Doktorsitesi.com

VAJİNİT

Op. Dr. Tevfik Uğur Sipahi
Op. Dr. Tevfik Uğur Sipahi
1 Mart 2016451 görüntülenme
Randevu Al
  • Vajinit, kadınlarda en sık görülen jinekolojik sorunlardan biri olup vajina florasındaki asidik dengenin bozulması ve enfeksiyon ajanlarının çoğalmasıyla ortaya çıkar.
  • Enfeksiyonun kesin tanısı için sadece klinik belirtiler yeterli olmayıp mikroskobik inceleme, kültür testleri veya hızlı sonuç veren DNA izolasyon yöntemleri kullanılmalıdır.
  • Tedavi süreci enfeksiyona neden olan mikroorganizmaya göre planlanmalı, özellikle cinsel yolla bulaşan türlerde eş tedavisi ve hijyen kurallarına uyum ihmal edilmemelidir.
VAJİNİT
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kadınlarda En Sık Görülen Şikayet: Vajinit

Özellikle yaz mevsiminin sona erip sonbaharın başladığı günlerde, kadınların en sık dile getirdiği sağlık sorunlarının başında lökore olarak adlandırılan vajinal akıntı gelmektedir. Bu durumun temel kaynağı enfeksiyon ajanlarıdır. Jinekoloji kliniklerinde en sık rastlanan hastalık gruplarından biri olan bu enfeksiyonlara tıp literatüründe vajinit adı verilmektedir.

Vajina Florasının Oluşumu ve Koruyucu Yapısı

Vajinanın iyi huylu hastalıkları arasında enfeksiyonlar ilk sırada yer alır. Vajina çeperi, keratinize olmamış çok katlı yassı epitel hücreleri ile kaplıdır. Normal şartlarda vajina; uterus ve kollumdaki salgı bezlerinin sekresyonları ve epitelden sızan sulu transüda tarzındaki sıvılarla nemli tutulur. Bu nemli ortamda, hastalık yapmayan ve vajina florası olarak bilinen yararlı mikroorganizmalar bulunur. Bu florada başlıca gram (+) basil ve koklar yer almaktadır.

Genç kızlık döneminde ilk adetle birlikte artan estrojen hormonu, hücrelerde glikojen depolanmasını sağlar. Glikojenin laktobasiller tarafından yıkılması sonucu oluşan laktik asit, vajina pH değerini 3,5 - 4,5 seviyelerine düşürür. Bu asidik ortam, zararlı enfeksiyon ajanlarının çoğalmasını engelleyen doğal bir savunma mekanizmasıdır.

Vajina Florasını Etkileyen Faktörler

Normal vajina florası sabit bir yapıda değildir; birçok iç ve dış etkene bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Floranın dengesini bozan temel unsurlar şunlardır:

  • Yaş ve hormonal durum
  • Cinsel aktivite ve kullanılan doğum kontrol yöntemleri
  • Kullanılan ilaçlar ve antibiyotikler
  • Cerrahi girişimler
  • Diyabet ve kemoterapi gibi vücut direncini etkileyen sistemik hastalıklar

Normal florada Gardnerella vaginalis, Candida albicans ve Trichomonas vaginalis düşük miktarlarda bulunabilir. Ancak Neisseria gonorrhoea (bel soğukluğu), HSV Tip 2 (genital uçuk) ve HPV (siğil ve rahim ağzı kanseri etkeni) normal florada asla bulunmaz.

Vajinit Belirtileri ve En Sık Görülen Etkenler

Enfeksiyöz vajinitlerde en belirgin semptomlar; lökore (akıntı), kötü koku, kaşıntı, yanma ve kızarıklıktır. Belirli bir etken saptanamayan durumlara nonspesifik vajinit denilmektedir. En sık rastlanan vajinit türleri ve özellikleri şu şekildedir:

Enfeksiyon EtkeniGörülme OranıAkıntı ve Belirti Özellikleri
Gardnerella Vaginalis%33Homojen, köpüklü, gri-beyaz ve kötü kokulu akıntı.
Candida Albicans%21Dış genital bölgede kızarıklık, koyu kıvamlı, peynirimsi ve süt kesiği gibi beyaz akıntı.
Trichomonas Vaginalis%10Yeşil-sarı, köpüklü, kokulu akıntı; vajina ve servikste çilek görünümü.

Tanı Yöntemleri ve Modern Tetkikler

Vajinit tanısında sadece klinik bulgulara ve akıntıya dayanmak, %50'nin üzerinde hatalı sonuç verebilir. Bu nedenle kesin tanı için laboratuvar tetkikleri şarttır. Özellikle tekrarlayan vakalarda şu yöntemler izlenir:

  1. Mikroskobik İnceleme: Taze preparatta parazit, mantar sporları veya clue cell hücrelerinin araştırılması.
  2. Whiff Testi: Kokmuş balık kokusu testi ile ayırıcı tanı yapılması.
  3. Vajinal Kültür: Klasik kültür yöntemlerinde sonuçlar ortalama 24 saatte alınır.
  4. DNA İzolasyonu: Yeni nesil yöntemlerle etkenlerin DNA'sı izole edilerek 1 saat içinde sonuç veren sistemler günümüzde uygulanmaktadır.

Vajinit Tedavi Süreçleri

Tedavi planlaması, enfeksiyona neden olan mikroorganizmanın türüne göre titizlikle yapılmalıdır:

Bakteriyel Vajinozis Tedavisi

Genellikle 7 gün süreyle metronidazol kullanımı önerilir. Erkekler anaerop bakteriler için taşıyıcı olabildiğinden eş tedavisi ve tedavi süresince kondom kullanımı kritiktir. Gebe veya metronidazol kullanamayan hastalarda ampisilin veya clindamisin tercih edilebilir.

Candida (Mantar) Enfeksiyonları

Bu enfeksiyonlarda tedavi sonrası %5-20 oranında nüks görülebilir. Nüksü önlemek için kolaylaştırıcı sebepler ortadan kaldırılmalıdır. Bu sebepler şunlardır:

  • Antibiyotik kullanımı, gebelik ve diyabet
  • Sentetik giysiler, sıcaklık ve rutubet
  • Rafine şeker tüketimi ve obezite
  • Parfümlü tuvalet kağıtları ve klorlu havuz suları
  • Bağışıklık sistemini düşüren metabolik hastalıklar

Tedavide nistatin, imidazoller ve flukonazol türevi ilaçlar ile gerekirse immünoterapi uygulanır.

Trichomonas Vaginalis Tedavisi

İlk seçenek 7 günlük metronidazol tedavisidir; ancak tek ve yüksek doz seçenekleri de mevcuttur. Bu türde de mutlaka eş tedavisi uygulanmalı; alternatif olarak ornidazol veya seknidazol gibi ilaçlar değerlendirilmelidir.

Sonuç ve Öneriler

Cinsel yolla bulaşabilen ve eş tedavisini zorunlu kılan vajinal enfeksiyonlardan korunmanın temel yolu hijyenik şartların sağlanmasıdır. Hijyen kurallarına dikkat edilmesine rağmen oluşan şikayetlerde, tablo ağırlaşmadan bir jinekoloğa başvurmak en doğru yaklaşımdır.

Etiketler

Vajinal enfeksiyonGardnerella vaginalisteBakteriyel vajinozisdeTrichomonas vaginalisde tedavi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Tevfik Uğur Sipahi

Op. Dr. Tevfik Uğur Sipahi

Op. Dr. Tevfik Uğur Sipahi, 12.06.1957 tarihinde Hatay'ın Dörtyol ilçesinde dünyaya geldi. Tıp eğitimini 1974 ile 1981 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayan Dr. Sipahi,  Kadın Hastalıkları ve Doğum alanındaki ihtisasını ise 1984 ile 1989 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD'da tamamladı ve uzman doktor unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.