Doktorsitesi.com

Aftöz stomatit

Prof. Dr. Şebnem Kılıç
Prof. Dr. Şebnem Kılıç
30 Eylül 20118620 görüntülenme
Randevu Al
Aftöz stomatit
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tekrarlayan Aftöz Stomatit (TAS) Nedir?

Tekrarlayan aftöz stomatit (TAS), kendiliğinden iyileşme eğilimi gösteren, bir veya birden fazla ağrılı ülserle karakterize bir ağız mukozası hastalığıdır. Bu yüzeyel ve yuvarlak ülserler, esas olarak keratinsiz mukozayı etkileyen bir enflamasyon tabakasıyla çevrilidir. TAS, %2 ile %66 arasında değişen görülme sıklığı ile dünya genelinde en yaygın karşılaşılan ağız mukozası hastalığı olarak kabul edilmektedir.

İstatistiksel verilere göre, hastalığın görülme sıklığı İspanya'da %2.24 iken, düşük sosyoekonomik gruplarda %2 civarındadır. Bu oranlar, Kuzey Amerika'daki çocuklarda görülen %1.1'lik orandan daha yüksektir. TAS, genellikle 10-19 yaş aralığında ilk belirtilerini vermeye başlar.

Etyoloji ve Epidemiyoloji: Aft Neden Oluşur?

TAS'ın kesin etyolojisi henüz tam olarak bilinmemekle birlikte, güçlü kalıtsal özellikler taşıdığı ve ağız mukozasına karşı gelişen bir bağışık yanıt ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Hastaların %40'ından fazlasında aile öyküsü mevcuttur; özellikle hem anne hem de babada TAS öyküsü olması, çocukta görülme riskini önemli ölçüde artırmaktadır.

Küçük çocuklarda oral ülserlerin en yaygın tetikleyicisi mekanik, kimyasal veya termal travmalardır. Bunun yanı sıra hastalığı başlatan veya şiddetlendiren diğer faktörler şunlardır:

  • Sistemik hastalıklar ve beslenme bozuklukları (Demir, folat, B12 eksikliği).
  • Psikolojik stres ve hormonal değişiklikler.
  • Gıda alerjileri ve çeşitli ilaçlar.
  • İmmünolojik bozukluklar ve HIV enfeksiyonu.
  • Genetik yatkınlık.

Patogenez ve İmmünolojik Mekanizmalar

TAS patogenezinde, oral mukozadaki keratinositler arasındaki bağlantının kaybolmasına yol açan immünopatolojik mekanizmalar rol oynar. Hastalık, epitel içindeki antijenik uyarana karşı gelişen bir gecikmiş tip hipersensivite veya hücresel yanıt olarak kabul edilir.

Araştırmalar, TAS lezyonlarında IL-2, interferon gamma ve tümör nekrozis faktör alfa (TNF-α) mRNA'larının arttığını göstermiştir. Öte yandan, enflamasyonu sınırlayan IL-10 düzeylerinin düşük olması, lezyonların kontrol altına alınamamasına neden olan kritik bir faktördür. Ayrıca IL-1B-511 polimorfizmi gibi genetik faktörlerin TAS ile anlamlı ilişkisi saptanmıştır.

Mikrobiyolojik Etkenlerin Rolü

TAS gelişiminde spesifik bir mikrobiyolojik etken tanımlanmamış olsa da, bazı mikroorganizmaların alevlenme dönemlerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Streptococcus sanguis ve Helicobacter pylori (hastaların %72'sinde saptanmıştır) bu süreçte öne çıkan bakterilerdir. Ayrıca, Herpes simplex (HSV), HHV-6 ve Ebstein-Barr virüslerinin TAS üzerindeki rolleri üzerine çalışmalar devam etmektedir.

Klinik Çeşitleri ve Tanı Kriterleri

TAS tanısı, özgün bir test bulunmadığı için klinik muayene ve ayrıntılı anamnez ile konur. Hastalık klinik olarak üç ana gruba ayrılır:

Klinik TipGörülme SıklığıÖzellikleriİyileşme Süreci
Minör Aftöz Ülser%80-905 mm'den küçük, yuvarlak/oval, yüzeyel.7-10 gün (Skar bırakmaz)
Majör Aftöz Ülser%101 cm'den büyük, derin, düzensiz ve çok ağrılı.6 hafta+ (Skar bırakabilir)
Herpetiform ÜlserNadir1-2 mm, çok sayıda, birleşme eğilimli.7-10 gün (Skar bırakmaz)

Ayırıcı Tanı: TAS ile Karıştırılan Hastalıklar

TAS, benzer semptomlar gösteren diğer sistemik hastalıklardan ayırt edilmelidir. Özellikle Behçet Hastalığı, sistemik lupus eritramatoz, Çölyak hastalığı ve Crohn hastalığı ayırıcı tanıda önceliklidir. Ayrıca çocuklarda periyodik ateşle seyreden PFAPA sendromu ve kıkırdak iltihabı ile karakterize MAGIC sendromu da dikkate alınmalıdır.

Tekrarlayan Herpetik Stomatit ile Farklar

En önemli ayırıcı tanı Herpes Simplex (uçuk) enfeksiyonudur.

  • TAS: Bulaşıcı değildir, genellikle keratinsiz mukozada görülür.
  • Herpetik Lezyonlar: Bulaşıcıdır, vezikül (su kabarcığı) ile başlar, genellikle sert damak ve diş eti gibi keratinize yüzeyleri tutar.

Tedavi Yaklaşımları

TAS tedavisinin temel amacı ağrıyı gidermek, iyileşme süresini kısaltmak ve atak sıklığını azaltmaktır. Tedavi yöntemleri topikal ve sistemik olarak ikiye ayrılır:

1. Topikal Tedaviler

  • Steroidler: Triamkinolon asetonit, dekzametazon ve betametazon içeren merhem veya gargaralar ana tedavi yöntemidir.
  • Antimikrobiyaller: Klorheksidin glukonat gargaralar ikincil enfeksiyonları önler.
  • Anestetikler: Benzokain içeren ürünler ve amleksanoks macunlar ağrı kontrolü sağlar.

2. Sistemik Tedaviler

Topikal tedaviye yanıt vermeyen ağır vakalarda şu ilaçlar tercih edilebilir:

  • Kolşisin: 1-1.5 mg/gün dozunda, özellikle ağır tekrarlayan vakalarda ilk seçenek olabilir.
  • Sistemik Kortikosteroidler: Majör TAS vakalarında kullanılır.
  • İmmünmodülatörler: Talidomit (özellikle HIV ve Behçet ile ilişkili vakalarda), çinko sülfat ve suloksit.

Özetle; TAS, multifaktöriyel bir süreçtir. Hastaların çoğunda topikal tedavilerle semptomatik rahatlama sağlanırken, altta yatan hematolojik eksikliklerin (demir, B12 vb.) düzeltilmesi ve tetikleyici faktörlerin yönetimi uzun vadeli başarı için kritiktir.

Etiketler

TaşAftHerpesAftöz stomatitKortikosteroidAğız mukozasıTekrarlayan aftöz stomatitAğrılı ülserTaşodomitAftöz stomatit tedavistomatitStomatitte beslenme

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Şebnem Kılıç

Prof. Dr. Şebnem Kılıç

Prof. Dr. Şebnem KILIÇ, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayaral tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nda yapmıştır. Ayrıca Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Çocuk İmmünolojisi ve Alerjisi bölümünde yan dal ihtisasını yapmıştır. Ayrıca Çocuk Romatolojisi olarak 2.ci alt dal branşı sahidir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.