Doktorsitesi.com

Yas Ve Çocuk

Aile Danışmanı Aysun Polat
Aile Danışmanı Aysun Polat
25 Mayıs 2023197 görüntülenme
Randevu Al
Yas Ve Çocuk
Yas Ve Çocuk
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Yas ve Kayıp Sürecini Anlamak

Yas süreci, çocukların dünyasında yetişkinlerden farklı tezahür edebilen, derin ve karmaşık bir olgudur. Çocuğun yaşadığı bu süreci doğru anlamlandırmak ve ona destek olabilmek için temel kavramların netleştirilmesi gerekir. Bu rehberde; kayıp, matem, yas ve travma gibi kavramların yanı sıra çocuklara ölüm haberinin nasıl verilmesi gerektiği ve iyileşme süreçleri ele alınmaktadır.

Temel Kavramlar: Kayıp, Matem ve Yas

Yas sürecini profesyonel bir bakış açısıyla değerlendirmek için aşağıdaki tanımları incelemek önemlidir:

  • Kayıp: Yaşam döngüsü içerisinde sevilen birinin yitirilmesi durumudur. Bu sürece kültürel bir olgu olan matem eşlik eder.
  • Matem: Kaybedilen kişinin ardından hissedilen derin üzüntü ve keder halidir.
  • Yas: Ölüm nedeniyle kayıp yaşayan bireyin verdiği uyum sağlama tepkileridir. Bu tepkiler kişiye özeldir ve fiziksel, duygusal, bilişsel veya davranışsal boyutlarda görülebilir.

Yas Sürecinde Görülen Tepki Türleri

Yas yaşayan bireylerde (ve çocuklarda) şu dört ana boyutta tepkiler gözlemlenir:

  1. Fiziksel Tepkiler: Mide bulantısı, baş ağrısı gibi somatik şikayetler.
  2. Bilişsel Tepkiler: İnkar, ölüme inanamama, gelecek kaygısı ve olumsuz otomatik düşünceler.
  3. Duygusal Tepkiler: Korku, öfke, şaşkınlık, suçluluk ve yoğun üzüntü.
  4. Davranışsal Tepkiler: Ağlama, sosyal içe çekilme, anımsatıcı nesnelerden kaçınma.

Travmatik Kriz ve Travmatik Yas Arasındaki Fark

Travmatik kriz, dehşet uyandıran, ani gelişen ve yordanamayan olaylara (deprem, hastalık, ani ölüm) verilen yanıttır. Bu durum acil nitelik taşır ve geniş kitleleri etkileyebilir. Travmatik yas ise, kaybın ani ve dehşet verici bir şekilde gerçekleşmesi durumudur. Deprem gibi felaketler bu süreci daha sancılı kılar. Unutulmamalıdır ki; her yas travma içermez ancak her travma yas içerir.

Çocukların Yas Tepkileri ve Farklı Kayıp Algıları

Günümüzde çocukların da yetişkinler kadar, hatta bazen onlardan daha fazla acı çekerek yas tuttuğu bilinmektedir. Çocuklar için sadece bir yakının ölümü değil; bir arkadaşın hastalanması, oyuncağın kırılması veya taşınma gibi durumlar da yas sebebidir. Bazı çocuklar öfke patlaması yaşarken, bazıları haberi alır almaz oyun oynamak isteyebilir. Bu tepkilerin tamamı normal ve biriciktir.

Çocuklara Ölüm Haberi Nasıl Verilmeli?

Ölüm haberi asla çocuğun kendi başına anlamlandırmasına bırakılmamalıdır. Haber, çocuğun güven duyduğu bir ortamda, tercihen birinci derece yakını tarafından verilmelidir. Konuşma sırasında göz hizasında olunmalı ve şu adımlar izlenmelidir:

  • Hazırlık Cümleleri: "Sana üzücü bir haber vereceğim, ben de çok üzgünüm ama her zaman yanındayım" gibi ifadelerle giriş yapılmalıdır.
  • Güven Telkini: Eğer olay deprem kaynaklıysa, çocuğun şu an güvende olduğu ve depremin sürekli bir durum olmadığı vurgulanmalıdır.
  • Somutlaştırma: Ölüm kavramı uyku veya yolculuk gibi metaforlarla değil, biyolojik fonksiyonların durması (yemek yiyememek, nefes alamamak) üzerinden somut şekilde anlatılmalıdır.
  • Dini İfadelerden Kaçınma: "Allah onu yanına aldı" gibi soyut ve öfke uyandırabilecek ifadelerden, çocuk okul çağına gelene kadar kaçınılmalıdır.

Deprem Sonrası Güven Duygusunun Yeniden İnşası

Deprem yaşayan bir çocuk sadece yakınını değil, emniyet duygusunu da kaybeder. Bu süreçte deprem bir doğa olayı olarak kısa ve öz şekilde anlatılmalıdır. Çocuğun barınma, su ve ısınma gibi birincil ihtiyaçları hızla karşılanarak güvenlik hissi pekiştirilmelidir. Ayrıca, çocuğun hayatındaki rutinlerin (okul, bakıcı, şehir değişikliği) korunması veya yeni düzenin önceden tanıtılması iyileşme sürecine katkı sunar.

İyileşme Araçları: Oyun, Rutinler ve Fiziksel Temas

Çocuklar için en etkili iyileşme yöntemi konuşmak değil, oyun oynamaktır. Oyun ve rutinler, travmanın bedende takılı kalmasını engeller ve duyguların dışa vurulmasını sağlar.

Destek YöntemiUygulama Biçimi
Oyun TerapisiDeprem içerikli oyunlara (bina yıkma vb.) müdahale etmeden izin verilmesi.
Hayal KurmaGüvenli bir yer hayal ettirilmesi ve bunun resminin çizdirilmesi.
Fiziksel TemasBol göz teması, sarılma ve kapsayıcılık hissi veren aktiviteler.
Bağlanma Nesneleri"Seni seviyorum" diyen pelüş oyuncaklar ve 10 dakikalık odaklı oyunlar.
Duyusal AktivitelerSulu boya, kil çalışmaları ve nefes egzersizleri.

Yaş Gruplarına Göre Haftalık Rutinler ve Görevler

Çocuğun sosyal hayata adaptasyonu için yaşına uygun sorumluluklar verilmesi yas sürecini sağlıklı kılar:

  • 3-5 Yaş: Sofraya peçete veya çatal-kaşık getirme.
  • 7-8 Yaş: Çöpleri kapıya çıkarma ve çöp poşetlerini yenileme.
  • 15-16 Yaş: Evcil hayvanı düzenli olarak gezdirme.

Uzman Notu

Çocuğa sunulan samimi ortam, dürüst duruş ve oyun eşliği, onun iç motivasyonunu bulması için kritiktir. Fiziksel aktiviteler ve egzersizler, kandaki oksijeni artırarak depresif hali azaltır ve denge hissini güçlendirir. Ancak tüm bu çabalara rağmen uzun süreli ve geçmeyen yas belirtileri gözlemleniyorsa, mutlaka profesyonel bir yardım alınmalıdır.

Etiketler

Yas Ve Çocuk

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Aysun Polat

Aile Danışmanı Aysun Polat

Aile danışmanı Aysun Polat lisans eğitimlerini Ankara Üniversitesi Antropoloji ve Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümlerinde tamamladı. Ankara Üniversitesinde okurken aynı üniversitenin psikoloji bölümünden ve  tıp fakültesinden de dersler alarak kendisini insana dair farklı alanlarda geliştirme fırsatı buldu. Lisans eğitimleri sırasında çok sayıda akademik çalışmada aktif rol aldı. Bazıları şu şekildedir. Ankara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli bir psikoloğun, master tezi araştırmasının görüşmelerine örneklem grubu içinde katıldı. Ankara Üniversitesinde yürütülen cinsellik konulu doktora tezi için yapılan araştırmada saha asistanlığı yaptı. Newcastle Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen gecekondu bölgelerindeki pilot araştırmada saha asistanlığı yaptı. Ankara Üniversitesinde yürütülen Türkiye’de televizyon izleme pratiklerinin ve televizyona ilişkin düşüncelerin araştırıldığı çalışmada, hazırlanmış olan yapılandırılmış soru kağıtlarını 200 kişi üzerinde yüz yüze görüşerek uyguladı. Lisans tezi için Kırşehir’e gitmiş olup ‘aile yapısı ve sağlık sistemlerinin monografik incelenmesi’ konulu tezini hazırladı. Milli Eğitim Bakanlığı onaylı Aile Danışmanlığı eğitimini almış olup eğitiminin ardından stajını Ankara’da Angora Psikoloji Merkezinde tamamladı. Alanında uzman hocalardan ‘Evlilik ve Çift Danışmanlığı’, ‘Çocuklarda Davranış Bozuklukları ve Çözüm Yöntemleri’ eğitimlerini aldı. 2015 – 2020 arasında 6 yıl boyunca Ankara’daki farklı devlet okullarında Özel Eğitim alanında görev yaptı. Türk ve yabancı uyruklu hafif düzey zihinsel engelli çocuklar ve ağır otizmli çocuklar ve onların aileleri ile çalıştı. Aynı zamanda Türk İşaret Dili eğitmeni ve tercümanı olup halk eğitim merkezlerinde dersler vermiştir. Profesyonel olarak yazarlık yapmakta olup öyküleri farklı edebiyat platformları ve dergilerinde yayımlanmaktadır. Daha lisans eğitiminin başından itibaren aile üzerine yoğunlaşmış ve alanda elde ettiği deneyimlerle her aileyi kendi koşullarında değerlendirerek mesleki tarafsızlığını kazanmıştır. Halen akademik okumalar yapmaya, workshoplara katılmaya ve aile danışmanlığı alanında eklektik bir yaklaşım ile online olarak danışan görmeye devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.