Doktorsitesi.com

Pelvik (genital) varis nedir?

Prof. Dr. Erol Hüseyin Aksungur
Prof. Dr. Erol Hüseyin Aksungur
29 Ocak 2024229 görüntülenme
Randevu Al
Pelvik (genital) varis nedir? Pelvik varis, kadınlarda yumurtalık ve rahim çevresindeki toplardamarların genişlemesidir. Bacaklarda olduğu gibi yumurtalık toplardamarındaki kapak yetmezliği ve yerçekiminin etkisine bağlı kanın geri kaçması ile pelvisteki toplardamarlarda basınç artışı sonucu ortaya çıkar.
Pelvik (genital) varis nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Pelvik Konjesyon Sendromu ve Pelvik Venöz Yetmezlik

Pelvik konjesyon sendromu veya diğer adıyla pelvik venöz yetmezlik, özellikle 25-40 yaş aralığındaki, sık doğum yapmış doğurgan kadınlarda görülen kronik bir sağlık sorunudur. Bu durum, alt karın bölgesindeki toplardamarların genişleyerek varisleşmesi sonucu ortaya çıkar. Bacak varislerinin aksine, bu varisler vücudun iç kısmında yer aldığı için genellikle dışarıdan gözle fark edilemezler.

Pelvik Varis Belirtileri Nelerdir?

Pelvik konjesyon sendromu, hastanın yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren çeşitli semptomlarla kendini gösterir. Bu belirtiler diğer kadın hastalıkları veya idrar yolu sorunları ile benzerlik gösterebildiği için sıklıkla göz ardı edilebilir. En yaygın görülen pelvik varis belirtileri şunlardır:

  • Kronik pelvik ağrı: Alt karın, bel, sırt ve dış genital bölgede hissedilen ağrılar.
  • Ağrıyı tetikleyen durumlar: Menstruasyon (adet dönemi), uzun süre ayakta kalma ve cinsel ilişki sonrası artan ağrı hissi.
  • Dolgunluk hissi: Karın alt bölgesinde sürekli bir ağırlık veya baskı hissi.
  • Üriner şikayetler: Sık idrara çıkma isteği.
  • Görsel varisler: Karın içindeki varislere ek olarak vajinal varisler de görülebilir; bu varisler uyluk ve baldırlara kadar uzanabilir.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Doğru teşhis, tedavinin başarısı için kritik öneme sahiptir. Pelvik bölgedeki damar genişlemelerini ve kaçakları tespit etmek amacıyla modern görüntüleme tekniklerinden faydalanılır. Hastalık genellikle şu yöntemlerle teşhis edilir:

  1. Vajinal Ultrasonografi
  2. Pelvik Bilgisayarlı Tomografi (BT)
  3. Manyetik Rezonans (MR) Tetkiki

Pelvik Konjesyon Sendromu Tedavi Seçenekleri

Pelvik konjesyon sendromu tedavisinde erken dönemde damar genişlemesini azaltmaya ve hormon dengesini düzenlemeye yönelik ilaç tedavileri uygulanabilir. Ancak, bu ilaçların etkisi genellikle kısa sürelidir. Günümüzde en etkin ve kalıcı çözüm ameliyatsız tedavi yöntemleridir.

Girişimsel Radyoloji: Embolizasyon Tedavisi

Pelvik varislerde en etkili tedavi yöntemi anjiyografi eşliğinde gerçekleştirilen embolizasyon işlemidir. Bu yöntemin özellikleri şunlardır:

  • İşlem Detayı: Kaçağın bulunduğu yumurtalık toplardamarı, koil adı verilen ince sarmal teller veya doku yapıştırıcıları ile kapatılır.
  • Konfor: Anestezi gerektirmeyen, ameliyatsız bir yöntemdir.
  • İyileşme Süreci: Tedaviden 2-3 saat sonra hasta taburcu edilir. Hastaların büyük çoğunluğu 1-2 gün içinde normal yaşantısına döner.
  • Sonrası: İşlemden sonra birkaç gün sürebilecek hafif ağrılar için ağrı kesici ilaçlar reçete edilir.

Tamamlayıcı Tedaviler

Eğer hastada vajinal veya bacak varisleri de mevcutsa, tedavi süreci aşamalı olarak planlanır:

DurumUygulanan Tedavi Yöntemi
Vajinal ve Bacak VarisleriEmbolizasyondan bir ay sonra Köpük Skleroterapisi
Toplardamar Kapak YetmezliğiLazer, Radyofrekans veya Doku Yapıştırıcısı ile Ablasyon

Bu kapsamlı tedavi yaklaşımları sayesinde, pelvik bölgedeki venöz yetmezlik ve buna bağlı gelişen kronik ağrılar başarıyla kontrol altına alınabilmektedir.

Etiketler

Pelvik enfeksiyonlarVaris nedirPelvik varis nedir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erol Hüseyin Aksungur

Prof. Dr. Erol Hüseyin Aksungur

Prof. Dr. Erol Hüseyin Aksungur, İstanbul Tıp Fakültesinden 1984 yılında mezun olmuştur. 1984 -1986 yılları arasında mecburi hizmetini Bingöl/Kiğı ilçesinde pratisyen hekim olarak yapmıştır. Çukurova Üniversitesi Radyoloji Anabilim dalında 1986-1990 yılları arasında asistan olarak çalışmış, 1990 yılında radyoloji uzmanı olduktan sonra kariyere kalmış ve 1991 yılında yardımcı doçent, 1995 yılında doçent ve 2001 yılında proseför ünvanını almıştır. Uzman olduktan sonra girişimsel radyoloji alanında çalışmakta olan Dr. Aksungur’un 43’ü uluslarası olmak üzere 100’ün üzerinde makalesi mevcuttur. Kendisine 2016 yılında Türk Girişimsel Radyoloji Derneği tarafından “Türk Girişimsel Radyoloji Diploması” verilmiştir. 2001-2010 yılları arasında, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanlığı, 2013-2019 yılları arasında Girişimsel Radyoloji Başkanlığı görevini yürütmüştür. Türk Radyoloji Derneği, Türk Girişimsel Radyoloji Derneği, Avrupa Radyoloji Derneği ve Avrupa Kardiyovasküler ve Girişimsel Radyoloji Derneği üyesidir. Türk Girişimsel Radyoloji Derneğinde 2009-2011 yılları arasında yönetim kurulu üyesi olarak çalışmıştır. Halen Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan Dr. Aksungur, 2022 ekim ayından itibaren part-time olarak Adana’da bulunan muayenehanesinde çalışmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.