Doktorsitesi.com

ALERJİK CİLT HASTALIKLARI HAKKINDA

Uzm. Dr. Murat Palabıyık
Uzm. Dr. Murat Palabıyık
12 Aralık 2018157 görüntülenme
Randevu Al
ALERJİK CİLT HASTALIKLARI HAKKINDA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Atopik Dermatit (Egzama) Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Atopik dermatit, kronik seyirli, tekrarlayan, pembe renkli ve yüzeyi pütürlü olan kaşıntılı bir cilt döküntüsüdür. Aktif lezyonlar vücudun tamamına yayılabileceği gibi belirli bir bölgeyle de sınırlı kalabilir. Bu lezyonlar genellikle sulantılı ve yoğun kaşıntılı bir yapıdadır; aşırı kaşınma durumunda ise enfeksiyon riski taşırlar.

Hastalığın iyileşmediği veya sürekli nüks ettiği dönemlerde ciltte kalınlaşma, çizgilenme, soyulma ve renk koyulaşması gözlemlenebilir. Belirtilerin vücuttaki dağılımı, hastalığın başlangıç yaşına göre farklılık göstermektedir. Atopik dermatit, yaşamın farklı evrelerinde şu şekilde sınıflandırılır:

DönemYaş AralığıTipik Lezyon Bölgeleri
İnfantil (Bebeklik)2 Ay - 2 YaşYanaklar, saçlı deri, boyun, sırt, diz ve dirsekler
Çocukluk Çağı2 - 12 YaşDirsek önü, diz arkası, boyun, el ve ayak bilekleri
Erişkin Dönemi12 Yaş ve ÜzeriDirsek önü, diz arkası, eller, göz ve ağız çevresi

Atopik Dermatite Eşlik Edebilen Bulgular

Atopik dermatit sadece deri döküntüleriyle sınırlı kalmayabilir. Hastalarda el ve ayak tabanı çizgilerinin belirginleşmesi, göz altında koyu gölgeler ve vücudun çeşitli yerlerinde soluk renkli bölgeler görülebilir. Ayrıca, bu bebeklerin ilerleyen yıllarda astım veya alerjik rinit geliştirme riski bulunmaktadır.

Atopik Dermatit (Egzama) Tedavi Yöntemleri

Egzama tedavisinde temel amaç cildin bariyer fonksiyonunu korumak ve alevlenmeleri kontrol altına almaktır. Tedavi süreci iki ana başlıkta incelenir:

  1. Koruyucu Önlemler: Hastaların cildi aşırı kuru olduğu için sürekli nemlendirme hayati önem taşır. Normal sabun yerine kremli sabunlar tercih edilmeli ve terlemeyi artıran sıcak ortamlardan kaçınılmalıdır. Alerjen saptanması durumunda doktor kontrolünde bu maddelerden uzak durulmalıdır.
  2. İlaç Tedavisi: Kaşıntıyı gidermek için antihistaminik şurup veya tabletler kullanılır. Aktif lezyon dönemlerinde ise doktorun önerdiği lokal kortikosteroidli merhemler, nemlendirici uygulamasından sonra ince bir tabaka halinde sürülmelidir.

Ürtiker (Kurdeşen) ve Anjiyoödem Nedir?

Ürtiker, sınırları belirgin, pembe renkli, yüzeyden kabarık ve şiddetli kaşıntılı cilt döküntüleridir. Anjiyoödem ise deri ve deri altı tabakasının, özellikle göz kapakları, dudak ve dil gibi bölgelerde şişmesi durumudur. Anjiyoödemde genellikle renk değişikliği ve kaşıntı görülmez; ancak soluk borusu (larenks) bölgesinde oluşursa ses kısıklığı ve solunum güçlüğü gibi hayati riskler oluşturabilir.

Ürtiker ve Anjiyoödemin Klinik Tipleri

Ürtiker ve anjiyoödem, tetikleyici faktörlere ve süresine göre farklı klinik formlarda ortaya çıkabilir:

  • Akut Ürtiker: Aniden başlar ve lezyonlar genellikle 24 saat içinde söner. Toplam süreç 6 haftadan kısadır.
  • Kronik Ürtiker: Tekrarlayan atakların 6 haftadan uzun sürmesi durumudur. Vakaların sadece %10'unda net bir neden (ilaç, gıda katkısı, enfeksiyon vb.) saptanabilir.
  • Kolinerjik Ürtiker: Egzersiz veya sıcak duş gibi vücut ısısını artıran faktörlerle tetiklenir.
  • Fiziksel Ürtikerler: Cildin çizilmesi (Dermografizm), basınç uygulanması, güneş ışığı (Solar Ürtiker) veya soğuk teması ile oluşur.
  • Kontakt Ürtiker: Özellikle latex gibi duyarlı olunan maddelerle temas sonucu gelişir.
  • Egzersizle Tetiklenen Ürtiker: Fiziksel aktivite sonrası oluşur; bazen tansiyon düşüklüğü ve bayılma eşlik edebilir.

Tanı ve Teşhis Süreci

Ürtiker ve anjiyoödem tanısında en kritik aşama, bir alerji uzmanı tarafından alınan ayrıntılı öyküdür. Döküntülerin süresi, şekli ve tetikleyici faktörler titizlikle sorgulanır. Öykü alımını takiben yapılan fizik muayene ve gerekli laboratuvar tetkikleri ile hastalığın tipi netleştirilir.

Ürtiker ve Anjiyoödem Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavinin ilk adımı, saptanan tetikleyici faktörlerden uzak durulmasını kapsayan eliminasyon yöntemidir. Tıbbi tedavi seçenekleri ise şunlardır:

  • H1 Reseptör Blokerleri: Tedavinin temelini oluşturan antihistaminiklerdir.
  • H2 Reseptör Blokerleri: H1 blokerlerinin yetersiz kaldığı durumlarda tedaviye eklenir.
  • Kortikosteroidler: Ciddi ve dirençli vakalarda kısa süreli ve doktor kontrolünde kullanılır.
  • Adrenerjik Ajanlar (Epipen): Solunum yolunu tehdit eden anjiyoödem ataklarında acil müdahale için kullanılır. Riskli hastaların bu enjektörleri yanlarında taşıması ve uygulama eğitimini alması hayati önem taşır.

Etiketler

ÜrtikerCilt hastalıklarıAtopik dermatitÖdemAlerjik cilt hastalıklarıAnjioödemçocukluk çağı atopik dermatitifiziksel ürtikerbasınç ürtikeri

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Murat Palabıyık

Uzm. Dr. Murat Palabıyık

Uzm. Dr. Murat PALABIYIK, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1989 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayarak Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olmuştur. Ayrıca İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Neonatoloji üzerine yan dal ihtisas eğitimini yine başarı ile tamamlamıştır.

1995 - 2000 Yılları arasında İstanbul Bakırköy Doğumevi Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim Hastanesi'nde Neonatoloji Başasistanı ve Büyük Çocuk, Nefroloji Başasistanı olarak, 2002 - 2006 yılları arasında İstanbul Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde, 2006 - 2017 yılları arasında İnternational Hospital'de hasta kabulü yapmış olan Uzm. Dr. Murat PALABIYIK, mesleki çalışmalarına İstanbul'da bulunan Elit İstanbul Tıp Merkezi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.