Doktorsitesi.com

AİLENİN TOPLUM İÇİNDE ERGENE YAKLAŞIMI

Klinik Psikolog Pelin Özaydın
Klinik Psikolog Pelin Özaydın
23 Mayıs 2016184 görüntülenme
Randevu Al
AİLENİN TOPLUM İÇİNDE ERGENE YAKLAŞIMI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ergenlik Dönemi: Çocukluktan Yetişkinliğe Kritik Geçiş Süreci

Ergenlik, bireyin çocukluk evresinden çıkarak yetişkinliğe adım attığı çok boyutlu bir geçiş dönemidir. Bu süreçte birey, artık bir çocuk olmamanın ancak henüz bir yetişkin statüsüne de erişememenin getirdiği derin bir karmaşa yaşar. Hormonların yoğun faaliyetiyle birlikte, ergenin kendi bile anlamlandırmakta güçlük çektiği ani duygu durumu değişiklikleri gözlemlenir.

Ergenlikte Kimlik Kazanımı ve Temel Kavramlar

Kişiliğin oturtulması mücadelesiyle birlikte, ergen birey bazı kavramları çok daha yoğun ve derinlemesine hissetmeye başlar. Bu dönemde özellikle şu duygular ön plana çıkar:

  • Gurur ve ahlak gelişimi
  • Özerklik arayışı
  • Bağımsızlık duygusu

Ergen, kendi kimliğini inşa etmek amacıyla hayatın farklı alanlarını sorgulamaya ve anlamlandırmaya başlar. Bu sorgulama süreci şu kimlik alanlarını kapsar:

  1. Cinsel ve fiziksel kimlik
  2. Dini ve kültürel aidiyet
  3. Mesleki hedefler
  4. İlişki dinamikleri ve sosyal kimlik

Ebeveynlerin Ergenlik Sürecindeki Rolü ve Sorumlulukları

Ergenlik döneminde aileye oldukça büyük sorumluluklar düşmektedir. Hatta bu süreçte ailelerin alacağı "ergenle yaşam" eğitimleri, sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından son derece faydalıdır. Ebeveynlerin öncelikle, ergenin sergilediği bazı tepkisel davranışların hormonların etkisiyle gerçekleştiğini idrak etmeleri gerekir.

Süreçteki en kritik hatalardan biri, ebeveynlerin kendi geçmişlerindeki olumsuz ergenlik deneyimlerini veya güncel gerginliklerini çocuklarına yansıtmalarıdır. Bu durum, çatışmaların dozunu artırmaktan başka bir sonuç doğurmaz.

Kontrollü Bağımsızlık ve Güvenli Bağlanma

Ergenlerde bağımsızlık isteği ne kadar yüksek olursa olsun, tıpkı bebeklikteki güvenli bağlanma ihtiyacı gibi, aileleriyle bağlarını koruma arzusu da devam eder. Ebeveynlerin temel görevi, ergene kontrollü bir bağımsızlık alanı tanırken bağları koparmamaktır. Bağları güçlendirmek için şu aktiviteler stratejik öneme sahiptir:

Aktivite TürüUygulama Biçimi
Aile YemekleriHer akşam düzenli katılım sağlanmalı.
Ortak ZamanlarBeraber oyun, TV veya kitap okuma saatleri düzenlenmeli.
Sohbet SaatleriÇay eşliğinde, baskı kurmadan iletişim kurulmalı.

Bu faaliyetler sırasında ergeni huzursuz edecek sorgulayıcı tutumlardan kaçınmak, çocuğun bu aktivitelere gönüllü katılımını sürdürmesi için elzemdir.

Sosyal Çevre ve Gurur Faktörü

Ebeveynlerin en çok ihmal ettiği konulardan biri, gelişmekte olan gurur ve kişilik değerlerine sahip ergenlere sosyal ortamlarda nasıl davranılması gerektiğidir. Ergen birey, çevrenin değer yargılarını ve toplumsal imajını fazlasıyla önemser.

Ebeveynler, toplum içinde veya arkadaş ortamlarında ergeni asla rencide edecek söz ve davranışlarda bulunmamalıdır. Konuşulması gereken özel meseleler, mutlaka baş başayken, kırıcı olmayan bir üslupla aktarılmalıdır. Rencide edilen bir ergen şu olumsuz sonuçlarla karşılaşır:

  • Ebeveyne olan güvenini yitirir ve onlardan uzaklaşır.
  • Sosyal çevresinde daha güvensiz ve çekinik bir karakter sergiler.
  • Tekrar küçük düşme korkusuyla ebeveynleriyle sosyal ortamlarda bulunmaktan kaçınır.

Sonuç: Bilinçli Yaklaşımın Önemi

Eğer çocuğumuzun ergenlik döneminde neler hissettiğini ve hangi süreçlerden geçtiğini doğru analiz edebilirsek, bu dönemi ilişkilerimiz yıpranmadan atlatabiliriz. Doğru yaklaşım ve empati, ergenlik sürecini hem aile hem de çocuk için sağlıklı bir gelişim evresine dönüştürecektir.

Uzm. Klinik Psikolog Pelin ÖZAYDIN

Etiketler

Ergen psikolojisiAile ve ergenÇocuğumuzun ergenliğe girdiğinde neler yaşayacağını biliyor mAilelerin ergenlere yaklaşımı nasıl olmalıErgenlik döneminde aileye düşen görevler

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Pelin Özaydın

Klinik Psikolog Pelin Özaydın

Uzm.Psk. Pelin ÖZAYDIN, ilk ve orta öğrenimini  tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği bölümünde lisans eğitimi almıştır. Sonrasında Okan Üniversitesi'nde İngilizce Psikoloji okumuş ve Sağlık Yönetimi Bölümü'nden lisans derecesinde mezun olmuştur. Yüksek Lisansını ise Üsküdar Üniversitesinde “Panik Bozukluk Hastalarında tanı öncesi sigara ve alkol miktarlarının, tanı sonrası sigara ve alkol miktarlarıyla karşılaştırılması” isimli teziyle tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.