Doktorsitesi.com

Yanlış bildiğimiz doğruları ile prostat hastalıkları

Prof. Dr. Haluk Kulaksızoğlu
Prof. Dr. Haluk Kulaksızoğlu
27 Ocak 20127244 görüntülenme
Randevu Al
  • Prostat bir hastalık değil, her erkekte bulunan ve meninin sıvı kısmını üreten bir organdır.
  • Toplumdaki yaygın inanışın aksine prostat muayenesi, biyopsi ve ameliyatlar cinsel yaşamı kalıcı olarak olumsuz etkilemez.
  • Prostat kanserinde erken teşhis için 50 yaşından, aile öyküsü olanlarda ise 40 yaşından itibaren düzenli ürolojik kontrol hayati önem taşır.
Yanlış bildiğimiz doğruları ile prostat hastalıkları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Prostat Hastalıkları Hakkında Bilinmesi Gerekenler ve Toplumsal Yanılgılar

Prostat hastalıkları, özellikle ülkemizde konuşulması tabu olarak görülen, bu nedenle hakkında pek çok yanlış bilginin dolaştığı kritik bir sağlık sorunudur. Toplumdaki bu bilgi kirliliği, hastaların doğru tedavi için uzman ürologlara başvurmasını engellemekte veya tedavilerini yarıda kesmelerine neden olmaktadır.

18-70 yaş grubunda, her eğitim seviyesinden 778 erkeğin katıldığı bilimsel bir araştırma, prostat konusundaki bilgi düzeyini ve yaygın yanlış inanışları çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştur. Bu rehberde, araştırma sonuçları ışığında prostat sağlığı hakkındaki gerçekleri profesyonel bir bakış açısıyla ele alıyoruz.

Prostat Hakkında Doğru Bilinen 15 Yanlış

Prostat ile ilgili toplumda yerleşmiş olan hurafeleri ve bilimsel gerçekleri aşağıda detaylandırılmıştır:

  1. "Prostat bir hastalıktır." (YANLIŞ): Prostat, her erkekte doğuştan bulunan bir organdır. Temel görevi meninin sıvı kısmını üretmektir. Araştırmaya katılanların %77.8'i prostatı bir hastalık olarak tanımlamıştır.
  2. "Bütün erkeklerde prostat vardır." (DOĞRU): Prostatın olmaması genetik bir bozukluğa işaret eder. Yaş ortalaması yüksek olan katılımcıların bu soruya daha doğru cevap verdiği gözlemlenmiştir.
  3. "Sık cinsellik prostat kanseri yapar." (YANLIŞ): Cinsel birleşme sıklığı ile prostat kanseri arasında bilimsel bir ilişki saptanmamıştır.
  4. "Sık cinsellik prostat büyümesinden korur." (DOĞRU): Haftada en az 1-2 kez cinsel aktivitenin prostat hastalıklarına karşı koruyucu olabileceği bildirilmiştir.
  5. "Prostat kanserini eşime bulaştırabilirim." (YANLIŞ): Prostat kanseri cinsel yolla bulaşan bir hastalık değildir; kullanılan ilaçlar partneri etkilemez.
  6. "Prostat muayenesi cinselliği etkiler." (YANLIŞ): Toplumun %71'i bu konuda bilinçli olsa da, özellikle 30 yaş altı grupta muayenenin cinselliği etkileyeceğine dair asılsız bir korku mevcuttur.
  7. "Biyopsi kanserin vücuda yayılmasına neden olur." (YANLIŞ): Prostat kanseri teşhisi yalnızca biyopsi ile konulabilir. Biyopsinin kanseri yaydığına dair hiçbir bilimsel bulgu yoktur.
  8. "Makattan parça alınması (biyopsi) cinsel yaşantıyı etkiler." (YANLIŞ): İşlem sonrası 1-2 gün menide hafif kan görülmesi dışında, cinsellik üzerinde kalıcı bir etkisi yoktur.
  9. "Oturarak idrar yapmak prostat büyümesini engeller." (YANLIŞ): Bilimsel bir dayanağı yoktur. Aksine, ayakta idrar yapmanın işeme hızını artırdığı ve mesaneyi daha iyi boşalttığı saptanmıştır.
  10. "Prostat ameliyatı erkekliğin bitmesine neden olur." (YANLIŞ): Selim prostat büyümesi ameliyatları cinselliği etkilemez. Kanser ameliyatlarında (radikal prostatektomi) sinir korunmasına bağlı riskler olsa da, günümüzde bu durum ilaç veya protez tedavileriyle başarıyla çözülmektedir.
  11. "Prostat kanseri sadece ileri yaştakileri etkiler." (YANLIŞ): Kanser 40'lı yaşlardan itibaren görülebilir. Özellikle aile öyküsü olanlar yüksek risk grubundadır.
  12. "Erken yaşta yapılan prostat ameliyatı kanserden korur." (YANLIŞ): Ameliyatla prostatın iç kısmı çıkarılır; ancak kanser genellikle dış kabuktan gelişir. Bu nedenle ameliyat sonrası da taramalar devam etmelidir.
  13. "PSA testinin yüksek olması kesin kanser demektir." (YANLIŞ): PSA; iltihap veya selim büyüme durumlarında da yükselebilir. Kesin tanı için klinik şüphe varsa biyopsi şarttır.
  14. "Ameliyat edilirse kanser vücuda yayılır." (YANLIŞ): "Bıçak değerse yayılır" inanışı tamamen yanlıştır. Erken evrede yakalanan prostat kanseri, cerrahi ile %100'e yakın tedavi edilebilir.
  15. "Meninin gelmemesi erkekliğin sonu demektir." (YANLIŞ): Ameliyat veya ilaçlar meni miktarını azaltabilir ancak bu durum ereksiyon mekanizmasını ve cinsel hazzı engellemez.

Prostat Hastalıklarında Tanı ve Tedavi Gerçekleri

Prostat hastalıkları tek bir tip değildir; ergenlikten ileri yaşlara kadar farklı formlarda görülebilir. Erken tanı, yaşam kalitesini bozan semptomların giderilmesinde ve kanserle mücadelede hayati önem taşır.

Dikkat Edilmesi Gereken Belirtiler

  • Sık idrara çıkma ve idrar yaparken zorlanma
  • İdrar sonrası tam rahatlayamama hissi
  • İdrar başlatmada güçlük
  • Gece idrar için sık uyanma

Tedavi Yaklaşımları ve Modern Yöntemler

Günümüzde prostat şikayeti olan hastalar için ilk seçenek her zaman ameliyat değildir. İlaç tedavileri, hastaların %70'inden fazlasında başarı sağlamaktadır. Cerrahi müdahale ise genellikle şu durumlarda tercih edilir:

DurumTercih Edilen Yaklaşım
İlaç tedavisine yanıtsızlıkCerrahi Müdahale
Ciddi kanamalar ve taş oluşumuCerrahi Müdahale
Böbrek fonksiyonlarının bozulmasıCerrahi Müdahale
Kronikleşen enfeksiyonlarCerrahi Müdahale

Sonuç olarak; 50 yaş üzerindeki her erkeğin yılda bir kez, aile öyküsü olanların ise 40 yaşından itibaren düzenli kontrol yaptırması hayat kurtarıcıdır. Modern üroloji, prostat hastalıklarını korkulu bir rüya olmaktan çıkarmıştır.

Doç. Dr. Haluk Kulaksızoğlu
Üroloji Uzmanı

Etiketler

Prostat belirtileriProstat kimlerde görülürYanlış bilinen prostat doğrularıProstat hastalığı nasıl tedavi edilir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Haluk Kulaksızoğlu

Prof. Dr. Haluk Kulaksızoğlu

Prof. Dr. Haluk KULAKSIZOĞLU, 1969 yılında İstanbul'da doğmuştur. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine aynı üniversitenin Üroloji Anabilim Dalı'nda yapmış ve Üroloji Uzmanı olmuştur. ABD Boston Üniversitesi'nde ise Nöro-üroloji (işeme bozuklukları) ve cinsel işlev bozuklukları konularında çalışmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.