Doktorsitesi.com

Ayrılma Cesareti

Psk. Şeyda Karaurgan
Psk. Şeyda Karaurgan
20 Kasım 2022291 görüntülenme
Randevu Al
Ayrılmayı bilmiyenler terk etmekte meşhurdurlar. Her ayrılık bir veda gerektirir. Vedayla birlikte onunla giden bir parçanın gittiğini görmek gerekir. Son kez sarılırken ondaki ben'e de son kez sarıldığını kabullenmek gerekir. Ayrılık bol acıyı göğüsleme cesaretidir. Ancak; Ne benim içimdeki o, ne onun içinde ben ölmesin istiyorsam ayrılamam Ne anılarımdan ne duygularımdan vazgeçemiyorsam ayrılamam Olmuş olanlar olabilecek olanlardan daha değerli ise, geçmiş gelecekten daha iyiyse ayrılamam Hayır, tekrar birlikte olabilme, bir zamanlar onun gözündeki değerli kendimi tekrar görebilme şansından vazgeçemem Yeni birinin beni sevmesini, idealleştirmesini, yüceltmesini, göklere çıkarıp sonra tekrar o yükseklerden düşme riskini göze alamam Hayır, ben ayrılamam.
Ayrılma Cesareti
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ayrılık ve Terk Etme Arasındaki İnce Çizgi

Psikolojik süreçlerde ayrılmayı bilmeyenler, genellikle terk etmekle meşhurdurlar. Gerçek bir ayrılık, sadece fiziksel bir uzaklaşma değil, derin bir veda süreci gerektirir. Bu süreçte, karşı tarafla birlikte giden bir parçanın varlığını kabul etmek ve o kişinin içindeki "ben"e son kez sarılarak vedalaşmak esastır.

Sağlıklı Bir Ayrılığın Temel Unsurları

Bir ilişkiden sağlıklı bir şekilde ayrılabilmek, belirli duygusal aşamaların ve kabullenişlerin gerçekleşmesini gerektirir. Ayrılık, özünde bol miktarda acıyı göğüsleme cesaretidir. Bu süreç şu unsurları kapsar:

  • Karşı tarafla giden bir parçanın olduğunu fark etmek.
  • Son kez sarılırken, ondaki kendi yansımasına veda etmeyi kabullenmek.
  • Ayrılığın getireceği duygusal yükü ve acıyı taşıma iradesini göstermek.

Neden Ayrılamayız? Ayrılığın Önündeki Duygusal Engeller

Birçok kişi için ayrılık kararı almak ve bunu uygulamak oldukça zordur. Bu durumun temelinde, hem geçmişe duyulan özlem hem de geleceğe dair duyulan kaygılar yatar. Ayrılık sürecini engelleyen temel faktörler şunlardır:

Engel FaktörüAçıklama
İçsel BağlılıkNe kendi içindeki o kişinin, ne de onun içindeki kendi imgesinin ölmesini istememek.
Anı ve DuygularMevcut anılardan ve yerleşik duygulardan vazgeçememek.
Geçmişin DeğeriOlmuş olanların, olabilecek olanlardan daha değerli görülmesi; geçmişin gelecekten üstün tutulması.

Gelecek Kaygısı ve İdealleştirme Korkusu

Bireyler, tekrar birlikte olabilme ihtimalinden veya bir zamanlar o kişinin gözündeki değerli kendisini tekrar görme şansından vazgeçmekte zorlanabilirler. Yeni bir başlangıç yapmak, beraberinde ciddi riskler getirir.

Özellikle yeni birinin bizi sevmesi, idealleştirmesi ve yüceltmesi başlangıçta cazip görünse de, sonrasında o yükseklerden tekrar düşme riskini göze almak büyük bir duygusal yük oluşturur. Bu riskleri göze alamayan ve geçmişin güvenli limanına sığınan bireyler için sonuç nettir: Hayır, ben ayrılamam.

Etiketler

ayrılık

Yazar Hakkında

Psk. Şeyda Karaurgan

Psk. Şeyda Karaurgan

Psk. Şeyda Karaurgan, 2021 İstanbul Üniversitesi Psikoloji mezunu Şeyda Karaurgan mezuniyetinin ardından klinik psikoloji alanında uzmanlaşmak adına Sağlık Bilimleri Üniversitesi Klinik Psikoloji yüksek lisansına başlamıştır. Uzmanlığını tamamlarken Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi polikliniklerinde stajyer psikolog olarak görev almıştır. İlgi duyduğu cinsel işlev bozukluklarında Vajinismus bozukluğu ise tez konusunu oluşturmakta, bu alanda detaylı çalışmalar yaparak ilerlemektedir. Rorschach ve TAT Projektif Tesleri Eğitimi yani sıra Psikanalize Giriş Seminerleri, Psikanaliz ve Feminizm Seminerleri ve Görkem Gökçelioğlu'nun Psikodinamik Psikoterapiler Eğitimi'ne devam etmektedir. Psikanalitik psikoterapinin yanı sıra Varoluşçu felsefe ve psikoterapiye ilişkin ilgisini beslemek adına okumalar ve vaka gruplarına devam etmektedir. Her bir bireyin biricikliğini göz önünde bulundurarak ruh sağlığı alanında hizmet vermeye devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.