Akne (sivilce) genellikle ergenlik döneminde başlayan ama her yaşta görülebilen yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Yağ bezlerinin en yoğun olduğu yüz, göğüs, kollar ve sırt en çok tutulan bölgelerdir.

Erkeklik hormonları, pilosebase ünitede anormal hücre birikimi, bakteri çoğalması ve bunun sonucu gelişen iltihabi reaksiyon akne oluşumundaki temel basamaklardır. Ancak son yıllarda beslenme ve akne konusunda yapılan çalışmalar; süt ve süt ürünlerinin ve karbonhidratlar gibi yüksek glisemik indeksli gıdalarla beslenmenin akneyi artırdığını ortaya çıkarmıştır.

Akne yakınmasıyla gelen hastalarda öncelikle iyi bir öykü alınmalı, hormonal bir yakınmasının, adet düzensizliği ve kıllanma gibi ek yakınmasının olup olmadığı ve hastanın kullandığı ilaçlar detaylı bir şekilde sorgulanmalıdır.

Akne lezyonları klinik olarak komedon dediğimiz siyah noktalar, kırmızı kabarıklıklar, iltihabi akne püstülleri, nodül dediğimiz derin lezyonlar, kistler veya skarlar şeklinde görülebilir. Hastanın muayenesinden sonra gerekli görülüyorsa tetkikleri istenir ve tedavi planlanır.

Tedavi hastanın klinik durumuna göre planlanmaktadır. Hastalar tedavinin uzun süreceğini bilmeli ve ilaçlarını düzenli kullanmaları konusunda uyarılmalıdır. Hafif aknelerde dıştan antimikrobial ajanlar, antibiyotikli krem ve jeller kullanılabilir. Ancak daha ağır olgularda sistemik antibiyotikler eklenebilir. Çok yaygın, gövde tutulumu da olan, derin yerleşimli ve iz bırakma eğilimi olan aknelerde sistemik A vitamini olan retinoid dediğimiz ilaçlar kullanılır. Bu tedavilerin hiçbirisinin kullanımı da çok kısa süreli değildir. Akne tedavisinin sabır isteyen, uzun bir süreç gerektirdiği ve tedavi başarısının hekim -hasta uyumuna bağlı olduğu unutulmamalıdır.


Ankara Dermatolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!