Doktorsitesi.com

Venöz Yetmezlik Nedir?

Prof. Dr. Erol Hüseyin Aksungur
Prof. Dr. Erol Hüseyin Aksungur
17 Kasım 2023596 görüntülenme
Randevu Al
Venöz yetmezlik kalbe doğru olan kan akışının bozulmasıdır. Venöz yetmezliği anlamak için bacaklarımızdaki karmaşık damar yapısını bilmek gerekir.
Venöz Yetmezlik Nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Venöz Yetmezlik Nedir? Toplardamar Sisteminin İşleyişi

Bacaklarımızdaki toplardamarlar, yapısal olarak ters dönmüş bir ağaca benzeyen; ana gövde ve dallardan oluşan karmaşık bir sisteme sahiptir. Kalbimiz, oksijenli kanı atardamarlar aracılığıyla vücuda pompalarken, toplardamarların görevi oksijeni tükenmiş kanı tekrar kalbe geri taşımaktır. Bu taşıma işlemi, bacak kaslarımızın ritmik kasılması ve kanın geriye kaçmasını engelleyen tek yönlü kapakçıklar sayesinde gerçekleşir.

Venöz yetmezlik, toplardamarlarda bulunan bu kapakçıkların hasar görmesi sonucunda kanın bacaklarda geriye doğru akmasıyla ortaya çıkar. Yerçekimi, vücudun diğer bölgelerine kıyasla bacaklar üzerinde çok daha fazla baskı oluşturur. Kan, toplardamar yoluyla sağlıklı bir şekilde geri dönemeyip biriktiğinde, ince damarlar genişlemeye başlar; bu klinik tabloya varis adı verilir.

Venöz Yetmezliğin Belirtileri ve Risk Faktörleri

Kirli kanın damarlarda birikmesi, bacaklarda sadece görsel bir bozulmaya değil, aynı zamanda ciddi fiziksel şikayetlere de yol açar. Hastalığın yaygın belirtileri arasında ağrı, ağırlık ve yorgunluk hissi ilk sıralarda yer alır. Zamanla bu durum bacaklarda şişliğe (ödem) ve ileri aşamalarda ciltte renk değişimleri ile egzama benzeri reaksiyonlara neden olabilir.

Venöz yetmezlik, toplumda oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunudur. İstatistiksel olarak, ileri yaştaki bireylerin yaklaşık yarısında bu hastalık gözlemlenmektedir. Hastalığın gelişiminde ve şiddetlenmesinde rol oynayan temel faktörler şunlardır:

  • Aile öyküsü ve genetik yatkınlık
  • Aşırı kilo ve obezite
  • Hamilelik süreci
  • Yaşlanma
  • Uzun süre ayakta durmayı gerektiren çalışma ortamı

İlerleyici Bir Hastalık Olarak Varis

Venöz yetmezliği sadece kozmetik bir problem olarak değerlendirmek büyük bir yanılgıdır; çünkü bu durum ilerleyici bir hastalıktır. Erken dönemde hafif belirtilerle başlasa da tedavi edilmediğinde bacaklarda kalıcı ödem, cilt sertleşmesi ve nihayetinde ayak bileği düzeyinde açık yaraların (ülser) oluşmasına sebebiyet verebilir. Bu nedenle, belirtiler ciddileşmeden uzman bir görüşü almak kritik önem taşır.

Modern ve Ameliyatsız Tedavi Yöntemleri

Günümüzde venöz yetmezlik ve varis tedavisi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya yönelik ameliyatsız yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Modern tıp teknolojileri sayesinde tedaviler, doktor muayenehanesi koşullarında, oldukça az ağrı ile tamamlanabilmektedir. Bu yöntemler hem estetik görünümü iyileştirir hem de hastalığın ilerlemesini durdurarak komplikasyon riskini ortadan kaldırır.

Kapsamlı Değerlendirme ve Tanı Süreci

Başarılı bir tedavi için en önemli adım, tüm venöz sistemin eksiksiz bir şekilde değerlendirilmesidir. Kapak yetmezliğine bağlı gelişen reflü (geriye kaçış), mevcut şikayetlerin temel kaynağıdır. Bu kaynağın doğru tespit edilmesi, tedavinin kalıcılığını sağlar.

DurumBelirtiler ve Sonuçlar
Erken EvreAğrı, yorgunluk, hafif damar genişlemeleri
Orta EvreBelirgin varisler, bacakta şişlik (ödem)
İleri EvreCiltte renk değişimi, egzama ve açık yaralar

Eğer venöz yetmezliğiniz olduğunu düşünüyorsanız, kapsamlı bir muayene ve profesyonel çözümler için bir girişimsel radyoloğa müracaat etmeniz sağlığınız açısından en doğru adım olacaktır.

Etiketler

Venöz ülserEndovenöz lazerVenöz yetmezlik

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erol Hüseyin Aksungur

Prof. Dr. Erol Hüseyin Aksungur

Prof. Dr. Erol Hüseyin Aksungur, İstanbul Tıp Fakültesinden 1984 yılında mezun olmuştur. 1984 -1986 yılları arasında mecburi hizmetini Bingöl/Kiğı ilçesinde pratisyen hekim olarak yapmıştır. Çukurova Üniversitesi Radyoloji Anabilim dalında 1986-1990 yılları arasında asistan olarak çalışmış, 1990 yılında radyoloji uzmanı olduktan sonra kariyere kalmış ve 1991 yılında yardımcı doçent, 1995 yılında doçent ve 2001 yılında proseför ünvanını almıştır. Uzman olduktan sonra girişimsel radyoloji alanında çalışmakta olan Dr. Aksungur’un 43’ü uluslarası olmak üzere 100’ün üzerinde makalesi mevcuttur. Kendisine 2016 yılında Türk Girişimsel Radyoloji Derneği tarafından “Türk Girişimsel Radyoloji Diploması” verilmiştir. 2001-2010 yılları arasında, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanlığı, 2013-2019 yılları arasında Girişimsel Radyoloji Başkanlığı görevini yürütmüştür. Türk Radyoloji Derneği, Türk Girişimsel Radyoloji Derneği, Avrupa Radyoloji Derneği ve Avrupa Kardiyovasküler ve Girişimsel Radyoloji Derneği üyesidir. Türk Girişimsel Radyoloji Derneğinde 2009-2011 yılları arasında yönetim kurulu üyesi olarak çalışmıştır. Halen Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan Dr. Aksungur, 2022 ekim ayından itibaren part-time olarak Adana’da bulunan muayenehanesinde çalışmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.