Doktorsitesi.com

Aşırı Yeme bir bağımlılıktır

Doç. Dr. Ömer Özbulut
Doç. Dr. Ömer Özbulut
26 Şubat 202466 görüntülenme
Randevu Al
Yiyeceklerde, Yemekte cazip ancak SAĞLIKDA temel ihtiyaç…
Aşırı Yeme bir bağımlılıktır
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite ve Çok Faktörlü Yapısı

Obezite; çevresel, sosyal, fizyolojik, metabolik ve genetik faktörlerin yanı sıra alışkanlık ve davranışsal etkenlerin de rol oynadığı çok yönlü bir olgudur. Tek başına bir hastalık olarak tanımlanmasa da, vücut sistemleri üzerinde yarattığı tahribat nedeniyle ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Bu durum, hem fiziksel sağlığı hem de ruhsal dengeyi doğrudan tehdit eden karmaşık bir süreçtir.

Obezitenin beraberinde getirebileceği başlıca sağlık sorunları şunlardır:

  • Fiziksel Hastalıklar: Hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, diyabet, bağırsak, pankreas ve meme kanseri.
  • Ruhsal Sorunlar: Depresyon ve anksiyete bozukluğu.

Yeme Davranışında Başarı ve İrade Yönetimi

Kilosunu korumada veya kilo vermede başarı sağlayan bireyler, yemeğe karşı yaklaşımlarını kontrol edebilen kişilerdir. Bu bireyler, yemeği sevmelerine rağmen o anki ihtiyaç durumunu analiz edebilir ve yeme isteğini erteleyebilirler. Temel fark, yeme isteği duyulan her anın bir tüketim eylemine dönüşmek zorunda olmadığını idrak edebilmektir.

Buna karşın kilo verme sürecinde zorlanan bireyler, genellikle dürtüsel hareket ederler. Bu kişilerde yeme isteği bir zorunluluk gibi algılanır ve engellenmesi gereken bir durum olarak görülmez. Yeme isteğinin abartılması ve ertelenememesi, kilo kontrolünü imkansız hale getiren temel psikolojik bariyerdir.

Gerçek Açlık ile Yeme Dürtüsü Arasındaki Farklar

Çoğu zaman açlık hissi ile yeme dürtüsünün oluşturduğu istek birbirine karıştırılmaktadır. Gerçekten aç olan bir kişi, doyuma ulaşmak için makul bir süre bekleyebilir ve açlığın geçici bir durum olduğunu bilir. Ancak yeme dürtüsü yaşayan bireyler, bu hissi acil bir durum gibi değerlendirerek "hemen şimdi" yeme ihtiyacı duyarlar.

ÖzellikGerçek AçlıkYeme Dürtüsü (Dürtüsellik)
ZamanlamaKademeli artar, beklenebilir.Anidir ve aciliyet hissettirir.
KontrolKişi yemek zorunda olmadığını bilir.Kişi kendini yemek zorunda hisseder.
ToleransErtelemeye karşı dayanıklıdır.Ertelemeye tahammül düşüktür.
DavranışOlgun ve sabırlı bir yaklaşım.Çocuksu ve olgunlaşmamış bir örüntü.

Bir Bağımlılık Olarak Aşırı Yeme Psikolojisi

Yeme dürtüselliği, tipik bir bağımlılık psikolojisi ile benzerlik gösterir. Kişi; mutluluğunu, üzüntüsünü veya günlük streslerini yemek yemek için birer bahane olarak kullanır. Bu noktada bahaneleri tanımak, lüzumsuz yeme eylemine karşı irade göstermek ve öz saygıyı artırmak adına kritik bir adımdır.

Diyet Süreci ve Yoksunluk Belirtileri

Diyetin başlangıç aşaması, bağımlı bir kişinin maddeyi kontrol edebileceğine dair duyduğu yanıltıcı inanç gibi kolay görünebilir. Ancak ilerleyen aşamalarda, vücut ve zihin direnç göstermeye başlar. Tıpkı sigarayı bırakan birinde görülen yoksunluk belirtileri gibi, diyet yapan kişide de bazı fiziksel ve ruhsal belirtiler ortaya çıkabilir:

  • Fiziksel Belirtiler: Halsizlik, titreme, çarpıntı ve hormonal değişimler (insülin, kortizol, dopamin ilişkisi).
  • Ruhsal Belirtiler: Sinirlilik, tahammülsüzlük, boşluk hissi ve isteksizlik.

Savunma Mekanizmaları ve Tedavi Süreci

Bağımlıların kullandığı "bir kereden bir şey olmaz" veya "kendime güveniyorum" gibi savunma mekanizmaları, diyet sürecini sekteye uğratan en büyük engellerdir. Bu tutumlar aslında sorunun devam ettiğinin ve kontrolün henüz tam sağlanamadığının bir göstergesidir. Kişi bu engelleri tanıyıp disiplinli beslenmeye devam ettikçe, dopaminerjik ödül sistemi başarıya odaklı çalışmaya başlar.

Sürecin kalıcı bir yaşam tarzı haline gelmesi için gerektiğinde profesyonel destek alınmalıdır. Bilişsel terapi ile özgüven bilinci desteklenmeli ve uzman kontrolünde gerekirse ilaç tedavisi eklenerek sağlıklı bir yaşam tarzı inşa edilmelidir.

Doç. Dr. Ömer Özbulut
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Etiketler

AşırıYemeBağımlılığıObeziteyleMücadeleSağlıklıYaşamYemeDavranışıDeğişikliğiDiyetVeİradePsikolojikDesteğinÖnemiBeslenmeBilinciDuygusalYemeKiloVermeYolculuğuÖzSaygıVeMotivasyon

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Ömer Özbulut

Doç. Dr. Ömer Özbulut

Doç.Dr. Ömer Özbulut,
1965 Malatya doğumluyum, Evli dört çocuk babasıyım, Orta öğrenimimi Malatyada yaptım, Dicle üniversitesi Tıp fakültesinde 1990 da mezun oldum, Aynı üniversitede Ruh Sağlığı ve Hastalıklarında Uzmanlığımı aldım. Bir süre Sağlık Bakanlığında çalıştıktan sonra Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp. Fakültesinde (Şimdi Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi oldu) Psikiyatri Anabilim Dalında Öğretim üyeliğine başladım, 2011’de Psikiyatri Doçenti oldum. 
Üniversitede çalıştığım süre içerisinde çeşitli İdari ve Akademik görevlerde bulundum.
Bilimsel çalışmalar yaptım. Ulusal ve Uluslararası dergilerde bilimsel makalelerim yayımlandı.

Şu anda kendi özel ofisimde Online ve yüz yüze Terapi yapmaktayım…



Mesleğim dışında Felsefe ve Sosyloji-Toplum Bilimi, Amatör şiir yazma denemeleri yapmayı, Sosyal sorunlarla ilgili yazmayı severim.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.