YUMURTALIK KANSERLERİ (OVER KANSERLERİ)
- Yumurtalık kanseri, jinekolojik kanserler arasında en geç belirti veren ve ölüm oranı en yüksek olan tür olduğu için erken teşhis ve risk faktörlerinin takibi hayati önem taşır.
- Hastalığın tanısında şişkinlik gibi spesifik olmayan belirtiler, ultrason bulguları ve Ca 125 testi kullanılırken; BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonları kalıtsal riskin belirlenmesinde kritik rol oynar.
- Temel tedavi yöntemi, karın içindeki tümör yükünü minimuma indirmeyi hedefleyen sitoredüktif cerrahi ve sonrasında uygulanan kemoterapi protokolüdür.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Over Kanseri Nedir ve Neden Önemlidir?
Yumurtalık kanseri (over kanseri), tüm jinekolojik kanserler içerisinde maalesef en geç bulgu veren ve bu nedenle hayati riskin en yüksek olduğu kanser türüdür. Teşhis konulan hastaların yaklaşık 2/3'ünün ileri evrede olması, bu hastalığı jinekolojik kanserler arasında ölüm/hasta oranı en yüksek kategoriye yerleştirmektedir. Erken teşhisin zorluğu, hastalığın takibini ve risk faktörlerinin bilinmesini kritik hale getirir.
Over Kanseri Tipleri ve Risk Faktörleri
Over kanserinin en sık görülen tipi seröz papiller kistodenokarsinom olarak tanımlanır. Bunun yanı sıra literatürde musinöz, endometrioid, Clear-cell ve Brenner gibi farklı histolojik tipler de mevcuttur. Hastalık genellikle 50-60’lı yaşlarda pik yapmaktadır.
Belirgin bir hasta profili olmamakla birlikte, bilinen risk faktörleri şunlardır:
- Çocuk doğurmamış olmak: En belirgin risk faktörleri arasında yer alır.
- Doğum kontrol hapı kullanımı: Bu ilaçları bir yıl ve daha uzun süre kullanmak kanser riskini azaltmaktadır.
- Yaş faktörü: 50 yaş üzerindeki kadınlarda görülme sıklığı artar.
Over Kanseri Belirtileri ve Tanı Kriterleri
Over kanserinin belirtileri genellikle hastalığa özgü (spesifik) değildir ve sıklıkla sindirim sistemi sorunlarıyla karıştırılabilir. En yaygın görülen semptomlar arasında karında gaz, distansiyon (şişkinlik), adet düzensizliği ve cinsel ilişkide ağrı yer alır.
Muayene ve Ultrasonda Kötü Kriterler
Jinekolojik muayene ve ultrasonografi sırasında saptanan bazı bulgular, kanser şüphesini artırır. Kötü kriterler olarak adlandırılan bu durumlar şunlardır:
- Kitlenin her iki yumurtalıkta da (bilateral) tespit edilmesi.
- Kitlenin hem katı (solid) hem de sıvı (kistik) alanlar içermesi.
- Karın boşluğunda serbest sıvı (asit) bulunması.
Tanıda Ca 125 Testi ve Ayırıcı Tanı
Kanda bakılan Ca 125 testi yüksekliği, yumurtalık kanseri açısından uyarıcı bir parametredir. Ancak Ca 125 değerinin tek başına tanı koydurucu olmadığı unutulmamalıdır. Bu test; çikolata kistlerinde (endometriozis), pelvik apselerde, kalp ve karaciğer hastalıklarında da yükselebilir. Ayrıca, yumurtalıktaki kitlenin mide veya kalın bağırsak kaynaklı olup olmadığını belirlemek için operasyon öncesi gastroenteroloji değerlendirmesi yapılması gerekebilir.
Ailesel (Kalıtsal) Over Kanseri ve Genetik Yatkınlık
Over kanserlerinin %3-5 oranında genetik bir temeli bulunmaktadır. Özellikle ailesinde menopoz öncesi dönemde yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınlar risk altındadır. Bu süreçte iki temel genetik belirteç öne çıkar:
| Gen Adı | Bulunduğu Kromozom |
|---|---|
| BRCA1 | 17. Kromozom |
| BRCA2 | 13. Kromozom |
Ailesel risk taşıyan bireylerde yumurtalıkların koruyucu amaçla alınması kararı; ailedeki kanserli akraba sayısına, kanserin başlangıç yaşına, gen mutasyonunun varlığına ve hastanın çocuk sahibi olma isteğine göre bireysel olarak planlanır.
Over Kanseri Tedavi Süreci
Over kanserinde temel tedavi yaklaşımı sitoredüktif cerrahidir. Bu cerrahinin temel amacı, karın içerisinde mümkün olan en az seviyede (minimum) artık tümör bırakacak şekilde tümör yükünü azaltmaktır.
Cerrahi ve Sonrası Uygulanan Protokoller
Operasyon sırasında ve sonrasında izlenen adımlar şunlardır:
- Batın Yıkama Sıvısı: Hastalığın yayılımını anlamak için örnek alınır.
- Cerrahi Rezeksiyon: Uterus (rahim), yumurtalıklar, pelvik ve paraaortik lenf bezleri ile omentum (karın iç yağı) çıkarılır.
- Evreleme: Hastalığın yaygınlığı belirlenerek tümöral kitleler temizlenir.
- Kemoterapi: Cerrahi müdahaleyi takiben genellikle 6 kür kemoterapi protokolü uygulanır.
Hastanın yaşam kalitesi ve sağkalım süresi; kanserin tipine, hastalığın yaygınlığına ve cerrahinin başarısına doğrudan bağlıdır.


