Doktorsitesi.com

Aile Öğretmen İlişkisi Nasıl Olmalı ?

Klinik Psikolog Savaş Polat
Klinik Psikolog Savaş Polat
7 Kasım 20132000 görüntülenme
Randevu Al
  • Öğrenci başarısı ve sağlıklı gelişimi için okul ile aile arasında aktif, kesintisiz ve güvene dayalı bir iş birliği kurulması zorunludur.
  • Velilerin denetleyici bir rolden ziyade paylaşımcı bir paydaş yaklaşımını benimsemesi ve okulda kazandırılan değerleri evde desteklemesi gerekmektedir.
  • Çocuğun yeteneklerine uygun gerçekçi beklentiler oluşturulmalı ve modern iletişim kanalları kullanılarak öğretmenlerle düzenli bilgi paylaşımı sağlanmalıdır.
Aile Öğretmen İlişkisi Nasıl Olmalı ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Öğretmen-Veli İş Birliğinin Öğrenci Başarısındaki Stratejik Rolü

Eğitim sürecinde sıkça karşılaşılan "Okula ne zaman gelmeliyiz?" veya "Faaliyetlerden neden haberimiz olmadı?" gibi sorular, öğretmen-veli iletişimi konusundaki eksiklikleri açıkça ortaya koymaktadır. En kıymetli varlıklarımız olan çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerle yeterli düzeyde iletişim kuramamak, eğitim kalitesini doğrudan etkileyen ciddi bir sorundur. Öğrenci başarısı ve istenen davranışların geliştirilmesi, ancak aile ile okulun aktif ve kesintisiz bir iş birliği içerisinde olmasıyla mümkündür.

Okul ve Veli İlişkisinde Denge Unsuru

Okul ile kurulan ilişkinin ölçüsünü doğru ayarlamak, öğrencinin sosyal gelişimi açısından kritik bir öneme sahiptir. Bazı velilerin okulu gereğinden fazla ziyaret etmesi akranları arasında öğrenciyi zor durumda bırakabilirken, bazılarının ise okuldan tamamen kopuk olması eğitim sürecini sekteye uğratmaktadır. Öğretmenler, genellikle velilerin okul faaliyetlerine yeterince katılmamasından ve çocuklarının durumuna ilgi göstermemesinden şikayetçidir. Bu güven ve iletişim boşluğu, maalesef en çok öğrencilerin gelişimini olumsuz etkilemektedir.

Değer ve Tutumlarda Birliktelik Sağlamanın Önemi

Öğretmenin okulda kazandırmak istediği bakış açısı ve davranışlar, ev ortamında aile tarafından desteklenmediği sürece kalıcı olamaz. Aile ve okul arasındaki değer yargısı uyumsuzlukları, öğrencide ciddi iç çatışmalar yaratabilmektedir. Örneğin, okulda aşılanan sorumluluk duygusu evde karşılık bulmadığında, eğitim süreci ilerleme kaydedemez. Bu nedenle, çocukların zarar görmemesi adına tutum ve değerlerde birliktelik sağlanması zorunludur.

Denetleyici Rol Yerine Paylaşımcı Paydaş Yaklaşımı

Bazı ebeveynlerin okula geldiklerinde sergiledikleri "müfettiş" tavrı, öğretmenler üzerinde antipati oluşturarak süreci zorlaştırmaktadır. Notlar ve davranışlar üzerinden öğretmeni sorgulayan bu denetleyici yaklaşım, öğrenciye de olumsuz yansımaktadır. Sağlıklı bir eğitim ortamı için velilerin denetleyici rolden sıyrılıp paylaşımcı paydaş rolünü benimsemeleri, güvene dayalı bir diyalog mekanizması kurmaları gerekmektedir.

Sorunları Kabullenme ve Gerçekçi Beklentiler

Eğitim sistemindeki rekabetçi yapı, bazen ailelerin çocuklarının yetersizliklerini kabullenmesini zorlaştırmaktadır. Birçok aile, çocuklarında görülen sorunları görmezden gelme veya suçu başkalarına (öğretmen, arkadaşlar, diğer aile bireyleri) atma eğilimindedir. Ancak öğrenci gelişimi için sorunların objektif bir şekilde kabul edilmesi şarttır. Ailelerin şu noktalara dikkat etmesi, çocuktaki sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır:

  • Çocuğun zihinsel kapasitesine uygun beklentiler oluşturmak.
  • Kardeşler veya akranlar ile kıyaslama yapmaktan kaçınmak.
  • Aile içi kurallarda tutarlı ve dengeli bir sınır çizmek.
  • Psikolojik danışmanlar tarafından sunulan aile eğitimlerine katılım sağlamak.

Modern İletişim Kanalları ve Bilgi Akışı

Teknoloji çağında, öğretmen-veli iletişimini eski usullerle sürdürmek bilgi akışını sekteye uğratmaktadır. Anne ve babalar; çocuklarının gelişimini tam takip edebilmek için sınıf öğretmeni ve rehberlik uzmanı ile düzenli bilgi paylaşımında bulunmalıdır. Çağın gerekliliklerine uygun yeni iletişim sistemleri geliştirilmeli ve bu kanallar aktif olarak kullanılmalıdır.

Veliler İçin Okul İletişim Rehberi

Okullar sadece sınavlara hazırlık kursu değil, çocukları hayata hazırlayan kurumlardır. Çocuğunuzun mutluluğu ve başarısı için okula gitmek adına özel bir davetiye beklememelisiniz. Aşağıdaki tabloda, okulda iletişim halinde olmanız gereken temel birimler yer almaktadır:

İletişim Kurulacak Kişi/Birimİletişim Amacı
Okul Müdürü ve YardımcılarıGenel okul düzeni ve resmi süreçler
Sınıf ÖğretmeniAkademik gelişim ve günlük takip
Rehber Öğretmen (Psikolojik Danışman)Duygusal gelişim ve davranışsal süreçler
Branş ÖğretmenleriDers bazlı başarı ve ilgi alanları

Sonuç olarak; belirli aralıklarla okula uğramak, öğretmenlerin iletişim bilgilerini edinmek ve gerektiğinde telefonla irtibat kurmak öğrenci başarısını artıracaktır. Unutulmamalıdır ki; aile katılımı sağlandığında okullar hayat bulur, çocuklar ve öğretmenler çok daha mutlu olur.

Etiketler

İletişimÇocuk psikolojisiİletişim hatalarıOkul psikolojik danişmanliğiRehberlik servisiAile-öğretmen iletişimiAile öğretmen ilişkisi nasıl olmalı

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Savaş Polat

Klinik Psikolog Savaş Polat

Uzman Klinik Psikolog Savaş POLAT, 1984 yılında Reşadiye’de doğmuştur. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünde lisans programını 2007 yılında başarıyla tamamlamıştır. Mezun olduğu yıldan itibaren kamu ve özel sektörde çeşitli kurumlarda psikolojik danışmanlık, eğitim ve seminer çalışmalarını sürdürmektedir. Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Bürosunda ve mahkemelerde bilirkişi-pedagog olarak görev almıştır.

İstanbul Esenyurt Üniversitesinde Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını “Bağlanma Stilleri ve İlişkiye Yansımaları” konulu çalışması ile tamamlayarak Uzman Klinik Psikolog olmuştur. Psikoterapi Enstitüsü Genel Başkanı Uzman Dr. Tahir ÖZAKKAŞ tarafından verilen ve üç yıl süren,teorik-formülasyon-süpervizyon aşamalarından oluşan "Bütüncül Psikoterapi Eğitimini" başarı ile tamamlamıştır. DBE(Davranış Bilimleri Enstitüsü)’den EMDR “Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme”Gaziosmanpaşa Üniversitesinden  "Aile Terapisi",CİSED( Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği)’den Cinsel Terapi Eğitimlerini almıştır. 

Mesleki tecrübesi ile almış olduğu eğitimleri birleştirerek oluşturmuş olduğu "Dinamik Yönelimli Bütüncül Psikoterapi" anlayışı ile çalışmalarını sürdürmektedir. Bütüncül Psikoterapi:içerisinde bir çok kuramı ve tekniği barındıran, teorik bilgiyi işe yararlılık perspektifinde entegre ederek danışanların gerçekliğini anlamaya çalışan ve her danışanın bireysel ihtiyacına göre süreci yeniden şekillendiren dinamik bir psikoterapi armonisidir. Bu psikoterapi armonisi "Klasik Psikanaliz, Bilişsel-Davranışçı Psikoterapi, Ego Psikolojisi, Nesne İlişkileri, Aktarım Odaklı Psikoterapi, Masterson Yaklaşımı, Kendilik Psikolojisi, İlişkisel Psikanaliz,Transaksiyonel Analiz,Varoluşçu Psikoterapi"gibi ekollerin parçalarından oluşan ve danışana özgü bir psikoterapi haline dönüşen dinamik bir yapıya sahiptir.
Aile ve çift terapisinde duygu odaklı yaklaşımı,kaygı bozukluklarında ise EMDR ve bütüncül yaklaşımı kullanmaktadır.

Psikoterapi Enstitüsü, EMDR  gibi mesleki etiğe ve gelişime katkı sunan derneklerde üyeliğini devam ettirmektedir.
Türk PDR Derneği Üyesi olan Uzm. Kl.Psk. Savaş POLAT , ''İçimizdeki Yabancı'' kitabının yazarıdır. Evli, iki çocuk babasıdır ve mesleki çalışmalarına Tokat ve İstanbul’da devam etmektedir.

U

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.