Doktorsitesi.com

AMENORE- Adet kanamalarının hiç başlamaması veya sonradan gecikmesi ne anlama gelir, nasıl yönetilir?

Prof. Dr. Kutay Biberoglu
Prof. Dr. Kutay Biberoglu
3 Nisan 2022597 görüntülenme
Randevu Al
Bu makale, adet döngülerinin düzensizliği, adet kanamalarının başlamaması veya duraksaması konularında açıklayıcı temel bilgiler vermek, bağlantılı klinik tabloları olabildiğince basit ve anlaşılabilir şekilde özetlemek amaçlı olarak kaleme alınmıştır. Okuyucunun buradaki bilgileri, www.drkutaybiberoglu.com, doktorsitesi / facebook / instagram / youtube biberoglu linklerinde bulunan ve daha önce yazmış olduğum “14 yaşında meme gelişmesi başlamamış, adet görmeyen ergen kız çocuğu. Şubat 23, 2020”, “16 yaşında kız çocuğunda ilk adet kanamasının henüz başlamamış olması – Primer amenore. Şubat 9, 2020” ve “Üreme yaşındaki kadınlarda anormal vajinal kanamalar – Mayıs 31, 2021” kaynaklarıyla birlikte değerlendirmesinde yarar vardır.
AMENORE- Adet kanamalarının hiç başlamaması veya sonradan gecikmesi ne anlama gelir, nasıl yönetilir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Amenore Nedir? Adet Gecikmesi ve Tanımı

Amenore, tıbbi literatürde adet kanamalarının hiç başlamaması veya mevcut düzenin sonradan kesilmesi durumunu ifade eder. Sağlıklı bir kadında düzenli adet döngüleri, beyindeki üst merkezlerin, hormon salgılayan bezlerin ve üreme organlarının uyum içinde çalıştığının en önemli göstergesidir. Ancak bu döngüdeki aksamalar, altta yatan ciddi bir sağlık sorununun habercisi olabilir.

Amenore iki ana kategoride incelenir:

  • Primer (Birincil) Amenore: Bir kız çocuğunda 15 (en geç 16) yaşına gelmesine veya meme gelişimi üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen ilk adet kanamasının başlamamasıdır.
  • Sekonder (İkincil) Amenore: Daha önce adet gören bir kadında, kanamaların en az 6 ay (veya düzensiz döngülerde en az 3 siklus) süreyle durmasıdır.

Ergenlik öncesi, gebelik, emzirme ve menopoz dönemlerinde görülen adet görmeme durumu ise tamamen fizyolojik ve normal kabul edilir.

Adet Döngüsünün Fizyolojisi ve Ergenlik Süreci

Vücuttaki organların işleyişi, beyindeki hipotalamus ve hipofiz merkezlerinin kontrolü altındadır. Ergenlik döneminde bu merkezlerden salgılanan GnRH, FSH ve LH hormonları yumurtalıkları uyararak östrojen salgılatır. Östrojen hormonu; uterusun, endometriumun (rahim zarı) ve memelerin gelişimini sağlar.

Kız çocuklarında ergenlik süreci genellikle şu sırayı izler:

  1. Hızlı boy uzaması (Vakaların %80'inde ilk belirtidir).
  2. Meme tomurcuklanması ve dış cinsel organlarda tüylenme.
  3. İlk meme gelişiminden yaklaşık 2-2,5 yıl sonra ilk adet kanaması (Menarş).

Amenore Nedenleri ve Klinik Değerlendirme

Amenore tanısında en kritik aşama, hastanın ve ailesinin tıbbi öyküsünün (anamnez) alınmasıdır. Beslenme alışkanlıkları, spor aktiviteleri, stres düzeyi ve kullanılan ilaçlar süreci doğrudan etkileyebilir. Tanı aşamasında kullanılan temel yöntemler şunlardır:

Hormonal Değerlendirme ve Laboratuvar Testleri

Klinik bulguları doğrulamak için kan örneği üzerinden belirli hormon seviyeleri incelenir. Bu testler şunları kapsar:

HormonDeğerlendirme Amacı
FSH & LHYumurtalık fonksiyonları ve beyin merkezli uyarıların kontrolü
AMH (Anti-Müllerian Hormon)Yumurta rezervinin ve sayısının belirlenmesi
Prolaktin (PRL)Süt hormonu yüksekliğinin (hiperprolaktinemi) tespiti
TSH, T3, T4Tiroid bezi fonksiyonlarının incelenmesi
Estradiol (E2)Östrojen seviyesinin ölçümü
Beta-hCGGebelik olasılığının dışlanması
Androjenler (Testosteron, DHEA-S)Aşırı kıllanma ve Polikistik Over Sendromu (PCOS) şüphesi

Fizik Muayene ve Görüntüleme

Eksiksiz bir fizik muayenede vücut kitle indeksi (VKI), kıl dağılımı, meme gelişimi ve dış cinsel organlar incelenir. Pelvik ultrasonografi ile rahim ve yumurtalıkların yapısı, rahim zarının (endometrium) kalınlığı değerlendirilir. Gerekli hallerde beyin MR'ı veya genetik inceleme (karyotip analizi) yapılabilir.

Primer Amenorede Tanısal Yaklaşımlar

Ergenlik döneminde meme gelişiminin olup olmaması, tanı koymada en belirleyici faktördür:

  • Meme Gelişimi Yoksa: 14 yaşına kadar meme gelişimi başlamamışsa, beyin ile yumurtalıklar arasındaki hormonal iletişimde bir sorun veya erken over yetmezliği söz konusu olabilir.
  • Meme Gelişimi Varsa Ancak Adet Yoksa: Bu durum genellikle anatomik bir engelden kaynaklanır. Kızlık zarının kapalı olması (imperfore himen), vajinal perde veya rahim/vajina yokluğu (RKHM sendromu) bu grupta yer alır.
  • Androjen Duyarsızlık Sendromu (AIS): Meme gelişimi olmasına rağmen genital tüylenmenin yokluğu ile karakterizedir. Birey genetik olarak erkek (XY) olmasına rağmen dış görünümü kadındır.

Sekonder Amenore ve Yönetim Planı

Sonradan oluşan adet kesilmelerinde ilk olarak gebelik dışlanmalıdır. Diğer yaygın nedenler şunlardır:

  • Polikistik Over Sendromu (PCOS): Kıllanma, sivilce ve kilo artışı ile seyreder.
  • Asherman Sendromu: Küretaj veya operasyon sonrası rahim içinde oluşan yapışıklıklar.
  • Hipotalamik Amenore: Aşırı zayıflık (VKI < 18,5), ağır spor, stres veya beslenme bozuklukları (Anoreksia Nervosa).
  • Erken Menopoz: 40 yaş öncesi yumurta rezervinin tükenmesi.

Östrojen ve Progestin Dengesi

Adet gecikmelerinde östrojenin rahim zarı üzerindeki kalınlaştırıcı etkisini dengelemek için progesteron hormonu hayati önem taşır. Eğer 45 gün boyunca adet gerçekleşmemişse, dışarıdan progestin takviyesi ile rahim zarının dökülmesi sağlanmalıdır. Bu uygulama, rahim kanseri riskini önlemek için gereklidir.

Tedavi ve Sonuç

Amenore tedavisi, altta yatan nedene göre kişiselleştirilir:

  1. Anatomik Engeller: Kızlık zarının açılması veya vajinal perde cerrahisi ile sorun giderilir.
  2. Hormonal Eksiklikler: Eksik olan hormonlar (östrojen, progesteron, tiroid vb.) yerine konur.
  3. Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Kilo kontrolü, stres yönetimi ve beslenme düzenlemesi yapılır.
  4. Üreme Arzusu: Yumurtlama tedavileri ile gebelik planlaması yapılır.

Önemli Not: Amenore ve adet düzensizliği, sadece semptomatik olarak (doğum kontrol hapları ile) geçiştirilmemesi gereken ciddi sağlık sorunlarıdır. Kesin tanı konulmadan yapılan tedaviler sakıncalı olabilir. Bu süreçte uzman bir hekimin klinik deneyimi ve fizyolojik bilgi birikimi en güvenilir rehberdir.

Prof. Dr. Kutay Biberoğlu
Ankara

Etiketler

Adet kanamaları

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Kutay Biberoglu

Prof. Dr. Kutay Biberoglu

Prof.Dr Kutay BİBEROĞLU, T.E.D Ankara Kolejini bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini (HÜTF) üstün başarı ile tamamladı ve Tıp Doktoru oldu. HÜTF Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda (Kadın Doğum AD) Araştırma Görevliliği yaparak 1977 de Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.