Doktorsitesi.com

Azoospermi

Op. Dr. Uzay Yıldırım
Op. Dr. Uzay Yıldırım
24 Şubat 2016134 görüntülenme
Randevu Al
Azoospermi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Azoospermi ve Oligozoospermi Arasındaki Temel Farklar

Azoospermi, meni (dölsuyu) içerisinde hiç sperm bulunmaması durumudur. Bu durum, az da olsa sperm bulunması anlamına gelen oligozoospermi ile karıştırılmamalıdır. İki tablo arasında klinik açıdan hayati bir fark bulunmaktadır; oligozoospermisi olan erkeklerde teknolojik yöntemlerle döllenme için yeterli sperm bulunabilirken, azoospermik erkeklerin kendiliğinden gebelik elde etme şansı bulunmamaktadır.

İstatistiksel verilere göre azoospermi, tüm erkek popülasyonunun yaklaşık %1’inde görülmektedir. Ancak kısırlık (infertilite) sorunu yaşayan çiftler incelendiğinde, erkeklerde bu oranın %10-15 seviyelerine çıktığı gözlemlenmektedir.

Azoosperminin Nedenleri Nelerdir?

Azoosperminin nedenleri tıp literatüründe üç ana grup altında incelenmektedir. Bu kategoriler, problemin kaynağını ve tedavi yaklaşımını belirlemek açısından kritiktir:

  1. Hormonal Nedenler (Hipogonadotropik): Beyinden testislere gitmesi gereken uyarıcı mesajların iletilememesi durumudur ve nadir görülür.
  2. Sperm Üretiminin Olmaması (Non-obstrüktif Azoospermi): Testislerde üretim aşamasında sorun yaşanmasıdır ve en sık karşılaşılan tablodur.
  3. Tıkanıklığa Bağlı Nedenler (Obstrüktif Azoospermi): Testislerde sperm üretimi olmasına rağmen; enfeksiyon, travma veya ameliyatlara bağlı olarak vas deferens (toplayıcı kanallar) üzerindeki tıkanıklık nedeniyle spermin meniye ulaşamamasıdır.

Cerrahi Sperm Elde Etme Yöntemleri ve Başarı Oranları

Obstrüktif azoospermi hastalarında sperm üretimi normal seyrettiği için bu hücrelerin cerrahi yöntemlerle alınması gerekir. Bu süreçte MESA, PESA, TESA ve TESE gibi ileri cerrahi teknikler kullanılmaktadır. Uygulanan bu yöntemlerle sperm elde etme olasılıkları şu şekildedir:

Azoospermi TürüSperm Elde Etme İhtimali
Obstrüktif Azoospermi%100
Non-obstrüktif Azoospermi%60 - %70

Tanı Süreci: Muayene ve Hormonal Testler

Azoospermik erkeklerin değerlendirilmesinde ilk adım, testis büyüklüğünün ve vas deferens kanallarının varlığının fiziksel muayene ile kontrol edilmesidir. Eğer testisler normalden küçükse (atrofik), sorunun kaynağını belirlemek için hormonal testlere başvurulur.

Bu testler sonucunda problemin beyin kaynaklı bir uyarı eksikliği (hipogonadotropik) mi yoksa testisin kendi yetersizliği (hipergonadotropik) mi olduğu saptanır. Özellikle hipergonadotropik hastalarda, testis yetmezliğinin altında yatan nedenleri araştırmak amacıyla mutlaka genetik testler yapılmalıdır.

Genetik Faktörler ve Kistik Fibrozis İlişkisi

Doğuştan iki taraflı vas deferens yokluğu saptanan hastalarda, bu duruma böbrek kusurları eşlik edebileceği için ultrasonografi ile böbrek kontrolü yapılmalıdır. Ayrıca bu hastalarda kistik fibrozis hastalığına yol açan CFTR gen mutasyonu sıklıkla görülür. Çocuğun kistik fibrozis hastası olma riskine karşı, annenin de bu mutasyonu taşıyıp taşımadığı taranmalıdır.

Kromozom Anormallikleri ve PGD Yöntemi

İnfertil erkeklerde görülen kromozom anormalliklerinin büyük çoğunluğu Klinefelter sendromu gibi cinsiyet kromozomu kaynaklıdır. Önemli kromozomal bozukluklar, düşük riskini ve çocukta genetik problem görülme olasılığını artırır. Bu gibi durumlarda preimplantasyon genetik tanı (PGD) yöntemi önerilmektedir.

Y Kromozomu Mikrodelesyonları

Non-obstrüktif azoospermi vakalarında, sperm üretimini azaltan Y kromozomu mikrodelesyonları görülebilir. Bu durum sıradan testlerle değil, polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) yöntemiyle tespit edilir. Özellikle AZFc mikrodelesyonu varlığında, testis biyopsisi ile sperm bulma ihtimali hala mevcuttur.

Etiketler

AzospermiTüp bebek

Yazar Hakkında

Op. Dr. Uzay Yıldırım

Op. Dr. Uzay Yıldırım

Op. Dr. Uzay YILDIRIM, 1969 yılında Sivas’ta doğmuştur. Tıp eğitimini, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1992 yılında tamamlayarak tıp doktoru ünvanı almıştır. İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde ihtisas eğitimini tamamlayarak 1997 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.