Doktorsitesi.com

Vajinismusta kızlık zarının çıkarılması

Op. Dr. Yasemin Yıldız
Op. Dr. Yasemin Yıldız
30 Ocak 2016841 görüntülenme
Randevu Al
  • Vajinismus, kızlık zarıyla ilgili anatomik bir sorun değil; zihindeki olumsuz düşünceler ve yanlış koşullanmalar sonucu ortaya çıkan istemsiz kasılmalardır.
  • Kızlık zarının cerrahi olarak çıkarılması, asıl sorun bilinçaltındaki korkular olduğu için genellikle başarısızlıkla sonuçlanan ve vajinismus tablosunu değiştirmeyen bir yöntemdir.
  • Cerrahi müdahale sadece nadir görülen aşırı kalın doku durumlarında düşünülmeli ve mutlaka profesyonel bir vajinismus tedavisiyle eş zamanlı olarak yürütülmelidir.
Vajinismusta kızlık zarının çıkarılması
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Vajinismus ve Kızlık Zarı Arasındaki İlişki

Ülkemizde sıkça anlatılan ve kaygı uyandıran ilk gece hikayelerinin temelinde, anatomik olarak uygun olmayan ya da kasılarak direnç gösteren vajinalara yapılan fiziksel zorlamalar yatmaktadır. Bilinenin aksine vajinismus, vajina ile ilgili anatomik bir sorun değil; tamamen zihinde şekillenen ve beyin mekanizmalarıyla ilgili olan bir problemdir. Cinsel ilişki sırasında yaşanan istemsiz kasılmalar kızlık zarından değil, zihindeki olumsuz düşünceler ve yanlış koşullanmalardan kaynaklanır.

Kızlık Zarının Çıkarılması (Hymenektomi) Bir Çözüm mü?

Vajinismus hastalarına çözüm olarak kızlık zarının çıkarılması (hymenektomi) işleminin önerilmesi, pek çok jinekoloji uzmanının düştüğü ciddi bir hatadır. Birçok uzman, "zarınız kalın, bunu kesersek sorununuz ortadan kalkacaktır" yaklaşımıyla hastaya yardımcı olmaya çalışsa da bu yöntem genellikle başarısızlıkla sonuçlanır. Çünkü bu grup hastalarda asıl sorun kızlık zarının yapısında değil, bilinçaltı seviyesindeki korkularda gizlidir.

Cerrahi Müdahalenin Vajinismus Üzerindeki Etkisi

Kızlık zarının kesilmesi cerrahi bir işlemdir ve anestezi altında uygulanır. Vajinismus hastaları, çoğu zaman bu gereksiz cerrahi süreçlere maruz kalarak fiziksel ve psikolojik olarak yorulmaktadır. Klinik gözlemler, daha önce kızlık zarı alınmış olmasına rağmen vajinismus tablosu devam eden pek çok hastanın varlığını kanıtlamaktadır.

Ne Zaman Müdahale Edilmelidir?

Kızlık zarına müdahale edilmesi, ancak dokunun aşırı kalın ve sert olduğu nadir durumlarda faydalı olabilir. Ancak bu işlem tek başına yeterli değildir ve mutlaka profesyonel bir vajinismus tedavisi ile eş zamanlı olarak yürütülmelidir.

Cerrahi müdahale kararında dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:

  • Anatomik Engel: Eğer kızlık zarı yapısı tedavi sürecini fiziksel olarak engelliyorsa müdahale düşünülmelidir.
  • Tedavi Süreci: Aşırı kalın bir kızlık zarı, tedavi süresinin uzamasına ve hastanın bu süreçte rahatsızlık duymasına neden olabilir.
  • Uzman Görüşü: Bu konuda deneyimli ve vajinismus hastalarıyla çalışan bir jinekoloğun görüşünü almak en doğru yaklaşımdır.
DurumTercih Edilen Yaklaşım
Standart Vajinismus VakalarıVajinal girişi esnetme egzersizleri ve bilişsel terapi
Anatomik Olarak Aşırı Kalın ZarCerrahi müdahale (Hymenektomi) + Vajinismus tedavisi

Sonuç olarak, vajinismus hastalarının büyük bir çoğunluğu kızlık zarı kalın olsa dahi, doğru bir tedavi süreciyle cerrahiye ihtiyaç duymadan rahatlıkla cinsel ilişkiye girebilirler. Öncelikli tercih her zaman vajinal girişi esnetme egzersizleri olmalıdır.

Etiketler

VajinismusVajinismus hastalariKizlik zarinin cikarilmasiVajinismus tedavi suresiJinekoloji

Yazar Hakkında

Op. Dr. Yasemin Yıldız

Op. Dr. Yasemin Yıldız

Op. Dr. Yasemin YILDIZ, 1973 yılında İstanbul'da doğmuştur. Lisans öncesi eğitimini Şanlıurfa’da tamamlamıştır. Lisans eğitimine başlamış olduğu Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni 1997 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 2000 yılında Ankara Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ihtisas eğitimine başlamıştır ve 2004  yılında eğitimini tamamlayarak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.