Doktorsitesi.com

Absans Nöbetleri

Prof. Dr. Sefer Kumandaş
Prof. Dr. Sefer Kumandaş
2 Haziran 2022247 görüntülenme
Randevu Al
Absans Nöbetleri
Absans Nöbetleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Absans Nöbetleri Nedir? (Petit Mal)

Absans nöbetleri, tıp literatüründe jeneralize nöbetler olarak sınıflandırılan ve beynin tamamına yayılan nöbet türlerinden biridir. Geçmiş dönemlerde bu durum, Fransızca kökenli ve "küçük hastalık" anlamına gelen petit mal ismiyle de anılmaktaydı. Hafif seyretmesine rağmen, nöbetlerin çok sık tekrarlaması hastanın yaşam kalitesini ciddi şekilde olumsuz etkileyebilmektedir.

Nöbet esnasında kişiyi dışarıdan gözlemleyenler, hastanın hayale daldığını düşünebilirler. Ancak bu süreçte kişi, kısa süreli bilinç kaybı yaşadığı için dışarıdan gelen uyarıları algılayamaz ve çevresinden tamamen habersizdir. Bu durum, basit bir dalgınlıktan ziyade nörolojik bir kesintidir.

Absans Nöbetlerinin Görülme Sıklığı ve Genetik Faktörler

Absans nöbetleri yetişkinlerde nadiren görülmekle birlikte, sıklıkla 6-12 yaş aralığındaki çocuklarda ortaya çıkar. İstatistiksel verilere göre bu nöbet türüne kız çocuklarında daha sık rastlanmaktadır. İlaç tedavisine oldukça iyi yanıt veren bu tabloda, bazı çocuklarda ilerleyen yaşlarda tonik-klonik nöbetler de gelişebilmektedir.

Genetik yatkınlık bu hastalıkta önemli bir rol oynamaktadır. Yapılan araştırmalar, bu nöbetleri geçiren çocukların ailelerinin %25-40'ında benzer nöbet öykülerinin bulunduğunu göstermektedir. Erken teşhis, tedavi başarısını doğrudan artırmaktadır.

Tanı Yöntemleri ve Günlük Yaşama Etkileri

Çocukların zaman zaman hayallere dalması, absans nöbetlerinin fark edilmesini zorlaştıran temel unsurdur. Gün içinde yüzlerce kez tekrarlayabilen bu nöbetler, çocuğun okul başarısını ve sosyal aktivitelere katılımını engelleyebilir. Çocuk, bir cümlenin başını duyup sonunu kaçırdığı için çevresi tarafından yanlışlıkla davranış bozukluğu olan biri olarak algılanabilir.

Tanı sürecinde en kritik araç EEG (Elektroensefalografi) çekimidir. Nöbetlerin derin soluk alıp verme (hiperventilasyon) sırasında artış göstermesi nedeniyle, EEG çekimi esnasında hastaya derin nefes aldırılarak nöbet kaydı alınmaya çalışılır. Nöbet anında yapılan EEG kaydı, tanının kesinleştirilmesinde en önemli anahtar olarak kabul edilir.

Miyoklonik (Sıçrama) Nöbetleri

Miyoklonik nöbetler, halk arasında sıçrama nöbetleri olarak bilinir. Terimsel olarak "miyo" kası, "klonus" ise sıçramayı ifade eder. Bu nöbetler, kaslarda meydana gelen kısa süreli ve ani kasılmalarla karakterizedir. Belirtiler bazen tüm vücudu etkilerken, bazen sadece kollar veya baş bölgesiyle sınırlı kalabilir.

Uykuya dalış esnasında yaşanan ve boşluğa düşme hissiyle birlikte görülen sıçramalar, miyoklonik nöbetlerle benzerlik gösterse de bu durum fizyolojiktir ve bir hastalık belirtisi değildir. Ancak uyanıklık anında kontrolsüzce gelişen kasılmalar klinik olarak değerlendirilmelidir.

Tonik ve Atonik Nöbetler Arasındaki Farklar

Tonik ve atonik nöbetler, kas tonusu üzerindeki etkileri bakımından birbirinin zıttı özellikler taşır. Her iki durumda da hastanın yere düşme riski yüksektir ancak mekanizmalar farklıdır:

Nöbet TürüKas DurumuFiziksel Sonuç
Tonik NöbetTüm kaslar kaskatı olur.Hasta sert bir şekilde yere düşer.
Atonik NöbetKaslarda ani gevşeme olur.Kişi kontrolsüzce yere yıkılır.

Atonik nöbet geçiren kişiler, ani yere yıkılmalarına rağmen hızla tekrar ayağa kalkabilirler. Bu düşmeler genellikle öne doğru gerçekleştiği için baş bölgesinin darbe alma riski yüksektir. Bu nedenle, çok sık tonik ve atonik nöbet geçiren hastaların korunması amacıyla özel kask kullanımı gibi güvenlik önlemleri tavsiye edilmektedir.

Etiketler

Absans nöbetleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Sefer Kumandaş

Prof. Dr. Sefer Kumandaş

Prof.Dr. Sefer Kumandaş,Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi başladığı tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.İhtisasını tamamlayarak Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.