bağ, bireyin yetişkinlikteki bağlanma stilini ve sosyal-duygusal gelişimini şekillendiren temel unsurdur.
  • Araştırma bulguları, bireylerin bağlanma stilleri ile ebeveynlerinin evlilik çatışmalarını algılama biçimleri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir.
  • Güvensiz bağlanma stiline sahip bireyler, ebeveyn çatışmalarını daha tehdit edici bulma ve bu çatışmalar için kendilerini suçlama eğilimi sergilemektedir.
BAĞLANMA STİLLERİ VE EVLİLİK ÇATIŞMA ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bağlanma Stilleri ve Evlilik Çatışma Algısı Üzerine Bir İnceleme

Yetişkinlik dönemindeki romantik ilişkilerin temelini anlamak için bireyin bebeklikten itibaren süregelen bağlanma süreçlerini analiz etmek kritik bir öneme sahiptir. Yaşamın ilk yıllarında birincil bakım veren ile kurulan bağ, bireyin sosyal yaşantısını, duygusal dünyasını ve toplumsal gelişimini şekillendiren belirleyici bir faktördür. Bu bağlamda, bireylerin ebeveynleri arasındaki çatışmaları nasıl algıladıkları ve bu algının kendi bağlanma stilleriyle olan ilişkisi, klinik psikolojinin temel araştırma konularından birini oluşturmaktadır.

Bağlanma Kuramı ve Tarihsel Gelişimi

İnsan kişiliğinin temelleri hayatın başlangıcında atılmakla birlikte, tam biçimlenmesi yetişkinlik dönemine kadar devam eder. Bakım veren ve çocuk arasındaki ilişki, ileriki yıllarda kişiliğin oluşmasındaki en büyük etkendir. Bu konuda ilk kuramsal yorumları yapan Freud, çocukluktaki bağlanma stillerinin gelecekte bir rol-model oluşturduğunu savunmuştur.

Bowlby ve Ainsworth’ün Katkıları

John Bowlby, bağlanma stillerinin bakım veren ile çocuk arasındaki ilişkinin niteliğine göre şekillendiğini öne sürmüştür. Bebeklerin fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanma düzeyine göre temel güven veya güvensizlik duygusu gelişir. Mary Ainsworth ise yaptığı araştırmalar sonucunda bağlanma stillerini üç ana kategoride sınıflandırmıştır:

  • Güvenli Bağlanma: Ebeveynlerin çocukların tepkilerine duyarlı olduğu durumlarda gelişir.
  • Kaçınan Bağlanma: Ebeveynlerin duyarsız olduğu ve fiziksel temastan kaçındığı durumlarda görülür.
  • Kaygılı Bağlanma: Ebeveynlerin kendi ihtiyaçlarını çocuğun ihtiyaçlarının önüne koyduğu durumlarda ortaya çıkar.

Evlilik Çatışma Algısı ve Bilişsel Bağlamsal Model

Ebeveynleriyle yaşayan bireylerin büyük bir çoğunluğu evlilik çatışmalarına şahitlik etmektedir. Bu çatışmalar birey için ciddi bir stres kaynağı oluşturabilir. Araştırmalar, çatışmanın kendisinden ziyade bireyin bu çatışmayı nasıl anlamlandırdığına ve tepki verdiğine odaklanmaktadır. Bilişsel bağlamsal model, bireyin çatışmayı algılama biçiminin, gelecekteki çatışma beklentilerini ve baş etme mekanizmalarını nasıl belirlediğini açıklar.

Araştırmanın Amacı ve Hipotezleri

Literatürde bağlanma stilleri ve evlilik çatışma algısı üzerine ayrı ayrı birçok çalışma bulunsa da, iki değişken arasındaki ilişkiyi genç yetişkin örnekleminde inceleyen araştırmalar kısıtlıdır. Bu çalışmanın temel amacı, üniversite öğrencileri üzerinden bu iki kavram arasındaki ilişkiyi analiz ederek literatüre katkı sağlamaktır.

Araştırma Hipotezleri:

  • H0: Bağlanma şekilleri ile evlilik çatışma algısı arasında bir ilişki yoktur.
  • H1: Bağlanma şekilleri ile evlilik çatışma algısı arasında anlamlı bir ilişki vardır.

Metodoloji ve Veri Toplama Araçları

Araştırma, nicel araştırma yöntemlerine uygun olarak 18-28 yaş aralığındaki katılımcılarla gerçekleştirilmiştir. Veriler kartopu yöntemiyle e-survey üzerinden toplanmış ve toplam 192-205 kişilik bir örnekleme ulaşılmıştır.

Kullanılan Ölçme Araçları

  1. Demografik Bilgi Formu: Cinsiyet, yaş, eğitim ve ilişki durumu bilgilerini içerir.
  2. Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri II (YİYE-II): Kaygı ve kaçınma boyutlarını ölçerek bağlanma stilini belirler.
  3. Çocukların Evlilik Çatışmasını Algısı Ölçeği (CPIC): Çatışma özellikleri, algılanan tehdit ve kendini suçlama boyutlarını ölçer.

Bulgular ve İstatistiksel Analiz

Araştırmaya katılanların %63.4’ü kadın, %36.6’sı erkektir. Katılımcıların %51.2’si üniversite öğrencisi, %46.8’i mezun ve %2’si lisansüstü eğitim almaktadır. Yapılan Korelasyon Analizi sonucunda elde edilen veriler şu şekildedir:

Değişken 1Değişken 2İlişki TürüAnlamlılık (p)
Kaygılı BağlanmaKaçınan BağlanmaAnlamlı ve Olumlup < .05
Kaçınan BağlanmaÇatışma AlgısıAnlamlı ve Olumsuz (Zayıf)p < .05
Çatışma AlgısıAlgılanan TehditAnlamlı ve Olumlup < .05
Algılanan TehditKendini SuçlamaAnlamlı ve Olumlu (Zayıf)p < .05

Tartışma ve Sonuç

Analiz sonuçları, bağlanma şekilleri ile evlilik çatışma algısı arasında orta ve düşük düzeyde anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Güvensiz bağlanma geliştiren bireylerin, ebeveyn çatışmalarını daha negatif değerlendirme, daha yüksek tehdit algılama ve kendilerini suçlama eğiliminde oldukları gözlemlenmiştir.

Araştırmanın kısıtlılıkları arasında anketlerin online ortamda doldurulması ve ölçek maddelerinin fazlalığı yer almaktadır. Gelecekte yapılacak çalışmalarda örneklem sayısının artırılması, sonuçların genellenebilirliği açısından önem arz etmektedir.

Etiketler

İlişkiler ve bağlanma sorunuGüvenli bağlanma ile güvensiz bağlanmaEvlilik çatışmasıSaplantılı/kaygılı bağlanma

Yazar Hakkında

Psk. Dilara Yetimoğlu

Psk. Dilara Yetimoğlu

Psk. Dilara Yetimoğlu ;

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.