Doktorsitesi.com

AYRILIK KAYGISI BOZUKLUĞU (SEPERASYON ANKSİYETESİ BOZUKLUĞU)

Prof. Dr. Özgür Yorbık
Prof. Dr. Özgür Yorbık
2 Mart 2016246 görüntülenme
Randevu Al
AYRILIK KAYGISI BOZUKLUĞU (SEPERASYON ANKSİYETESİ BOZUKLUĞU)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ayrılık Kaygısı Bozukluğu (Seperasyon Anksiyetesi) Nedir?

Ayrılık kaygısı bozukluğu, bireyin evden ya da birinci dereceden bağlanma figüründen ayrılmasına bağlı olarak gelişen, aşırı düzeydeki korku ve anksiyete durumudur. Bu bozukluğun tanısı için yaşanan anksiyetenin, çocuğun yaşına ve gelişimsel düzeyine göre uygunsuz olması ve semptomların en az 4 hafta sürmesi gerekmektedir. Toplumda görülme sıklığı %2.4 ile %5.4 arasında değişen bu durum, profesyonel bir yaklaşım gerektirir.

Normal gelişim sürecinde, 7 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklarda görülen ayrılma kaygısı doğal bir fenomendir. Ancak patolojik ayrılık kaygısını bu doğal süreçten ayırt etmek kritik bir öneme sahiptir. Eğer kaygı düzeyi çocuğun günlük işlevselliğini bozuyorsa ve gelişimsel beklentilerin ötesindeyse, uzman desteği planlanmalıdır.

Ayrılık Kaygısı Belirtileri ve Davranışsal Tepkiler

Ayrılık kaygısı bozukluğu olan çocuklar, bağlanma figüründen ayrılma durumuyla karşılaştıklarında veya sadece bunun beklentisi içine girdiklerinde yoğun bir sıkıntı yaşarlar. Bu sıkıntı hali bazen bir "terör" duygusuna veya otonomik uyarılma (çarpıntı, terleme vb.) haline dönüşebilir. Çocuklar bu durumdan kaçınmak için çeşitli savunma mekanizmaları ve direnç yöntemleri geliştirirler.

Sıkça gözlenen direnç davranışları şunlardır:

  • Bağlanma figürüne aşırı yapışma ve yanından ayrılmama isteği.
  • Yoğun ağlama nöbetleri ve gitmemesi için yalvarma.
  • Ayrılığı engellemek adına fiziksel (somatik) yakınmalarda bulunma.
  • Ayrılma anlarında sergilenen yoğun direnç ve kaçınma davranışları.

Bu korkunun temelinde yatan düşünce, genellikle bağlanma figürüne veya kendisine bir zarar geleceği ve bu sebeple bir daha asla kavuşamayacakları endişesidir. Özellikle okul reddi ve şiddetli somatik şikayetler, ailelerin tedavi arayışına girmesindeki en yaygın nedenler olarak öne çıkmaktadır.

Tanı Kriterleri ve Yaş Faktörü

Ayrılık kaygısı bozukluğu en sık ergenlik öncesi dönemdeki çocuklarda görülmekle birlikte, 18 yaşından küçük olan her bireye tanı konulabilir. Tanı sürecinde en önemli kriter, yaşanan sıkıntının veya işlevsel bozulmanın çocuğun gelişim evresine göre aşırı ve orantısız olmasıdır.

Ayrılık Kaygısı Bozukluğu Tedavi Süreci

Ayrılık kaygısı bozukluğunun tedavisi, mutlaka bir çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı tarafından yönetilmelidir. Tedavi süreci çok yönlü bir yaklaşım gerektirir ve farklı terapi yöntemlerini içerir.

Tedavi YöntemiUygulama ve Faydaları
Bireysel TerapiÇocuğun korkularıyla baş etme becerilerini geliştirir.
Aile TerapisiAile içi dinamikleri düzenler ve ebeveyn tutumlarını optimize eder.
Grup TerapisiSosyal etkileşim yoluyla kaygının azalmasına yardımcı olur.
İlaç TedavisiUzman kontrolünde, semptomların kontrol altına alınmasında başarıyla uygulanır.

Tedavinin başarısında ebeveynlerin rolü büyüktür. Anne ve babaların, çocuğun ihtiyaçlarını ve bağımsız davranış isteğini doğru anlamaları konusunda cesaretlendirilmeleri gerekir. Ayrıca, ebeveynlerin kendi içlerindeki ayrılık temalarını ele almaları, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından kritik bir öneme sahiptir.

Etiketler

Ayrılık kaygısı bozukluğuAyrılık kaygısı bozukluğu nedenleriAyrılık kaygısı bozukluğu belirtileriAyrılık kaygısı bozukluğu tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Özgür Yorbık

Prof. Dr. Özgür Yorbık

Prof. Dr. Özgür YORBIK, İzmir'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ne başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Çocuk Ve Ergen Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları Anabilim dalında tamamlayarak Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzmanı Olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri'nde, Western Psychiatric Institute and Clinic, University of Pittsburg’da eğitim görmüştür. Daha sonra ülkesine geri dönüş yapmış ve GATA Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda Doçent olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.