Asherman Sendromu – Rahim İçi Yapışıklık

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Asherman Sendromu (Rahim İçi Yapışıklık) Nedir?
Asherman Sendromu, rahim iç kısmında meydana gelen ve tıbbi literatürde intrauterin sineşi olarak adlandırılan yapışıklıklardır. Bu durum, tabloyu ilk kez 1948 yılında “travmatik amenore” ismiyle tanımlayan Dr. Joseph G. Asherman'ın anısına bu isimle anılmaktadır. Rahim içindeki bu doku değişimleri, kadın üreme sağlığını doğrudan etkileyen önemli bir klinik tablodur.
Asherman Sendromu Neden Olur?
Asherman Sendromu, gelişmiş ülkelerde nadir görülmekle birlikte, genellikle rahim içine uygulanan cerrahi girişimler sonucunda ortaya çıkar. Bu sendroma yol açan en yaygın faktör, gebelik sonlandırılması yani kürtaj işlemidir. Özellikle işlem sırasında veya sonrasında enfeksiyon gelişmesi ya da rahim içinde parça kalması, nedbe dokusu ve yapışıklık riskini ciddi oranda artırır.
Rahim içi yapışıklıklara neden olan diğer faktörler şunlardır:
- Tekrarlayan Kürtajlar: İçeride parça kalması nedeniyle yeniden kürtaj yapılan kadınlarda sendromun görülme oranı %40'a kadar çıkabilmektedir.
- Operasyonlar: Myomektomi ve sezaryen gibi cerrahi müdahaleler sonrası gelişim bildirilmiştir.
- Enfeksiyonlar: Şiddetli pelvik iltihabi hastalıklar ve gelişmekte olan ülkelerde sık görülen tüberküloz (verem) hastalığı, kan yoluyla pelvik bölgeye yayılarak yapışıklığa neden olabilir.
- Parazitler: Nadir de olsa schistosomiasis adı verilen parazit enfeksiyonu bir etkendir.
Asherman Sendromu Belirtileri Nelerdir?
Daha önce herhangi bir şikayeti olmayan bir kadında, özellikle bir kürtaj işlemi sonrası aşağıdaki bulgular gözlemleniyorsa Asherman Sendromu ihtimali değerlendirilmelidir:
- Amenore: Adet kanamalarının tamamen kesilmesi (%42 olguda görülür).
- Hipomenore: Adet kanaması miktarının belirgin şekilde azalması.
- Kısırlık: Gebe kalamama durumu (%63 olguda görülür).
- Tekrarlayan Düşükler: Gebeliğin sağlıklı bir şekilde devam edememesi.
Tanı Yöntemleri
Klinik öyküsünde kürtaj olan ve yukarıdaki belirtileri taşıyan hastalarda Asherman Sendromu şüphesi doğar. Jinekolojik muayene ve rutin ultrasonografi her zaman kesin sonuç vermeyebilir. Tanı sürecinde kullanılan yöntemler şunlardır:
- Sulu Ultrasonografi: Rahim içine sıvı verilerek yapılan incelemede yapışıklıklar gözlemlenebilir.
- Histerosalpingografi (HSG): Halk arasında rahim filmi olarak bilinen bu yöntem, kesin tanı koyulmasını sağlar.
Asherman Sendromu Tedavisi
Eğer hastalık kısırlığa veya adet kesilmesine neden oluyorsa tedavi edilmesi şarttır. Günümüzde modern tıpta bu durumun tek etkili tedavisi histeroskopik cerrahi yöntemidir. Eski teknikler olan rahim ağzı genişletilmesi veya ikinci bir kürtajın modern jinekolojide yeri kalmamıştır.
Tedavi Süreci ve Sonrası:
- Yapışıklıkların Açılması: Histeroskopi ile skar dokusu temizlenir.
- Yeniden Yapışmayı Önleme: Kavitenin açık kalması için belirli bir süre spiral veya balon yerleştirilir.
- Hormon Takviyesi: Endometrium tabakasının yenilenmesi için hastaya östrojen hormonu verilir.
Tedavinin Komplikasyonları ve Riskler
Histeroskopik cerrahi genellikle hastanede yatış gerektirmeyen güvenli bir işlemdir. Ancak nadir de olsa kanama, rahim delinmesi veya enfeksiyon görülebilir. En önemli risk, tedavinin başarısız olması veya durumun tekrarlamasıdır.
| Durum | Başarı ve Risk Oranları |
|---|---|
| Kürtaj Kaynaklı Başarı Oranı | %60 - %90 |
| Tedavi Sonrası Gebelik Oranı | %42 |
| Canlı Doğum Oranı | %32 |
| Tüberküloz Kaynaklı Başarı | Çok daha düşük |
Önemli Uyarı: Tedavi sonrası hamile kalan hastalar; plasentanın rahim kasına yapışması (placenta accreta) ve doğum sonrası kanama riski ile karşı karşıyadır. Ayrıca hamileliğin ilerleyen dönemlerinde rahim yırtılması (uterin rüptür) riski nedeniyle bu hastaların gebelik takipleri son derece özenli yapılmalıdır.
Tedavi Sonuçlarını Etkileyen Faktörler
Tedavinin başarısı, rahim içini döşeyen endometrium tabakasının hasar derecesine bağlıdır. Eğer yapışıklıklar sadece üst tabakada ve rezervuar görevi gören bazalis tabakası sağlamsa, sonuçlar oldukça umut vericidir. Ancak yapışıklıklar derin kas dokusuna (myometrium) kadar ulaşmışsa, fonksiyonel bir doku oluşumu zorlaşır.
Başarıyı değerlendirmek adına işlemden 1-2 ay sonra tekrar rahim filmi (HSG) çekilmesi önerilir. Bazı vakalarda sağlıklı bir gebelik elde edebilmek için birden fazla histeroskopi ve yardımcı üreme tekniklerine başvurmak gerekebilir.


