Doktorsitesi.com

Ameliyatsız Varis Tedavisi Hakkında

Op. Dr. Rıza Aktaş
Op. Dr. Rıza Aktaş
7 Kasım 2019222 görüntülenme
Randevu Al
Ameliyatsız Varis Tedavisi Hakkında
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Varis Nedir ve Kimlerde Görülür?

Varis, toplumun yaklaşık %40-50’sini etkileyen, özellikle 20-70 yaş aralığında yoğun olarak gözlemlenen kronik bir toplardamar hastalığıdır. İstatistiksel veriler, bu rahatsızlığın kadınlarda erkeklere oranla daha yüksek bir prevalansa sahip olduğunu göstermektedir. Yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bu durum, erken teşhis ve doğru tedavi planlaması gerektirir.

Varis Belirtileri Nelerdir?

Varis hastalığı, fiziksel görünümün ötesinde hastanın günlük konforunu bozan çeşitli semptomlarla kendini gösterir. En sık karşılaşılan varis belirtileri şunlardır:

  • Bacak damarlarında belirginleşme ve genişleme
  • Süreklilik arz eden ağrı ve kaşıntı hissi
  • Geceleri artış gösteren kramp ve yanma şikayetleri
  • Bacaklarda genel bir dolgunluk ve huzursuzluk hissi

Varis Tanısı ve Modern Tedavi Yöntemleri

Varis hastalığına kesin tanı koymak için en güvenilir yöntem renkli doppler ultrasonografi cihazı ile yapılan incelemelerdir. Geçmişte uygulanan açık cerrahi yöntemlerin iyileşme sürecini uzatması, günümüzde hastaları ameliyatsız varis tedavisi seçeneklerine yöneltmiştir. Modern tıbbın sunduğu bu yöntemler sayesinde hastalar, operasyonun hemen ardından yürüyerek günlük hayatlarına dönebilmektedir.

Güncel Varis Tedavi Teknikleri

YöntemUygulama Şekli
Damar İçi GlueBiyolojik yapıştırıcı ile damarın kapatılması
RadyofrekansIsı enerjisi ile damar içi ablasyon
Lazer TedavisiLazer ışınları ile damarın tahrip edilmesi
Köpük Skleroterapiİlaçlı köpük ile damar kurutma
MikroskleroterapiKılcal damarlar için ince uçlu tedavi

Tedavi Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Varis, tedavi sonrasında da titizlikle takip edilmesi gereken bir hastalıktır. Tedavi tamamlandıktan sonra belirli aralıklarla doppler ultrasonografi ile kontrollerin yapılması, hastalığın tekrarlanmasını (nüks etmesini) engellemek adına kritik öneme sahiptir.

Semptomları olan hastalar mutlaka bir kalp damar cerrahi uzmanına başvurmalıdır. Tedaviyi gerçekleştirecek cerrahın, doppler ultrasonografi cihazını bizzat kullanabilmesi ve ileri derecede hakim olması gerekir. Ayrıca, hastanın ileride ihtiyaç duyabileceği yedek damarı olan safen damar, yeterli genişleme ve reflü yoksa mutlaka korunmalıdır.

Ameliyatsız Varis Ülseri Tedavisi

Dünya nüfusunun %1’inde görülen varis ülseri, tedavi edilmemiş ileri derece venöz yetmezliklerin bir sonucudur. Derin toplar damar tıkanıklıkları, perforan damar yetmezliği ve kronik kaşınmalar bu yaraların başlıca sebepleridir. Bu durum hastalar üzerinde hem fiziksel hem de psikolojik travmalara yol açabilmektedir.

Varis ülseri tedavisi sanılanın aksine mümkündür ve sistemli bir yaklaşım gerektirir:

  1. Hazırlık Süreci: Hastaya özel egzersizler, kilo kontrolü ve varis çorabı kullanımı planlanır.
  2. Tanılama: Ayrıntılı alt ekstremite venöz doppler ultrasonografisi ile tüm yetmezlik noktaları saptanır.
  3. Müdahale: Yetmezlik olan damarlar köpük, glue veya lazer yöntemleriyle kapatılır.
  4. Yara Bakımı: Yaradaki göllenme giderildikten sonra PRP veya kök hücre uygulamaları ile doku iyileşmesi desteklenir.

Bu kapsamlı tedavi süreci, yaranın büyüklüğüne bağlı olarak 3 ile 6 ay arasında değişmekte ve hastaların yaşam kalitesini kalıcı olarak artırmaktadır.

Etiketler

VarisVaris tedavisiameliyatsız varis tedavisiameliyatsız varis ülseriameliyatsız varis ülseri tedavisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Rıza Aktaş

Op. Dr. Rıza Aktaş

Op. Dr. Rıza Aktaş, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Kalp Damar Cerrahisi uzmanı olmuştur.

Op. Dr. Rıza Aktaş, mesleki çalışmalarına İzmir'de bulunan özel muayenehanesi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.