Doktorsitesi.com

Uykuda altını ıslatma neden olur?

Prof. Dr. Derya Karadeniz
Prof. Dr. Derya Karadeniz
22 Aralık 2014443 görüntülenme
Randevu Al
Uykuda altını ıslatma neden olur?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Uykuda İdrar Kaçırma: Bir Uyku Hastalığı Olarak Enürezis

Uykuda idrar kaçırma, süreklilik gösterdiği durumlarda tıbbi bir uyku hastalığı olarak kabul edilmektedir. Beş yaşından büyük çocuklarda, uykuda tekrarlayıcı ve istem dışı gelişen işeme eyleminin haftada en az iki kez görülmesi bu hastalığın temel tanımıdır. Bu durum, bireyin yaşam kalitesini ve psikolojik sağlığını doğrudan etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur.

Birincil ve İkincil İdrar Kaçırma Arasındaki Farklar

Uykuda idrar kaçırma vakaları, hastanın geçmişteki kuru kalma süresine göre iki ana kategoriye ayrılır. Birincil (primer) idrar kaçırma, bir çocuğun ardışık altı ay boyunca hiç kuru kalmadığı durumları ifade eder. İkincil (sekonder) idrar kaçırma ise en az altı ay boyunca kuru kalan bir çocuk veya erişkinin, sonradan en az üç ay boyunca haftada en az iki kez altını ıslatmaya başlamasıdır.

ÖzellikBirincil İdrar Kaçırmaİkincil İdrar Kaçırma
TanımHiç kuru kalmama durumuEn az 6 ay kuruluk sonrası tekrar başlama
SıklıkHaftada en az 2 kezHaftada en az 2 kez (en az 3 ay süresince)
Temel NedenGelişimsel ve genetik faktörlerPsikososyal stres veya tıbbi sorunlar

Uykuda İdrar Kaçırmanın Nedenleri ve İlişkili Hastalıklar

Bu rahatsızlık, vücuttaki farklı sistemik sorunların bir belirtisi olarak ortaya çıkabilmektedir. Özellikle uyanıklık dönemindeki istem dışı işemeler, sıklıkla böbrek veya mesane hastalıklarına işaret eder. Bunun yanı sıra, aşağıdaki durumlar uykuda idrar kaçırma ile yakından ilişkilidir:

  • Şeker hastalığı (diyabet) ve idrar yolu enfeksiyonları,
  • Uykuda sara nöbeti (epilepsi),
  • Yaşlı erişkinlerde kalp yetmezliği, uyku apne sendromu, depresyon ve bunama,
  • Kahve veya idrar söktürücü ilaç kullanımı sonucu artan idrar üretimi,
  • Uzun süreli kabızlık ve idrar yollarındaki doğumsal bozukluklar.

Psikososyal Faktörler ve Risk Grupları

Birincil uykuda idrar kaçırma, dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu olan ve düzensiz aile yapısına sahip çocuklarda daha sık gözlemlenir. İkincil uykuda idrar kaçırma ise genellikle ağır psikososyal stres faktörlerinden tetiklenir. Ebeveyn boşanması, fiziksel veya cinsel suistimal, ihmal edilme veya bakım kurumuna yerleştirilme bu durumun başlıca nedenleri arasındadır.

Cinsiyet ve Yaş Faktörü

Çocukluk döneminde birincil tipteki rahatsızlık, erkek çocuklarda kızlara oranla 3:2 oranında daha sık görülmektedir. Ancak bakım evlerinde kalan yaşlı erişkinler incelendiğinde, kadınlarda bu durumun erkeklerden daha yaygın olduğu saptanmıştır. Çocuklarda gelişimle birlikte her yıl yaklaşık %15 oranında kendiliğinden şifa görülme olasılığı mevcuttur.

Genetik Yatkınlık ve Fizyolojik Mekanizma

Araştırmalar, birincil uykuda idrar kaçırmanın kalıtımsal olabileceğini kanıtlamıştır. Aile bireylerinde benzer bir öykü olması durumunda risk artmaktadır. Bilimsel çalışmalar, bu durumun kromozom 22q, 13q ve 12q bölgeleriyle bağlantılı olduğunu göstermektedir. Fizyolojik olarak ise sorun; gece mesane kapasitesi ile idrar üretimi arasındaki uyumsuzluktan ve mesaneden gelen doluluk uyarısına karşı uyanma güçlüğünden kaynaklanmaktadır.

Tedavi ve Psikolojik Yaklaşım

Uykuda idrar kaçırmanın en kritik sonucu, çocuğun özgüveni üzerindeki olumsuz etkileridir. Ailenin bu sürece yaklaşımı ve gösterdiği ilgi, çocuğun psikolojik gelişiminde belirleyici rol oynar. Tedavi yöntemleri hastalığın tipine göre farklılık gösterir; özellikle birincil tip idrar kaçırma vakalarında uzman kontrolünde ilaç tedavisi uygulanmaktadır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Derya Karadeniz

Prof. Dr. Derya Karadeniz

Prof. Dr. Derya Karadeniz, 1990 yılında İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlamış ve aynı yıl, aynı fakültenin Nöroloji Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimine başlamıştır. 1993 ile 1994 yılları arasında ise araştırma görevlisi olarak Fransa’da Montpellier Üniversitesi Nöroloji Kliniği’nin Uyku Bozuklukları Merkezi’nde çalışmıştır. Bu merkezdeki çalışmalarını sürdürürken ayrıca Avrupa ülkelerinde geçerli olan ‘’Diplome Inter Universitaire du Sommeil et de L’eveil’’ diplomasını da almıştır. 1995’de ise Stanford Üniversitesi’nin Uyku Bozuklukları Merkezi’nde görev almıştır. 1996 yılında İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Nöroloji Uzmanı, 2001’de doçent, 2007’de ise Profesör unvanlarını almıştır.  Ayrıca 2011’de yan dal uzmanlığını ‘Klinik Nörofizyoloji’ alanında almıştır. Avrupa Uyku Tıbbı Uzmanlığı ve beraberinde Avrupa Uyku ‘’Expert’’i ünvanını ise 2013 yılında almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.