Doktorsitesi.com

VAJİNAL MANTAR HASTALIĞI, Tekrarlayan Kronik Enfeksiyonlar ve Akıntılar

Op. Dr. Uğur Ateş
Op. Dr. Uğur Ateş
8 Şubat 2022482 görüntülenme
Randevu Al
VAJİNAL MANTAR HASTALIĞI, Tekrarlayan Kronik Enfeksiyonlar ve Akıntılar
VAJİNAL MANTAR HASTALIĞI, Tekrarlayan Kronik Enfeksiyonlar ve Akıntılar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Vajinal Akıntı ve Sağlıklı Vajinal Flora

Sağlıklı erişkin bir kadında belirli bir miktarda vajinal akıntı görülmesi tamamen doğal bir durumdur. Vajinanın nemliliğini sağlayan bu akıntı, flora içerisinde bulunan ve faydalı bakteri türü olan laktobasillerin etkisiyle berrak ve kokusuz bir yapıdadır. Adet döngüsü ve yumurtlama dönemi gibi süreçlerde akıntının yapısında bazı fizyolojik değişiklikler meydana gelebilir.

Ancak akıntının miktarında aşırı artış, yanma hissi, şiddetli kaşıntı veya rahatsız edici bir koku oluşması, altta yatan anormal bir sebebe işaret edebilir. Bu tür durumlarda mutlaka bir uzman doktor muayenesi gereklidir. Kadınlarda görülen enfeksiyon kaynaklı akıntıların en yaygın sebebi ise vajinal mantar hastalığıdır.

Vajinal Mantarın Temel Etkeni: Candida Albicans

Vajinal mantar enfeksiyonlarının %85-90 oranındaki temel sorumlusu, fırsatçı bir maya türü olan Candida Albicans'tır. Bununla birlikte, son yıllarda tedaviye karşı daha dirençli bir yapı sergileyen Candida Glabrata türünün görülme sıklığında da bir artış gözlemlenmektedir.

Bu mantar türleri; ağız, boğaz, kalın bağırsak ve vajinada herhangi bir rahatsızlığa yol açmadan doğal olarak bulunabilir. Yapılan araştırmalar, hiçbir şikayeti olmayan kadınların %20'den fazlasının vajinasında bu mantarın tespit edildiğini göstermektedir. Bu nedenle vajinal mantar, doğrudan cinsel temasla bulaşan tehlikeli bir hastalık olarak değerlendirilmemelidir.

Hastalığın Yaygınlığı ve Yaşam Kalitesine Etkileri

Vajinal mantar, kadınlarda akıntıya sebep olan vajinit türleri arasında en sık rastlanan enfeksiyonlardan biridir. İstatistiksel veriler, sağlıklı kadınların %75'inin hayatları boyunca en az bir kez, %45'inin ise birden fazla kez bu enfeksiyonu geçirdiğini ortaya koymaktadır.

Vajinal Mantar İstatistikleriOran
En az bir kez geçirme oranı%75
Tekrarlayan enfeksiyon oranı%45
Candida Albicans kaynaklı vakalar%85-90

Hastalık, şiddetli kaşıntı ve ağrı gibi semptomlar nedeniyle bireyin yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilir. Bu durum sosyal yaşamı kısıtlayabildiği gibi, cinsel yaşamdan uzaklaşmaya da neden olabilir.

Vajinal Floranın Bozulması ve Enfeksiyonun Gelişimi

Vajina içerisinde dengeyi sağlayan birçok yararlı mikroorganizma bulunur. Vajinanın doğal dengesine dışarıdan yapılan hatalı ve gereksiz müdahaleler, bu yararlı bakterilerin uzaklaşmasına ve fırsat bekleyen zararlı mikropların çoğalmasına zemin hazırlar. Eğer kişide sistemik veya lokal olumsuz etkiler devam ediyorsa, enfeksiyon kronikleşebilir veya sık sık tekrarlayabilir.

Vajinal Mantarı Tetikleyen Faktörler ve Hijyen Kuralları

Candida mantarı, özellikle sıcak ve nemli ortamları sever. Bu nedenle yaz aylarında havuz ve deniz kullanımıyla birlikte enfeksiyon riski artmaktadır. Hastalığa davetiye çıkaran başlıca faktörler şunlardır:

  • Islak mayo ile uzun süre beklemek veya saunada kalmak.
  • Zor kuruyan kumaşlardan üretilen mayoları kullanmak.
  • Hava geçişine izin vermeyen sentetik iç çamaşırları, külotlu çoraplar ve dar giysiler tercih etmek.
  • Tuvalet temizliğinin yanlış bir şekilde arkadan öne doğru yapılması.
  • Ortak kullanılan havlular, el teması ve hijyenik olmayan banyo suları.

Bağırsakta yaşayan Candida, hijyen kurallarına uyulmadığında makat bölgesinden vajinaya taşınabilir. Vajinaya yerleşen bu etken, bölgesel dirence bağlı olarak 2-5 günlük bir çoğalma evresinden sonra hastalık oluşturabileceği gibi, uygun koşulların oluşmasını bekleyerek sinsi bir şekilde de varlığını sürdürebilir.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Uğur Ateş

Op. Dr. Uğur Ateş

Op. Dr. Uğur Ateş ; 1963 Karabük doğumlu olup Karabük Demir-Çelik A.Lisesini birincilikle bitirdikten sonra 1980’de Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesine başlayarak 1986 yılında Tıp Fakültesinden üçüncülükle mezun oldu. Aynı yıl Türkiye Klinikleri Dergisi’nin Tıp Bilimleri Yarışmasını birincilikle kazanmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.