Doktorsitesi.com

GENİTAL SARKMA VE TİPLERİNİN TEDAVİSİ

Doç. Dr. Hatice Çelik
Doç. Dr. Hatice Çelik
21 Şubat 2020373 görüntülenme
Randevu Al
GENİTAL SARKMA VE TİPLERİNİN TEDAVİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Genital Sarkma Nedir?

Genital sarkma, rahim, idrar torbası veya kalın bağırsağın son kısmının vajinadan dışarıya doğru yer değiştirmesi olarak tanımlanan bir sağlık sorunudur. Genellikle sarkan organ, komşu dokuları da beraberinde aşağı çekerek anatomik yapının bozulmasına neden olur. Bu durum, kadınların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ve profesyonel müdahale gerektiren bir tablodur.

Genital Sarkmanın Nedenleri ve Risk Faktörleri

Vajinadaki ve karın içindeki destek dokuları çeşitli faktörlere bağlı olarak zarar görebilmektedir. Özellikle çok sayıda vajinal doğum, zor doğum öyküsü, 4000 gramdan fazla (iri) bebek doğurmak ve vakum veya forseps gibi müdahaleli doğumlar bu riskin başında gelir. Destek dokularının zayıflaması sonucunda, zarar gören bölgeye bağlı olarak sarkma meydana gelir.

Genital sarkmaya zemin hazırlayan diğer önemli faktörler şunlardır:

  • Kronik Akciğer Hastalıkları: KOAH, astım ve bronşit gibi sürekli öksürüğe neden olan durumlar.
  • Fiziksel Koşullar: Şişmanlık (obezite), kronik kabızlık ve ağır işlerde çalışma.
  • Genetik Faktörler: Bağ dokusu hastalıklarına sahip olmak.

İstatistiksel verilere göre, doğum yapmış kadınların yaklaşık %50'sinde değişik derecelerde genital sarkma gözlemlenmektedir.

Genital Sarkma Şikayetleri Nelerdir?

Genital sarkma belirtileri, sarkmanın evresine ve etkilenen organa göre değişiklik gösterir. En sık karşılaşılan şikayetler şu şekilde sıralanmaktadır:

  1. Ele gelen kitle hissi (en sık görülen şikayet),
  2. İdrar kaçırma veya idrar yapamama,
  3. İdrarı tam boşaltamama ve sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları,
  4. Kronik kabızlık problemleri,
  5. Böbrek fonksiyonlarında bozulma,
  6. Cinsel birliktelik sırasında yaşanan zorluklar.

Genital Sarkma Tipleri

Sarkmanın gerçekleştiği organa göre hastalık üç ana başlıkta sınıflandırılır:

1. Desensus Uteri (Rahim Sarkması)

Rahmin aşağı doğru yer değiştirmesini ifade eder. Genellikle çok sayıda ve zorlu doğumlardan sonra gelişir. İlerlemiş vakalarda rahim ağzının iç çamaşırına sürtünmesi sonucu vajinal kanamalar görülebilir. Bu tabloya çoğunlukla idrar kesesi sarkması da eşlik eder.

2. Sistosel (İdrar Kesesi Sarkması)

İdrar kesesinin vajinaya doğru sarkmasıdır. İleri evrelerde hastalar, idrarını boşaltabilmek için idrar kesesini elle içeri doğru itmek zorunda kalabilirler. Tedavi edilmediği takdirde böbrek yetmezliğine yol açabilecek ciddi bir durumdur.

3. Rektosel (Kalın Bağırsak Sarkması)

Kalın bağırsağın son kısmının sarkmasıdır. Bu hastalar genellikle uzun yıllar süren kabızlık şikayeti yaşarlar ve dışkılama işlemini ancak ilgili bölgeye el ile bastırarak gerçekleştirebilirler.

Genital Sarkma Tedavi Yöntemleri

Genital sarkma tedavisi, hastalığın evresine ve hastanın şikayet derecesine göre planlanır. Hastalık toplamda 3 evre üzerinden değerlendirilir. Genellikle 1. evre herhangi bir şikayete yol açmadığı için tedavi gerektirmez; ancak 2. ve 3. evrelerde cerrahi müdahale ön plana çıkar.

Tedavi YöntemiUygulama AlanıÖzellikleri
Cerrahi MüdahaleEvre 2 ve 3 hastalarTemel ve kalıcı tedavi yöntemidir.
Pesser (Silikon Halkalar)Ameliyat riski yüksek veya yaşlı hastalarGeçici çözümdür; enfeksiyon ve kanama riski taşır.
LaparoskopiGenç hastalar veya kapalı cerrahi uygunluğuKapalı yöntemle asma işlemleri yapılır.

Cerrahi Seçenekler ve Yaklaşımlar

Genital sarkma ameliyatları başarı oranı oldukça yüksek prosedürlerdir. Uygulama, hastanın yaşına ve ek problemlerine göre vajinal yoldan veya laparoskopi (kapalı yöntem) ile gerçekleştirilebilir.

  • Rahim Sarkması Ameliyatı: Genç hastalarda rahim korunarak asma işlemleri yapılır. İleri yaştaki hastalarda veya ek problemi (idrar kaçırma, sistosel vb.) olanlarda rahim vajinal yoldan alınarak asma işlemi uygulanır.
  • Sistosel ve Rektosel Onarımı: Vajinal yoldan sarkan mukoza kısmının çıkarılması ve dokunun düzeltilmesi prensibine dayanır.

Etiketler

RektoselRektosel tanısıRektosel ameliyatıRektosel tedavisiRahim sarkması operasyonlarıRahim sarkması ve tedavisiRahim sarkmalarıRektosel ve tedavi yöntemleriRahim sarkması belirtileriRahim sarkması sebepleriRahim sarkması ameliyatı sonrasıRahim sarkması riskleriSistosel ameliyatıRahim sarkması nedir ve tedavisiRahim sarkıklığıRahim sarkmasinin tedavisiRahim sarkması tedavisiRahim sarkması nedirRahim sarkması ameliyatıGenital sarkmaRahim sarkma nedenleriRahim sarkma belirtileriRahim sarkması tedavi seçenekleriRahim sarkması kimlerde görülürRahim sarkması ne demektirRahim sarkması kaça ayrılırRektosel ne demektirRektosel nasıl bir hastalıktırRektosel operasyonuRahim sarkması nasıl olurRahim sarkması (uterin prolapsus) nedirRektosel nedirGenital sarkma neden olurGenital sarkma belirtileri nelerdirGenital sarkma kimlerde görülürGenital sarkmanın tanı ve tedavisiSistoselin tedavisi nasıldır?Sistoselin belirtileri nelerdir?Sistosel için risk faktörleri nelerdir?Sistosel nedir?Sistoselidrar kesesi sarkması

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Hatice Çelik

Doç. Dr. Hatice Çelik

Doç. Dr. Hatice Çelik, 22 Eylül 1979 yılında İzmit’te doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1996 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2002 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanını almıştır. İhtisasını ise, 2002 - 2007 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı’nda tamamlayarak “Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı” olmuştur. 2011-2012 yılları arasında yaklaşık 1 yıl süreyle Amerika’da “Tufts Üniversity Baystate Medical Center”da pelvik taban cerrahisi ve ürojinekoloji alanında bilimsel çalışmalarda bulunmuştur. 2019 yılında “Doçent” unvanı almıştır. 2008-2019 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, 2019 yılında ise Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde görev yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.