Adet Düzensizlikleri ?
- Adet düzensizliği, kanama döngüsünün sıklık ve miktar bakımından normalin dışına çıkmasıdır ve polimenore, oligomenore gibi farklı tıbbi türlere ayrılır.
- Bu durumun temel nedenleri arasında stres ve yaşam tarzı faktörlerinin yanı sıra miyomlar, polikistik over sendromu ve hormonal dengesizlikler gibi organik sebepler yer alır.
- Tedavi süreci altta yatan nedene bağlı olarak antibiyotik kullanımı, hormon takviyeleri veya polip ve miyom gibi kitlelerin cerrahi müdahale ile alınmasını kapsar.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Adet Düzensizliği Nedir?
Adet düzensizliği, adet kanamasının normal periyodunun dışına çıkması, beklenenden önce veya sonra gerçekleşmesi ya da miktar olarak normalden az veya çok olması durumudur. Kadın sağlığının önemli bir göstergesi olan bu durum, kanama döngüsündeki sapmalarla kendini gösterir. Tıbbi literatürde bu düzensizlikler, kanamanın sıklığına ve miktarına göre farklı terimlerle ifade edilmektedir.
Adet Düzensizliği Türleri ve Tanımları
Adet döngüsündeki sapmalar, klinik olarak şu şekilde kategorize edilir:
| Terim | Tanımı |
|---|---|
| Polimenore | Adet kanamalarının beklenenden daha sık (erken) olmasıdır. |
| Oligomenore | Adet kanamalarının beklenen ay döneminden daha geç olmasıdır. |
| Hipomenore | Adet kanamasının miktar olarak normalden az olmasıdır. |
| Hipermenore | Adet kanamasının miktar olarak normalden çok olmasıdır. |
| Menometraji | Hem beklenenden daha sık, hem düzensiz hem de değişken miktarda olan kanamadır. |
Normal Adet Döngüsü ve Yaşam Evreleri
Kadınların büyük bir çoğunluğu yıl boyunca 11-13 kez adet dönemi geçirir; bu rakamın 1-2 eksik veya fazla olması normal kabul edilmektedir. Adet düzensizliği değerlendirilirken, kişinin kendi normal değerleri baz alınmalıdır. Özellikle genç kızlıkta ilk adet (menarş) sonrası ve adetin sona ermeye yaklaştığı perimenopoz ile menopoz dönemlerinde hormonal dengelenme süreci nedeniyle düzensizlikler sıkça görülebilir.
Adet Düzensizliğinin Temel Nedenleri
Anormal adet kanamaları, organik bir sebebe dayanabileceği gibi organik olmayan disfonksiyonel uterin kanamalar şeklinde de gelişebilir. Adet düzensizliğinin en yaygın sebebi genellikle bu disfonksiyonel kanamalardır. Bu duruma yol açan başlıca faktörler şunlardır:
- Stres ve Yaşam Tarzı: Aşırı kilo değişimi, yetersiz beslenme, düşük kalorili diyetler, ağır egzersizler, stres ve günlük hayatı etkileyen büyük değişiklikler döngüyü bozabilir.
- Doğum Kontrol Hapları: Östrojen ve progestin içeren bu hapların kullanımı veya bırakılması, hormon dengesini etkileyerek 2 ila 6 ay süren düzensizliklere yol açabilir.
- Uterin Polipleri ve Miyomları: Rahim iç tabakasındaki polipler veya rahim duvarındaki iyi huylu tümörler olan miyomlar, ağır kanamalara ve ağrıya neden olabilir.
- Endometriozis: Rahim iç dokusunun rahim dışında büyümesi durumudur. Belirtileri arasında kramplar, cinsel ilişki sırasında ağrı ve anormal kanamalar bulunur.
- İltihaplı Pelvis Hastalığı (PID): Üreme sistemini etkileyen bakteriyel enfeksiyonlardır. Vajinal akıntı, koku, ateş ve alt karın ağrısı ile birlikte adet düzensizliği görülebilir.
- Polikistik Over Sendromu (PKOS): Yumurtalıkların fazla androjen üretmesi sonucu oluşur. Obezite, kısırlık ve hirsutism (aşırı kıllanma) ile ilişkilidir; hastalar genellikle seyrek ve az adet görürler.
- Prematüre Yumurtalık Yetmezliği: 40 yaş altındaki kadınlarda yumurtalık fonksiyonlarının azalmasıdır. Genetik faktörler, kemoterapi veya radyasyon terapisi bu duruma sebep olabilir.
Teşhis ve Tedavi Yöntemleri
Tanı sürecinde öncelikle gebelik varlığı, hormonal dengesizlikler ve kanser öncüsü lezyonların olup olmadığı incelenir. Eğer bu durumlar saptanmazsa, en muhtemel neden kistler veya enfeksiyonlardır. Enfeksiyon durumunda antibiyotik tedavisi uygulanırken, tedaviye yanıt vermeyen kanamalarda incelemeler derinleştirilir.
Hormonal ve Cerrahi Müdahaleler
Hormonal dengesizlikler genellikle yumurtlama olmaması durumundan kaynaklanır. Endometrium tabakasının aşırı kalınlaşması kanser riski taşıdığından, çocuk isteği olanlarda yumurtlamanın sağlanması, olmayanlarda ise progesteron takviyesi yapılması kritiktir.
Rahim ağzında veya iç tabakasında saptanan polip ve miyom gibi kitlelerin varlığında ise genellikle cerrahi müdahale gereklidir. Bu müdahaleler, kitlenin boyutuna ve rahmin durumuna göre basit bir polip çıkarılmasından, rahmin tamamen alınmasına kadar değişkenlik gösterebilir.
Op. Dr. Tevfik Sipahi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı




