Doktorsitesi.com

ANİ HAREKET SONRASI KIKIRDAK KIRILMALARINA DİKKAT

Op. Dr. Levent Arslan
Op. Dr. Levent Arslan
25 Şubat 2019219 görüntülenme
Randevu Al
ANİ HAREKET SONRASI KIKIRDAK KIRILMALARINA DİKKAT
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kıkırdak Sağlığı ve Hareket Kabiliyeti Üzerindeki Etkileri

Kıkırdak, tüm hareketli eklem yüzeylerinde konumlanan ve sağlıklı hareket etmemizi sağlayan kritik bir yapıdır. Bu özel doku, eklemlerin sürtünmesiz bir şekilde çalışmasına olanak tanıyarak günlük aktivitelerimizi sürdürmemize yardımcı olur. Ancak kıkırdak yapısında meydana gelebilecek herhangi bir hasar, doğrudan hareket bozukluklarına ve şiddetli eklem ağrılarına yol açabilmektedir.

Kıkırdak Sorunlarının Sınıflandırılması: Akut ve Kronik Durumlar

Kıkırdak sorunları, ortaya çıkış şekline göre akut (ani) ve kronik (uzun süreli) olmak üzere iki ana grupta sınıflandırılır. Akut sorunlar genellikle spor aktiviteleri veya ani zorlayıcı hareketler neticesinde gelişen kıkırdak kırıkları ile karakterizedir. Bu durumda, kırılan bölgedeki sürtünme nedeniyle hastalar kısıtlı hareket kabiliyeti ve ağrı şikayeti yaşarlar.

Bazı vakalarda, kopan kıkırdak parçası eklem arasına girerek eklem kilitlenmesine neden olabilir. Bu tür yaralanmaların en sık görüldüğü bölgeler şunlardır:

  • Diz eklemi
  • Ayak bileği
  • Diğer tüm büyük ve küçük eklemler

Kıkırdak Tedavisinde Karar Süreci ve Cerrahi Yaklaşımlar

Tedavi planlaması yapılırken cerrahi müdahaleye karar vermek için belirli kriterlerin değerlendirilmesi gerekir. Parçanın koptuğu yer, parçanın büyüklüğü ve hastanın yaşı bu süreçteki en belirgin faktörlerdir. Eğer sorun sadece küçük bir parçanın neden olduğu bir kilitlenme ise, yalnızca o parçanın çıkarılması tedavi için yeterli olabilmektedir.

Günlük yaşamda daha sık karşılaşılan kronik sorunlar ise genellikle yaşa bağlı olarak gelişir. Kıkırdak dokusu belirli bir yaşa kadar kendini yenileyebilse de, 40'lı yaşlardan itibaren yıkım miktarı üretimden daha fazla olmaya başlar. Bu durum, özellikle eklemi zorlayan tekrarlayıcı hareketlerle birleştiğinde kıkırdakta aşınma ve incelme sürecini hızlandırır.

Yaşa Bağlı Aşınmalarda Tedavi ve Koruyucu Yöntemler

Yaşa bağlı ortaya çıkan kıkırdak sorunlarında, aşınmanın derinliği ve yüzey genişliği tedavi stratejisini belirler. Erken dönemde teşhis edilen vakalarda, cerrahi dışı yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Bu kapsamda uygulanan temel yöntemler şunlardır:

  1. Kilo kontrolü ile eklem üzerindeki yükün azaltılması.
  2. Eklem çevresindeki kasların kuvvetlendirilmesi.
  3. Hareket kısıtlaması ve spor tercihlerinin revize edilmesi.
  4. Kıkırdak destekleyici takviye edici gıdaların kullanımı.

Orta düzeydeki aşınmalarda ise artroskopik (kapalı) yöntemler devreye girer. Bu işlemde eklem içi görüntülenerek aşınmalar tıraşlanır ve kıkırdağın durumuna göre belirlenen eklem içi enjeksiyonlar ile geçici rahatlama sağlanır.

Kıkırdak Tedavisinde Son Aşama: Kök Hücre Uygulaması

Protez cerrahisi öncesindeki son seçenek olarak değerlendirilen kök hücre tedavisi, diğer yöntemlerden fayda görmeyen hastalar için umut verici bir yaklaşımdır. Genel anestezi altında gerçekleştirilen bu işlemde, hastanın kendi göbek çevresindeki yağ dokusundan kök hücreler elde edilir.

ÖzellikKök Hücre Tedavisi Detayları
Uygulama ŞekliGenel anestezi altında enjeksiyon
KaynakHastanın kendi göbek yağı
Taburcu SüresiAynı gün içinde
En Büyük AvantajYeni kıkırdak oluşumuna imkan tanıması

Ayrıştırılan kök hücrelerin sorunlu ekleme enjekte edilmesiyle tamamlanan bu prosedür, hastanın aynı gün taburcu olmasına olanak tanıyan konforlu bir tedavi seçeneğidir.

Etiketler

KıkırdakKıkırdak hasarlarıKıkırdak hastalıkların tedavisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Levent Arslan

Op. Dr. Levent Arslan

Dr.Öğr.Üyesi Levent Arslan, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başlamış olduğu lisans eğitimin başarı ile tamamladıktan sonra Tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayıp Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.