Doktorsitesi.com

BAĞLANMA STİLLERİ VE EVLİLİK ÇATIŞMA ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ

Psk. Dilara Yetimoğlu
Psk. Dilara Yetimoğlu
18 Mart 2023180 görüntülenme
Randevu Al
Yetişkinlikte romantik ilişkilerdeki bağlanma boyutlarını incelemek için; öncelikle insanın bebeklik döneminden yaşamının sonuna kadarki bağlanma sürecinden söz etmek gerekir. Yaşamın ilk yıllarında birincil bakım veren ile kurulan bağ, sonraki yıllarda birey olarak kişinin sosyal yaşantısını bununla beraber duygusal ve toplumsal gelişimini de etkileyen belirleyici bir faktör oluşturur. Ebeveynleriyle birlikte yaşayan kişilerin birçoğu ebeveynlerinin çatışmasını gözlemlemiştir. Bu kişiler için stres kaynağı olabilecek bu çatışma, bireyin çatışmayı anlaması ve baş edebilmesi için tepki vermesine sebep olabilmektedir. Konuyla ilgili yapılan çalışmalarda genellikle çocukların oluşturduğu örneklemler mevcut olduğundan dolayı üniversite öğrencilerinin genç yetişkinler örneklemini oluşturarak bu araştırmanın ilgili literatürüne katkıda bulunması amaçlanmıştır. Bu araştırma bağlanma stilleri ve evlilik çatışma algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada bağlanma stillerini ölçmek için “Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri 2” ve kişilerin ebeveynlerinin çatışmasını nasıl algıladığını ölçmek için “Çocuklarda Evlilik Çatışma Algısı Ölçeği” kullanılmıştır. Katılımcıların sosyo-demografik bilgilerine ulaşabilmek için cinsiyetin, yaşın ve ilişki durumlarının sorulduğu Demografik Bilgi Formu araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Çalışmanın örneklemi kartopu yöntemi ile e-survey üzerinden seçkisiz biçimde 18-28 yaş aralığında olan kişilerden oluşturulmuştur. Toplam olarak 192 kişiye ulaşılmış olup toplanan verilerle öncelikle Bağlanma Stilleri ölçeğinin Kaygılı bağlanma boyutu ve kaçıngan bağlanma alt boyutuna, Evlilik Çatışma Algısı ölçeğinin de Çatışma, Algılanan Tehdit ve Kendini Suçlama boyutlarının normallik dağılımı incelenmiştir ve normal dağılım olduğu bulunmuştur ardından korelasyon analizi uygulanarak SPSS 20 istatistik paket programı ile değerlendirilmiştir. katılımcıların %63.4’ünü oluşturan Kadınların sayısı toplam olarak 130’dur. Erkek katılımcılar ise %36.6’unu oluşturarak toplam 75 kişiden oluşmuştur. Katılımcıların %51.2’si Üniversite Okuyor %46.8’i Üniversiteden Mezun ve %2’si de Yüksek Lisans/Doktora yapmaktadır. Katılımcıların %46.3’ünün İlişkisi Var olarak bulunmuş olup %41.5’inin İlişkisi Yoktur ve Diğer seçeneğini işaretleyenlerin sayısı ise %12.2’dir. Elde edilen verilerle yapılan Korelasyon Analizi sonucunda Kaygılı Bağlanma ile Kaçıngan bağlanma arasında anlamlı ve olumlu bir ilişki olduğu bulunmuştur. Kaçıngan Bağlanma ile Çatışma Algısı arasında anlamlı ve olumsuz bir zayıf ilişki bulunmuştur. Çatışma Algısı ile Algılanan Tehdit arasında anlamlı ve olumlu bir ilişki bulunmuştur. Algılanan Tehdit ile Kendini Suçlama arasında anlamlı ve olumlu zayıf ilişki bulunmuştur.
BAĞLANMA STİLLERİ VE EVLİLİK ÇATIŞMA ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bağlanma Stilleri ve Evlilik Çatışma Algısı Üzerine Bir İnceleme

Yetişkinlik dönemindeki romantik ilişkilerin temelini anlamak için bireyin bebeklikten itibaren süregelen bağlanma süreçlerini analiz etmek kritik bir öneme sahiptir. Yaşamın ilk yıllarında birincil bakım veren ile kurulan bağ, bireyin sosyal yaşantısını, duygusal dünyasını ve toplumsal gelişimini şekillendiren belirleyici bir faktördür. Bu bağlamda, bireylerin ebeveynleri arasındaki çatışmaları nasıl algıladıkları ve bu algının kendi bağlanma stilleriyle olan ilişkisi, klinik psikolojinin temel araştırma konularından birini oluşturmaktadır.

Bağlanma Kuramı ve Tarihsel Gelişimi

İnsan kişiliğinin temelleri hayatın başlangıcında atılmakla birlikte, tam biçimlenmesi yetişkinlik dönemine kadar devam eder. Bakım veren ve çocuk arasındaki ilişki, ileriki yıllarda kişiliğin oluşmasındaki en büyük etkendir. Bu konuda ilk kuramsal yorumları yapan Freud, çocukluktaki bağlanma stillerinin gelecekte bir rol-model oluşturduğunu savunmuştur.

Bowlby ve Ainsworth’ün Katkıları

John Bowlby, bağlanma stillerinin bakım veren ile çocuk arasındaki ilişkinin niteliğine göre şekillendiğini öne sürmüştür. Bebeklerin fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanma düzeyine göre temel güven veya güvensizlik duygusu gelişir. Mary Ainsworth ise yaptığı araştırmalar sonucunda bağlanma stillerini üç ana kategoride sınıflandırmıştır:

  • Güvenli Bağlanma: Ebeveynlerin çocukların tepkilerine duyarlı olduğu durumlarda gelişir.
  • Kaçınan Bağlanma: Ebeveynlerin duyarsız olduğu ve fiziksel temastan kaçındığı durumlarda görülür.
  • Kaygılı Bağlanma: Ebeveynlerin kendi ihtiyaçlarını çocuğun ihtiyaçlarının önüne koyduğu durumlarda ortaya çıkar.

Evlilik Çatışma Algısı ve Bilişsel Bağlamsal Model

Ebeveynleriyle yaşayan bireylerin büyük bir çoğunluğu evlilik çatışmalarına şahitlik etmektedir. Bu çatışmalar birey için ciddi bir stres kaynağı oluşturabilir. Araştırmalar, çatışmanın kendisinden ziyade bireyin bu çatışmayı nasıl anlamlandırdığına ve tepki verdiğine odaklanmaktadır. Bilişsel bağlamsal model, bireyin çatışmayı algılama biçiminin, gelecekteki çatışma beklentilerini ve baş etme mekanizmalarını nasıl belirlediğini açıklar.

Araştırmanın Amacı ve Hipotezleri

Literatürde bağlanma stilleri ve evlilik çatışma algısı üzerine ayrı ayrı birçok çalışma bulunsa da, iki değişken arasındaki ilişkiyi genç yetişkin örnekleminde inceleyen araştırmalar kısıtlıdır. Bu çalışmanın temel amacı, üniversite öğrencileri üzerinden bu iki kavram arasındaki ilişkiyi analiz ederek literatüre katkı sağlamaktır.

Araştırma Hipotezleri:

  • H0: Bağlanma şekilleri ile evlilik çatışma algısı arasında bir ilişki yoktur.
  • H1: Bağlanma şekilleri ile evlilik çatışma algısı arasında anlamlı bir ilişki vardır.

Metodoloji ve Veri Toplama Araçları

Araştırma, nicel araştırma yöntemlerine uygun olarak 18-28 yaş aralığındaki katılımcılarla gerçekleştirilmiştir. Veriler kartopu yöntemiyle e-survey üzerinden toplanmış ve toplam 192-205 kişilik bir örnekleme ulaşılmıştır.

Kullanılan Ölçme Araçları

  1. Demografik Bilgi Formu: Cinsiyet, yaş, eğitim ve ilişki durumu bilgilerini içerir.
  2. Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri II (YİYE-II): Kaygı ve kaçınma boyutlarını ölçerek bağlanma stilini belirler.
  3. Çocukların Evlilik Çatışmasını Algısı Ölçeği (CPIC): Çatışma özellikleri, algılanan tehdit ve kendini suçlama boyutlarını ölçer.

Bulgular ve İstatistiksel Analiz

Araştırmaya katılanların %63.4’ü kadın, %36.6’sı erkektir. Katılımcıların %51.2’si üniversite öğrencisi, %46.8’i mezun ve %2’si lisansüstü eğitim almaktadır. Yapılan Korelasyon Analizi sonucunda elde edilen veriler şu şekildedir:

Değişken 1Değişken 2İlişki TürüAnlamlılık (p)
Kaygılı BağlanmaKaçınan BağlanmaAnlamlı ve Olumlup < .05
Kaçınan BağlanmaÇatışma AlgısıAnlamlı ve Olumsuz (Zayıf)p < .05
Çatışma AlgısıAlgılanan TehditAnlamlı ve Olumlup < .05
Algılanan TehditKendini SuçlamaAnlamlı ve Olumlu (Zayıf)p < .05

Tartışma ve Sonuç

Analiz sonuçları, bağlanma şekilleri ile evlilik çatışma algısı arasında orta ve düşük düzeyde anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Güvensiz bağlanma geliştiren bireylerin, ebeveyn çatışmalarını daha negatif değerlendirme, daha yüksek tehdit algılama ve kendilerini suçlama eğiliminde oldukları gözlemlenmiştir.

Araştırmanın kısıtlılıkları arasında anketlerin online ortamda doldurulması ve ölçek maddelerinin fazlalığı yer almaktadır. Gelecekte yapılacak çalışmalarda örneklem sayısının artırılması, sonuçların genellenebilirliği açısından önem arz etmektedir.

Etiketler

İlişkiler ve bağlanma sorunuGüvenli bağlanma ile güvensiz bağlanmaEvlilik çatışmasıSaplantılı/kaygılı bağlanma

Yazar Hakkında

Psk. Dilara Yetimoğlu

Psk. Dilara Yetimoğlu

Psk. Dilara Yetimoğlu ;

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.