Ayaktaki istenmeyen damarların lazer ile tedavisi
Ayaktaki istenmeyen damarların lazer ile tedavisi

Zamanı Geldi!

Ayaktaki İstenmeyen Damarların Lazer İle Tedavisi

Ekim ayı, kimileri için yazın bitişi veya sonbaharın başlangıcı. Ancak, kimileri içinde istenmeyen, göze hoş görünmeyen yüzeyel damarlardan kurtulma zamanı.

Evet, artık ayaklarınızda bulunan bu damarlardan kurtulun, şimdiden iş takviminize kayıt edin, yoğun işleriniz arasında kendinize zaman ayırın, bir sonraki yaza hazır olun. Tedaviyi ertelemeyin.

Nedir bu damarlar?

Örümceksi, kırmızı, mor veya mavi renkli bu damarlar genellikle bacaklarınızda, bazen de yüzünüzde bulunabiliyor. Kadınların, aşağı-yukarı %80‘nini etkilemektedir. Bu sorunla, yaşamlarının bir döneminde tedavi aramaya yöneltmektedir. Hormonlar, genetik ve en önemlisi kadın olmak en önemli nedenler arasında sayılmaktadır.

Tedavi seçenekleri nelerdir?

Günümüz teknoloji dünyasında tedavi seçenekleri her gün değişmektedir. Benzer şekilde, istenmeyen damarın çapı, derinliği, rengi gibi bir çok faktöre bağlı olarakta tedavi seçenekleri de değişmektedir. Örneğin, yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesi, basınçlı çorapların giyilmesi, lazer ve skleroterapi sayılan yöntemler arasındadır.

Lazer tedavisi nasıl etkili olmaktadır?

Lazer ışığı veya enerjisi deriye uygulama sonrasında, doğrudan hedef damarı etkilemektedir. Damara ulaşan lazer enerjisi daha sonra fizik kuralları gereği ışık enerjisini, ısı enerjisine çevirerek etkimektedir. Ortada, enerjinin dönüşümü prensibi mevcuttur. Isı enerjisi, çok kısa bir süre içerisinde küçük, ince damarı büzerek, içinden geçen kanı pıhtılaştırmaktadır. Bu esnada, damar tamamen, cilde zarar vermeden kalıcı bir şekilde yok olmaktadır. İşlem, hızlı ve uygulama bölgesine bağlı olarak dakikalar içerisinde yapılmaktadır.

İşlem sırasında, yüzeyel anestezik madde sürülebilir. Ancak, uygulama kolaylığı ve işlem başarısı açısından bu pek önerilmemektedir. Zaten, işlem sanıldığının aksine kolaylıkla tolere edilebilmektedir. Hafif iğne batması, geçici yanma hissi, genellikle, hastaların en sık ifade ettiği yakınmalar arasındadır.

Kullanılan lazer ve uygulama bölgesindeki yoğunluğa, damarın rengine ve çapına bağlı olarak iki veya dört seans lazer uygulaması gerekebilmektedir. Genellikle seanslar arası 6 veya 8 hafta olmaktadır.

Tedavi sırasında, tedavi edilecek bölgedeki damarların çeşitliliği, anatomik özellikleri göz önüne alınarak tedavinin tek bir lazer ile kısıtlanması tedavinin başarısını doğrudan etkileyen bir faktördür. Genellikle, farklı dalga boylarında, farklı lazer tipleri ile tedavinin kombine edilmesi önerilmektedir. Bu sayede, istenmeyen damarların ortadan kaldırılması konusunda başarı şansı bir hayli artmaktadır. Bu tedaviye ayrıca gerekirse, skleroterapi ve ambulatuar flebektomi’nin eklenmesi de gerekebilmektedir.

Lazer tedavisinin yan etkileri nelerdir?

Uygulanan lazer ve uygulayıcıya bağlı olarak yan etkiler çeşitlilik göstermektedir. Tedavi konusunda tecrübe elde edildikçe, yan etkilerin gözlenme sıklığı da benzer oranda azalmaktadır. Genellikle uygulama bölgesinde kızarıklık, hafif şişme ve ağrı, renk değişiklikleri gözlenebilmektedir. Ancak, bu etkiler uygulama sonrası takip eden günlerde genellikle kaybolmaktadır.

Detaylı bilgi almak ve tedavi seçeneklerini değerlendirmek için doktorunuzdan lütfen randevu alınız. Tedavi için geçikmeyin.

Görüşmek üzere.

Saygılarımla.


İstanbul Kalp Damar Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!