Doktorsitesi.com

Uzun COVİD hastalığı

Op. Dr. Hüseyin Güray Alın
Op. Dr. Hüseyin Güray Alın
10 Mart 2022170 görüntülenme
Randevu Al
Uzun COVİD hastalığı
Uzun COVİD hastalığı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

COVID-19 Sonrası İyileşme Süreci ve Genel Belirtiler

COVID-19 hastalığını ister hafif ister ağır geçirin, tıp camiası bu sürecin ardından yaklaşık 3 ay sürebilen bir hastalık dönemi tanımlamaktadır. Bu süreç, vücudun tüm sistemlerini etkileyebilen ve yaklaşık 250 farklı yakınmaya yol açabilen geniş bir spektrumu kapsamaktadır. Genel yorgunluk, halsizlik, kas ve eklem ağrıları ile romatizmal şikayetler bu tablonun en belirgin özellikleridir.

Post-COVID Döneminde Sistemik Etkiler

Hastalık sonrası süreçte ortaya çıkan bu karmaşık tablo, vücuttaki tüm sistemleri tutma potansiyeline sahiptir. Bu durum, aslında her türlü hastalığın tetiklenebileceği anlamına gelmektedir. Bu noktada, sadece bir hastalık ismi koymaya odaklanmak yerine, doğrudan tedavi ve korunma yöntemlerine geçmek çok daha etkili bir yaklaşım olacaktır.

Bağışıklık ve Metabolizma Regülasyonunun Önemi

Pandemi süreci, bağışıklığı ve metabolizması regüle olmayan, yani düzenli çalışmayan bireylerde hastalığın daha ağır seyrettiğini ve can kayıplarına yol açtığını açıkça göstermiştir. Bu risk faktörleri nedeniyle belirli grupların aşılanması desteklenmiştir. Ancak dikkat çekici bir diğer bulgu, virüsün yaşlı-genç, aşılı-aşısız veya bilinen bir hastalığı olmayan bireylerde bile ağır sonuçlar doğurabilmesidir.

Varoluş Algısı ve Sağlık İlişkisi

Bu vakalarda ortak bir nokta arandığında, bireylerde temel bir varoluş algısı bozukluğu olabileceği gözlemlenmektedir. İnsanın sağlığını koruyan temel unsur; kendisi ve çevresini oluşturan dünyasıyla ilgili geliştirdiği, sahip olduğu temel görüş ve algılardır. Bu algıdaki bozulmalar, fiziksel sağlığı doğrudan etkilemektedir.

Homeopati ve "Delüzyon" Kavramı

Homeopati bilimi, hastalıkların temel nedenini "delüzyon" yani algının yanlış olması şeklinde tanımlanan bir yanılgıya dayandırır. Bu delüzyon, enerji alanımızın en sübtil üst katmanlarını etkileyerek doğuştan itibaren geliştirdiğimiz temel inanışlarımızı şekillendirir. Yanlış inanışlar, düşünceler ve duygular; psikolojik ve fiziksel bozukluklarımıza hiyerarşik olarak sirayet eder.

Bütüncül Bakış Açısının Gerekliliği

İnsan vücudunda hastalık olarak adlandırdığımız durumlar, aslında bu derin yanılgılardan kaynaklanan regülasyon dengesizlikleridir. Sadece fiziksel düzlemde bedeni iyileştirmeye çalışmak bu nedenle yetersiz kalmaktadır. Kalıcı bir sağlık için, insanı tüm katmanlarıyla ele alan bütüncül bakış açısı şarttır.

Otonom Sinir Sistemi ve Bağışıklık İlişkisi

Bağışıklık sistemimiz, otonom sinir sisteminin bir parçası olan parasempatik sistemin etkinliği ile çalışır. Buna karşın, stres ile aktive olan sempatik sistem bağışıklığı baskılamaktadır. Sevgi, hoşgörü, huzur ve olumlu düşünme gibi verimli hallerin dışındaki tüm duygu durumları bağışıklık sistemini zayıflatmaktadır.

Korkunun Bağışıklık Üzerindeki Etkisi

Hastalıktan korkmak, ürkmek veya tiksinmek, kişiyi tam da kaçındığı noktaya getirebilir. Bu durum hafif veya ağır tüm rahatsızlıklar için geçerlidir. Genel olarak kendiniz ve dış dünyadaki hastalıklar ile ilgili olumlu bir ruh hali geliştirmeniz, bağışıklık direnciniz için kritiktir.

Sağlıklı Yaşam ve Korunma Önerileri

Hastalıktan kaçınırken gerekli önlemleri almalı, ancak aynı zamanda kendinizi güvende hissetmelisiniz. Hasta olsanız bile bunun geçici bir durum olduğuna ve gerekli düzenlemeleri yaptığınızda bedeninizin bu sorunla başa çıkabileceğine inanmalısınız.

Sağlığınızı korumak ve iyileşme sürecini desteklemek için şu adımları izleyin:

  • Düzgün ve dengeli beslenin.
  • Ruh halinizi her zaman olumlu tutmaya özen gösterin.
  • Düzenli egzersiz ve yürüyüşler yapın.
  • Enerjinizi düzenleyecek günlük ritüeller oluşturun ve bunları istikrarla uygulayın.

Sevgiyle kalın,

Dr. Hüseyin Güray Alın

Etiketler

covid 19#covid-19 #corona #coronavirus #sigara #ace #kalpcovid 19 süreci

Yazar Hakkında

Op. Dr. Hüseyin Güray Alın

Op. Dr. Hüseyin Güray Alın

1968 yılında İzmir’de doğdum, lisans öncesi eğitimlerimi tamamladıktan sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başlamış olduğum lisans eğitimi başarı ile tamamlayarak Tıp Doktoru unvanını aldım. İhtisasımı ise, Ege Üniversitesi Hastanesi'nde  tamamlayarak Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı oldum. Sonrasında İzmir’den ayrıldım, ülkenin hemen tüm bölgelerinde çalıştım ve insanlarıyla yaşadım. Dünyanın her yerinden hastalarım oldu, turizm merkezlerinde uzun süre çalıştım. Klasik ortopedi ve travmatoloji tedavileri yanında bütünleyici tedavi tekniklerini de çalıştım. Klasik tıp bilgilerimizin yeterli olmadığı kronik ağrılarda Çin Tıbbı ve akupunktur, nöral terapi, fitoterapi, manuel terapi, ayurveda, homeopatik uygulamaları ekledim. Hastalıklara ve hastalarıma integratif bir bakış geliştirerek tedavi amacını “tam iyileşme” olarak yolumuzda rehber edindim. Uzunca bir süredir kronik ağrılarla, tıbbi yöntemlere dirençli ortopedik ve genel hastalıklarla, ameliyatlardan fayda görmeyen ya da ameliyat edilemeyen dirençli ağrılı durumlarla ilgilendim. Karmaşık bel ve boyun ağrıları, bel ve boyun fıtıkları, siyatik ve diğer nöraljiler, topuk dikeni, tenisçi dirseği, kuyruk sokumu ağrıları, huzursuz bacak sendromu, donuk omuz ve bunun gibi halk arasında çözümsüz olarak bilinen durumlara bütüncül bakış açısıyla çareler üretiyoruz; hastalarımı tedavide etkin kılarak, problemin hasta ile ilgili olduğu ve tedavisinin de kendisinden geçtiği inancıyla görevimin rehberlik etmek olduğunun bilinciyle. Kliniğimizde girişimsel radyoloji ve fizik tedavi uzmanları ile birlikte ekip halinde çalışıyoruz. Nöral terapi ve omurganın derin enjeksiyon tekniklerini, eklem içi hyalüronik asit, steroid, PRP ve kök hücre uygulamalarını Bilgisayarlı Tomografi ve Ultrason eşliğinde gerçekleştiriyoruz. Hastalarıma, her birine kendine ve hastalığına özel olarak belirlenen tedavi programı uyguluyorum. Elektroakupunktur, nöral terapi, bitkisel ve orthomoleküler takviyeler, nefes ve masaj teknikleri, egzersiz ve bedeni doğru kullanma eğitimleri, doğru beslenme ve diyet, uygun medikal ürünler ve az da olsa ilaçlardan da faydalanarak, hastalarım kendi kendilerine hastalıklarıyla başa çıkabilecek duruma gelene kadar uyguladığım aktif bir tedavi programıdır bu. Gerektiğinde cerrahi girişimler de dahil biz müdahil olsak da hastalarımız rahatsızlıklarının nedenlerini ve neden bununla meşgul olduklarını kavrayıp, bizim rehberliğimizde aldıkları önlemlerle yaşama alışkanlıklarını değiştirerek tekrar hastalanmaya engel olurlar. Bu süreçte hastalarımızla yakın ilişkimiz devam eder, “iyileşme” her zaman kolay ve kısa olmayabiliyor, hastalarımızla aynı amaç içinde yollarında beraber yürürüz, bu yolda yalnız olmadıklarını bilirler. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.