Yaşamımız boyunca, bizi strese ya da sıkıntıya sokan pek çok olayla karşılaşırız. Sınavlar da bunun en güzel örneklerinden. Okula başladığımızdan beri sınavlar hayatımızın ayrılmaz parçası.

Sınavlar neyi ne kadar öğrendiğimizin aynasıdır aslında ve bizim eksik olan bilgilerimizi tamamlamamız için bir fırsat sağlar. Ancak uzun yıllardır ne yazık ki sınavlar bu işlevlerinden oldukça uzak anlamlar taşımakta bireyler için. Başarılı -başarısız, değerli -değersiz, zeki ya da değil vb pek çok sıfatı içinde barındırarak her yaştan kişiyi etiketlemek için kullanılır durumda. Sınavlar bizim genel olarak nasıl olduğumuzu göstermez sadece öğrendiğimiz ya da çalıştığımız konu ile ilgili bilgi verir. Yani sınav sonuçları biz değilizdir.

Bazen sınavlar sonucunda elde ettiğimiz notlar o kadar önemli hale gelir ki sanki sınavların sonuçları biz oluruz. Bu da sınavlara gereğinden fazla anlam yüklememize ve kendi üzerimizde baskı yaratmamıza sebep olur. Bu baskı bazen öylesine artar ki sınavda yapabilecekken bile yapamaz duruma getirir, ruhsal ve fiziksel iyilik halimizi hatta aile ilişkilerimizi etkiler hale gelir. Sınavla ile ilgili düşüncelerimiz onu canavara dönüştürür.. Örneğin, sınava hazırlanırken ne kadar çalışırsanız çalışın yeterli olmayacağını düşünüyorsanız, bu sizin çalışmanızı ve sonuçta da başarınızı olumsuz yönde etkileyecektir. Olumsuz duygu ve davranışlara yol açan sınavın kendisi değil, bizim sınavla ilgili oluşturduğumuz olumsuz ya da yararsız diyebileceğimiz düşüncelerimizdir

Sınav Kaygısı

Sınav kaygısı, sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıdır. Normal düzeydeki bir kaygı kişiye, istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve bu enerjiyi kullanarak performansını yükseltme açısından yardımcı olur. Ancak yaşanan kaygı çok yoğun ise, kişinin enerjisini verimli bir biçimde kullanmasını, dikkatini ve gücünü yapacağı işe yönlendirmesini engeller. Kişi potansiyelini tümüyle kullanamaz ve beklenen başarıyı gösteremez.

Bu düşünceleri kontrol edebilir miyiz? Edebilirsek sonucu değiştirebilir miyiz?

Kaygıyı yok etmek mi kontrol altında tutabilmek mi?

Tüm duygularımız gibi “kaygı” da hepimizin günlük yaşamda sıkça karşılaştığı bir duygu. Her ne kadar bu duyguyu yaşamaktan hoşlanmasak da aslında bizim için oldukça hayati bir görevi var kaygının. Kaygı, orta düzeyde yaşandığında kişiye enerji verir ve onu mücadele etmek için olumlu yönde uyararak motive eder. Yani aslında sınav sebebiyle yaşamakta olduğumuz orta düzeyde kaygı bizi başarılı olmaya motive edecektir. Ancak, bu dozu iyi ayarlamak gerekir. Temel amaç, kaygıyı tamamen yok etmek değil, onu istenilen düzeyde tutabilmektir.

Acaba siz de sınav kaygısı yaşıyor musunuz?

Şimdi, bahsettiğimiz sınav kaygısının sizde de olup olmadığına bir bakalım…

• Sınav yaklaştıkça bir boşluk yaşıyor ve tüm bildiklerinizi unuttuğunuzu düşünüyorsanız,

• Sınavla ilgili yoğun düşünceler ders çalışmanızı ve konsantrasyonunuzu düşürüyorsa,

• Sınavla ilgili olarak zihninizde aniden olumsuz düşünceler beliriyor ve çalışmalarınızı olumsuz etkiliyorsa,

• Sınavdan bir önceki gece uyuyamıyorsanız,

• Sınavda heyecanlanıp çok iyi çalışmış olduğunuz ve bildiğiniz halde başarılı olamıyorsanız,

• Sınav sırasında midenizde, karın bölgenizde gerilme ya da rahatsızlık oluyorsa,

• Sınav sırasında soğuk terleme ve baş ağrıları çekiyorsanız,

• Sınav sırasında zihninizin donduğunu bulanıklaştığını ve tam olarak düşünemediğinizi hissediyorsanız,

• Sınav sırasında bildiklerinizi de unutuyorsanız,

• Soruları olduğundan daha zor gibi algılıyor ve aslında basit olan cevapları kaçırıyorsanız,

• Dikkatsizlik yüzünden çok sayıda hata yapıyorsanız,

• Hiç beklemediğiniz halde sınavdan çok kötü bir not aldıysanız,

• Çalışmanıza rağmen kötü notlar alıyor ve kendinize olan güveninizi yitiriyorsanız,

• Sınav zamanları size zulüm gibi geliyorsa…


Antalya Çocuk Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!