Varis Hastalığı ve Güncel Tedavi Yöntemleri
- Varis, toplardamar kapakçıklarının yetersizliği sonucu damarların genişlemesiyle oluşur ve genetik yatkınlık, obezite ile uzun süre ayakta kalmak en temel risk faktörleridir.
- Bacaklarda ağrı, şişlik ve kramplarla kendini gösteren bu hastalık, Renkli Dupleks Ultrasonografi yöntemiyle yüksek doğruluk payıyla teşhis edilir.
- Günümüzde klasik cerrahi yerine lazer ablasyon ve köpük tedavisi gibi modern yöntemler kullanılarak hastalar kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilmektedir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Varis Nedir? Toplumdaki Görülme Sıklığı ve Önemi
Bacaklardaki yüzeysel toplardamarların düzensiz bir şekilde uzayarak büklümlü hale gelmesi ve genişlemesi varis olarak tanımlanır. Latince "Varix" (kıvrım yapmış damar) kelimesinden türeyen bu hastalık, Türkiye'de yaklaşık 10 milyon kişiyi etkilemektedir. Toplumda yaş gruplarına göre %4,5 ile %55 arasında değişen bir sıklıkta görülmektedir.
Toplardamarların Görevi ve Varisin Oluşum Mekanizması
Toplardamarlar, vücutta oksijenini yitirmiş ve toksik maddelerle kirlenmiş kanı kalbe taşımakla görevlidir. Kanın yerçekimine karşı koyarak kalbe dönebilmesi için damar içindeki ven kapakçıkları hayati rol oynar. Varis; bu kapakçıkların yetersizliği, damar duvarlarının zayıflığı veya doğuştan gelen damar hastalıkları sonucu oluşur. Taşıyıcı görevini yerine getiremeyen damarlar genişler, deforme olur ve ciltte belirginleşerek çeşitli şikayetlere yol açar.
Varis Neden Oluşur? Risk Grupları Kimlerdir?
Varis oluşumunda en temel faktör genetik mirastır. Ailesinde varis öyküsü olan bireyler, özellikle çocuklarını da takip altında tutmalıdır. Diğer risk faktörleri ise şunlardır:
- Obezite ve aşırı kilo,
- Kadınlık hormonu taşımak veya hormon tedavisi görmek,
- Gebelik (özellikle çok sayıda doğum yapmış olmak),
- İleri yaş,
- Yaşam Tarzı: Uzun süre sabit ayakta durmak veya oturmak,
- Mesleki Faktörler: Öğretmenler, doktorlar, pilotlar, memurlar ve ev kadınları,
- Damar iltihaplanmaları (flebit) ve derin ven trombozu,
- Travmalar, tümörler ve doğuştan gelen damar hastalıkları.
İstatistiksel olarak kadınların varis hastalığına yakalanma ihtimali erkeklerden 3-4 kat daha fazladır; gebelik süreciyle birlikte bu oran daha da artmaktadır.
Varis Türleri ve Sınıflandırılması
Varisler bulundukları bölgeye ve yapılarına göre farklılık gösterir:
| Varis Tipi | Tanımı ve Özellikleri |
|---|---|
| Telenjiektaziler | Örümcek ağına benzeyen, 1 mm'den küçük, elle hissedilmeyen kılcal varisler. |
| Retiküler Varisler | Mavi-mor renkli, 4 mm'den küçük, hafif kabarık varisler. |
| Yüzeysel Ana Varisler | Cilt altında seyreden, 4 mm'den büyük, kolayca fark edilen damarlar. |
| Büyük Toplar Damar Varisleri | Safen venleri boyunca görülen, geniş ve yeşilimsi kıvrımlar. |
| Derin Varisler | Buzdağının görünmeyen kısmı gibi derinden seyreden varisler. |
Bunun yanı sıra genital bölgede (Vulvar), yemek borusunda (Ösefagus), testislerde (Varikosel) ve makat bölgesinde (Hemoroid) de varis oluşumları görülebilir.
Varisin Belirtileri Nelerdir?
Varis sadece görsel bir sorun değil, aynı zamanda yaşam kalitesini düşüren bir hastalıktır. En yaygın belirtiler şunlardır:
- Ağrı ve Ağırlık Hissi: Özellikle diz altında hissedilen künt ağrı, ayakta kalmakla artar.
- Kaşıntı ve Yanma: Damar üzerinde sıcaklık artışı ve zonklama hissi.
- Şişlik (Ödem): Akşam saatlerinde ayak bileklerinde belirginleşen şişlikler.
- Gece Krampları: Uzun süre hareketsiz kalma veya yorgunluk sonrası oluşan kramplar.
- Cilt Değişiklikleri: Renk değişimi, egzama ve iyileşmeyen yaralar (ülser).
- Kanama: Hassaslaşan damarların travma sonucu aşırı kanaması.
Teşhis ve Modern Tedavi Yöntemleri
Günümüzde varis teşhisi; hasta öyküsü, fiziksel muayene ve Renkli Dupleks Ultrasonografi ile %99 doğrulukla konulmaktadır. Tedavi seçenekleri hastanın durumuna göre kişiselleştirilir:
Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA)
Klasik cerrahiye en güçlü alternatiftir. Lokal anestezi ile damar içine girilerek lazer enerjisiyle hastalıklı damar devre dışı bırakılır. 45 dakika süren işlem sonrası hasta yürüyerek evine dönebilir. Başarı oranı %95-97 civarındadır.
Skleroterapi (İğne Tedavisi) ve Köpük Tedavisi
İnce iğnelerle damar içine kurutucu madde verilmesi işlemidir. Madde köpürtülerek verilirse "Köpük Tedavisi" adını alır. Anestezi gerektirmez, 15-20 dakikada uygulanır.
Radyofrekans Tedavisi
Lazer tedavisine benzer şekilde, ısı enerjisi kullanılarak damarın kapatılması prensibine dayanır.
Varis Çorabı (Kompresyon Tedavisi)
Tedavinin altın standardıdır. Kanın kalbe pompalanmasını destekler. Mutlaka doktor reçetesi ile kişiye özel ölçülerde alınmalıdır.
Gebelikte Varis ve Korunma Yolları
Gebelik döneminde hormonal değişimler ve artan basınç nedeniyle kılcal varis görülme oranı %60'lara çıkabilir. Doğumdan sonraki 2 ay içinde geçmeyen varisler için uzman bir Kalp Damar Cerrahı'na başvurulmalıdır.
Önemli Not: Varis tedavisinde kullanılan hiçbir ilaç damarları tamamen yok etmez; ilaçlar sadece şikayetleri azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca, varisli damarların tedavi edilmesi, ileride olası bir bypass ameliyatı için damar kaybı anlamına gelmez; çünkü hastalıklı bir damar zaten cerrahide kullanılamaz.

