Doktorsitesi.com

Ao tension band technique application in proximal humerus fractures.

Prof. Dr. Mahmut Kömürcü
Prof. Dr. Mahmut Kömürcü
5 Ekim 2014274 görüntülenme
Randevu Al
Ao tension band technique application in proximal humerus fractures.
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Proksimal Humerus Kırıklarının Tedavisinde Minimal İnvaziv Yaklaşım

Bu çalışma, geniş bir hasta grubunda görülen humerus başı kırıklarının tedavisinde uygulanan intramedüller Kirschner telleri (K-teli) ve gergi bandı kablolama kombinasyonunun fonksiyonel sonuçlarını değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Proksimal humerus kırıkları, omuz ekleminin hareket kabiliyetini doğrudan etkileyen ve cerrahi müdahale gerektiren önemli ortopedik vakalardır.

Hasta Profili ve Klinik Metotlar

Araştırma kapsamında, proksimal humerus kırığı tanısıyla intramedüller K-teli ve gergi bandı tekniği uygulanmış 74 hasta (54 kadın, 20 erkek) retrospektif olarak analiz edilmiştir. Hastaların yaş ortalaması 42 (24-73 yaş aralığı) olarak belirlenmiştir. Kırık tipleri Neer sınıflamasına göre şu şekilde dağılım göstermektedir:

  • Tip II: 43 hasta
  • Tip III: 23 hasta
  • Tip IV: 5 hasta

Fonksiyonel değerlendirmeler için her iki omuzda Constant-Murley omuz skoru testi kullanılmış, sonuçlar Neer kriterlerine göre derecelendirilmiştir. Ağrı seviyesi ise 10 puanlık Görsel Analog Skala (VAS) ile ölçülmüştür.

Cerrahi Sonrası İyileşme ve Klinik Bulgular

Cerrahi müdahale sonrası tüm kırıkların radyolojik ve klinik olarak iyileştiği gözlemlenmiştir. İyileşme süreci ortalama 3.6 ay (2.5 ile 4.7 ay arası) sürmüştür. Takip sürecinde karşılaşılan komplikasyonlar ve klinik veriler aşağıda özetlenmiştir:

ParametreBulgular
Ortalama İyileşme Süresi3.6 Ay
Serklaj Teli Kırılması1 Hasta
Sıkışma Belirtileri (İmpingement)8 Hasta (Tel çıkarılması gerekmiştir)
Constant-Murley ve Neer Skoru6. ve 12. ay verileri arasında anlamlı fark yoktur (p<0.05)
VAS (Ağrı) Skor Değişimiİki kontrol ziyareti arasında anlamlı fark saptanmıştır (p>0.05)

Sonuç: Osteosentez ve Minimal İnvaziv Tekniklerin Avantajları

Fiksasyon tipinin seçimi, kemik kalitesine ve parçalanma (comminution) derecesine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Ancak güncel cerrahi eğilimler, minimal yumuşak doku diseksiyonu gerektiren osteosentez ve daha az invaziv tekniklere yönelmektedir.

Bu yöntem, kemiğin daha az soyulmasını sağlayarak humerus başının kan akımının korunmasına yardımcı olur. Uygulanan bu prosedürün uygulanması basit olmakla birlikte, postoperatif dönemde başarılı sonuçlar sunduğu kanıtlanmıştır. Sınırlı osteosentez yaklaşımı, biyolojik dokuyu koruyarak hastanın iyileşme sürecini optimize etmektedir.

Etiketler

Osteosentez tedavisiProksimal humerus kırığı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mahmut Kömürcü

Prof. Dr. Mahmut Kömürcü

Prof. Dr. Mahmut KÖMÜRCÜ, 1964 yılında Ankara’da doğmuştur. Lisans öncesi eğitimini 1982 yılında Kuleli Askeri Lisesi'nde tamamlamıştır. 1982 yılında Gülhane Askeri Tıp Fakültesi’nde başlamış olduğu tıp eğitimini 1988 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1989- 1991 yılları arasında Malatya’da 400 yataklı Sahra Hastanesi Başhekimi olarak kıta hizmeti görevini yerine getirmiştir.1991 yılında GATA Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı'nda ihtisas eğitimine başlamış ve 1995 yılında eğitimini tamamlayarak Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olmuştur. 1995-1998 yılları arasında Elazığ Asker Hastanesi’nde çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.