Kasık bölgesinden kaynaklı fıtıklardır. En sık görülen karın duvarı kaynaklı fıtık çeşididir. Bütün fıtıkların %90’ını oluşturur. Erkek/Kadın görülme oranı 9/1 şeklindedir

Kasık Bölgesi fıtıkları 3 alt gruba ayrılır: indirek kasık fıtıkları, direk kasık fıtıkları ve femoral fıtıklar. üçüde birbirine çok yakın 3 farklı noktadan çıkar ve muayene sırasında kolayca birbirine karıştırılabilir ancak her üçünün de tedavisi aynıdır. İndirek kasık fıtıkları, doğumsal olabildiği gibi, kasık kanalının kendiliğinden ve sonradan açılması sonucu ortaya çıkabilir. Çoğunlukla gençlerde ve çocuklarda ve görülür. Direk fıtıklar, adale yırtıklarından dışarı çıkarlar, sporcularla, ileri yaştaki hastalarda ortaya çıkarlar. Femoral delikten çıkan Femoral fıtıklar, en az görülen kasık fıtıklarıdır ve daha çok kadınlarda görülür. Femoral fıtıklar diğer fıtıklardan bir iki cm daha aşağıdan çıkar.

Kasık fıtıkları açık yöntemle veya kapalı(laparoskopik) yöntemle onarılabilir. Açık yöntemle yapılan yamalı onarım direk ve indirek fıtıkların çıktığı yerleri örter ancak femoral fıtığın çıktığı deliği kapatmaz. Buna karşılık, kapalı(laparoskopik) yöntemle yapılan bir onarım, iç taraftan her üç deliği de örter. Femoral fıtıklar daha çok kadınlarda görüldüğünden, kadınlardaki kasık fıtıklarının her zaman kapalı yöntemle onarılması daha güvenlidir. Doğru teknikle yapılan bir kapalı onarım, sadece mevcut fıtığı onarmakla kalmaz, ileride aynı taraftan çıkacak diğer 2 kasık fıtığını da önlemiş olur.

Kasık Fıtıkları oluşum sebepleri:

En sık görülen indirek fıtıklardır. Fıtığın çıktığı yer anatomik olarak kasık kanalının kendisidir. Kasık kanalı doğumdan önce testislerin karın içinden torbaya indiği doğal yoldur. Doğumdan sonra buranın kapanması beklenir. Bu yolun kapanmaması veya kapandıktan sonra yeniden açılması fıtığa sebep olur. O nedenle İndirek fıtıklar daha çok çocuklarda ve gençlerde görülür.

Direk fıtıklar ise, adalenin yırtılması ile açılır. Sporcularda görülen fıtıklarl ve yaşlı hastalarda İleri yaş ve sporcularda görülen fıtıklar daha çok direk fıtıklardır. Adale yırtılmasının farklı nedenleri olabilir: aşı ani kilo verilmesi, aşırı fiziki zorlanma, kronik öksürük, ıkınma ve yaşlanmaya bağlı adale zaafiyeti sayılabilir. Femoral fıtıklar ise, yine anatomik bir kanal olan femoral kanaldan çıkar ve kadınlarda görülür. Açık yöntemle yapılan fıtık ameliyatlarında kadınlarda fıtığın femoral fıtık olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir.

Nokta fıtığı(point herni):
Fıtık yeni oluşmaya başladığında, yırtık küçük olabilir ve henüz barsaklar buradan gelip dışarı çıkmamıştır. Bu şekilde başlangıç halindeki fıtıklara nokta fıtığı veya nokta fıtık denir. Nokta fıtığı dikkatli bir muayene ile veya ultrasonografik tetkik ile anlaşılır. Bir tarafında kasık fıtığı olan kişinin diğer tarafında nokta fıtığı varsa, ve ameliyat öncesi fark edilmemiş ise ameliyatı takiben kısa süre içinde karşı tarafta da fıtık görülür. Bu nedenle tek taraflı fıtığı olan hastaların diğer taraf kasık kanallarını da dikkatli muayene etmek şüphelenildiğinde ultrasonografi ile karşı tarafı incelemek gerekir.

Kasık fıtığı nokta fıtığı şeklindeyken, erken dönemde ağrı yapabilir, ayrıca şişlik dışında, bacakta hassasiyet çekilme olabilir. Fıtık deliği büyüdükçe, şişlik de büyür ve barsakların buraya girmesi sonucu kabızlık, kramp, şişkinlik ve tarzında hafif ağrılar olabilir.

Scrotal fıtık-dev fıtıklar(Torba):
İleri derecede fıtığı büyümesi torbalara kadar inmesi sonucu scrotal fıtık adını alır. Belli bir noktadan sonra fıtık deliği iyice büyür tüm ince barsaklar fıtık kesesini doldurur. Bu fıtıklar artık çok büyük boyutlara kadar ulaşabilirler ve dev fıtıklar oluşur. Bu fıtıklar uzun zaman içinde geçtikleri kanala ve torbaların iç yüzüne yapışır ve kapalı ameliyatı teknik olarak çok zor hale getirir. Bu fıtıklar artık açık klasik yöntemle onarılabilir. Hastanın hem de ağırlık merkezi kayması sonucu yürümesini, rahat hareket etmesini engeller, hemde görüntüsünü bozar. Onarımları daha güçtür ve komplikasyon riskleri daha yüksektir. Dev fıtıkların fıtık konusunda deneyimli cerrah veya merkezlerde onarılması, nüks ve diğer komplikasyonlardan kaçınmak açısından daha doğrudur.

Hastalar gerek kapalı, gerek açık yöntemle fıtık tedavisinde aynı gün taburcu olabilmektedir.

Türkiye için kesin sayılar bilinmese de kasık fıtığı onarımı en sık yapılan ameliyatlardandır. Özel olarak fıtık cerrahisi ile ilgilenen kliniklerde nüks oranı %1’in altında bildirilse de genel olarak primer herni onarımlarında %5-10 gibi nüks oranları gözlenmektedir (1).ileri yaş hastalarda (laparaskopik)kapalı inguinal herni onarımının güvenle yapılabildiğini gösteren pek çok çalışma mevcuttur. Langeveld ve ark ‘ nin yaptığı bir çalışmada yaş ortalaması 55 ve ASA skoru 1 olan bir toplumdan aldıkları sonuçlara dayanarak genel toplum için laparaskopik(kapalı) herni onarımı önerdiler ( 2 ) .Değişik çalışmalar özellikle kapalı yöntemin daha az postop ağrıya neden olduğunu daha erken günlük aktiviteye ve iş dönüşü imkan sağladığını diğer değişkenlerle birlikte göstermektedir. Schmedt ve ark. tarafından yapılan randomize kontrol çalışmalarının meta-analizi, lokal komplikasyonlar ve ağrı – ilişkili parametreler bakımından Lichtenstein onarımına karşı kapalı prosedürlerin avantajlarını desteklemiştir ( 3) .

Eklund ve ark. 5 yıllık takipli maliyet – azaltıcı analiz yaparak kapalı inguinal onarımının açık onarımına göre genel maliyette önemsiz az miktarda artışa sebep olduğunu göstermiştir ( 4 ) .

Açık ve laparaskopik uygulamalar arasında cerrahi komplikasyonlar bakımından anlamlı fark olmadığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Tıptaki gelişmeler laparoskopik cerrahi tekniklerin gündeme gelmesi ile ayrı bir boyut kazanmıştır.

Laparoskopik(kapalı) inguinal herni onarımı ile ilgili literatür gözden geçirildiğinde; çalışmaların klinik deneyimlerin sunulması, açık teknikler ve farklı laparoskopik teknikler arasında karşılaştırma, ekonomik yönden tekniğin bedel etkinlik değeri, postoperatif dönemde ağrı düzeyleri ve buna bağlı günlük aktiviteye dönüş süreçleri, iki taraflı ve tekrarlayan hernilerde tekniğin uygulanabilirliği ve gelişen komplikasyonların en önemli konu başlıklarını oluşturduğu görülmektedir.

Girişimin minimal invaziv oluşu, günlük aktiviteye erken dönüş olanağı sağlaması, ameliyat sonrası ağrı kesici gereksiniminin az olması, iki taraflı olgularda aynı anda onarım yapılabilmesi, inguinal sahadaki tüm mevcut fıtık alanlarının protez ile örtülebilmesi ve nüks olgularda sahaya farklı bir açıdan yaklaşabilme olanağı tanıması laparoskopik fıtık onarımlarının avantajları olarak sayılabilir. Genel anestezi gereksinimi ve maliyet in biraz fazla olması dezavantajlardır. Maliyet ise işgücü kaybının azaltılması ile telafi edilebilecek bir durumdur.

Kaynaklar

Rutkow IM, Robbins AW(1993) Demographic, classificatory,and socioeconomic aspects of hernia repair in the United States. Surg Clin North Am 73(3):413-426.

Langeveld HR,van’t Riet M, Weidema WFet al(2010) Total extraperitoneal inguinal hernia repair compared with Lichtenstein(The Level trial):a randomized controlled trial. Ann Surg 251(5):819-824.

Schmedt CG, Sauerland S, Bittner R(2005) Comparison of endoscopic procedures vs Lichtenstein and other open mesh techniques for inguinal hernia repair: a meta-analysis of randomized controlled trials. Surg Endosc 19(2):188-199.

Eklund A, Carlsson P,Rosenblad A et al(2010)Long term cos-minimization analysis comparing laparoscopic with open(Lichtenstein)inguinal hernia repair. Br J Surg 97(5):765-771


İstanbul Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!