Doktorsitesi.com

ASTIM HASTALIĞI VE HAVA KİRLİLİĞİNİN ASTIM HASTALIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Uzm. Dr. Bahar Özçelik Handemir
Uzm. Dr. Bahar Özçelik Handemir
12 Aralık 2017176 görüntülenme
Randevu Al
ASTIM HASTALIĞI VE HAVA KİRLİLİĞİNİN ASTIM HASTALIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hava Kirliliği ve Solunum Sistemi Üzerindeki Olumsuz Etkileri

Hava kirleticileri, solunum yolundaki epitel hücrelerine doğrudan zarar vererek bu dokunun geçirgenliğini artırmaktadır. Bu durum; inflamatuar hücre göçü ve sitokin artışı gibi bir dizi karmaşık inflamatuar süreci tetikler. Hava kirliliği, akciğer gelişiminde gerilemeye ve solunum fonksiyonlarında ciddi azalmalara yol açan kritik bir çevresel faktördür.

Solunum sistemine ait semptomların artması, astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) alevlenmeleri nedeniyle hastaneye başvuruların sıklaşmasına neden olur. Ayrıca, hava kirliliğine bağlı olarak kardiyopulmoner ölüm hızlarında da belirgin bir yükselme gözlemlenmektedir.

Hava Kirleticilerinin Astımlı Hastalar Üzerindeki Sinerjistik Etkisi

Hava kirliliğine maruziyet, astımlı bireylerin solunum fonksiyon testlerinde obstrüksiyon (tıkanıklık) oluşmasına sebebiyet verir. Ozon ve SO2 maruziyeti, hem sağlıklı bireylerde hem de astımlı hastalarda nötrofilik inflamasyona yol açsa da, solunum fonksiyonlarındaki azalma temel olarak astımlı hastalarda görülür.

Hava kirleticilerine art arda maruz kalmak, astımlı hastalarda sinerjistik bir etki yaratarak tablonun ağırlaşmasına neden olur. Özellikle alerjik astımı olan bireylerde, hava kirleticileri solunan alerjenlerin etkisini daha da kuvvetlendirmektedir.

Astım Nedir ve Neden Olur?

Astım, hava yollarının çevresel etkenlere karşı aşırı duyarlı hale gelmesidir. Bu hastalıkta, hava yollarını döşeyen mukoza zarında şişme meydana gelir. Söz konusu şişlik, zaman zaman hava akımını engelleyerek solunum sıkıntısına yol açar; bu periyotlar tıbbi literatürde astım nöbetleri olarak adlandırılır.

Astımın Belirtileri Nelerdir?

Astımda bronşların daralması sonucunda ortaya çıkan en temel bulgu nefes almada güçlük çekilmesidir. Hastalığın seyrine göre belirtiler şu şekilde çeşitlenebilir:

  • Solunum Zorluğu: En belirgin semptomdur.
  • Morarma: Hastalık çok ağırlaştığında ciltte morarmalar görülebilir.
  • Göğüs Deformasyonu: Nefes alma çabasıyla kaburgalar arasındaki deri içe çöker ve kaburgalar belirginleşir.
  • Zamanlama: Belirtiler tipik olarak sabaha doğru şiddetlenme eğilimi gösterir.

Bu belirtiler başka hastalıklarla karıştırılabileceği için ayırıcı tanı amacıyla mutlaka bir uzman doktora başvurulmalıdır.

Astıma Karşı Alınabilecek Önlemler

Alerjik rahatsızlıkları ve astımı olan bireylerin yaşam kalitesini artırmak için çevresel düzenlemeler hayati önem taşır. Bu kapsamda şu önlemler alınmalıdır:

  • Havalandırma ve Hijyen: Hastaların bulunduğu odalar düzenli olarak havalandırılmalı ve sürekli temiz tutulmalıdır.
  • Tekstil Ürünleri: Yatak odasındaki çarşaf ve kılıf gibi ürünler sık sık yıkanmalı ve düzenli değiştirilmelidir.
  • Sigara Dumanı: Sigara dumanı astımı tetikleyen en büyük etkendir. Sadece hastanın içmesi değil, sağlıklı bir insanın odasında içilen sigara bile bu hastalığın gelişimine zemin hazırlayabilir.

Astım Hastalığında Tedavi Yöntemleri

Astım tedavisi, hastalığın evresine ve semptomların şiddetine göre üç ana grupta incelenir:

Tedavi TürüAmacı ve Uygulama Süreci
1. RahatlatıcılarTeşhis sonrası ilk aşamada kullanılır. Belirtileri yok ederek hastayı sağlıklı haline kavuşturmayı hedefler.
2. ÖnleyicilerHastalığın ilerlediği durumlarda kullanılır. İlaç tedavisi düzenlidir ve ilk aşamaya göre daha uzun sürer.
3. Acil İlaçlarSıklaşan nöbetlerde anında müdahale için kullanılır. Temel amaç hastayı o an rahatlatmaktır.

Tedavi sürecinin başarısı, ilaçların düzenli kullanımı ve doktor kontrolünün aksatılmaması ile doğrudan ilişkilidir.

Etiketler

Astım tedavisiAstım hastalığıAstım

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Bahar Özçelik Handemir

Uzm. Dr. Bahar Özçelik Handemir

Uzm. Dr. Bahar ÖZÇELİK HANDEMİR, 1982 yılında Tokat'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini İstanbul'da bitirdikten sonra Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2007 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 2011 yılında Göğüs Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.